KANADOĞLUGİLLERİN ULUS DEVLETİ Mİ ?…
AKP milletvekili olan Prof. Zafer Üskül, yeni hazırlanacak sivil, tarafsız, renksiz anayasada, Atatürkçülüğe yer verilmemesi gerektiğini söyledi.
Yargıtay'ın eski başsavcısı ' 367' Sabih Kanadoğlu anında ' refleks' gösterdi: "Bunu yaparsanız ulus devleti zayıflatırsınız." Tamam ama hangi ulus devlet?
Kanadoğlugillerin ulus devleti zaten zayıflamakta. Devletin ulusu Çankaya'ya, Şişli'ye, Alsancak'a sıkıştı kaldı. Modernleşmenin yaratmakta olduğu yeni ulus ise her yerde! Emre Aköz-Sabah
“AKP’LİLER ÜSKÜL’Ü SATIYOR”
Deniz Baykal’ı anlarım... O halktan alamadığı oyu ‘başka yerlerden’ almak peşinde... Demokrasiyle bir ilgisi kalmamış artık. Ama diğerlerine ne oluyor? Hele daha ilk adımda Zafer Üskül’ü satmaya kalkan AKP’lilere? Anladık politikacısınız, anladık aklınız fikriniz ‘zamanlamada’ ama artık politika değişiyor... Ve Üskül gibi dürüst, cesur ve açıksözlü insanlar politikaya giriyor. Üskül’e benzemek, onun bilgisine ve cesaretine sahip olmak kolay değil. Ama hiç olmazsa çelme takmayın. O savunduğu doğruyu anlatır. Halk da anlar. Çünkü artık anlatmanın zamanı geldi. Mehmet Altan-Star
SİVİL ANAYASA…
Türkiye 22 Temmuz'la gelen fırsatı akıllıca kullanırsa, daha istikrarlı raya oturabilir, önü açılır, aş ve iş sorununu çok daha büyük hızla çözer. İktidarda olsun, muhalefette olsun bütün partiler, tüm siyasetçiler, gerilim ve kutuplaşma politikalarının Türkiye'ye zaman kaybettirmekten başka bir işe yaramadığını artık görebilirler, görmelidirler. Yakın geçmiş bu açılardan deneyim zenginidir, çıkarılacak derslerle doludur. Siyaset kurumu bundan böyle demokrasiyi ortak platform olarak benimsemeli. Siyaset, zaman zaman nükseden "kışlaya dönüp bakma" alışkanlığından tümüyle kurtulmalıdır. Türkiye'nin bugün acil bir ihtiyacı var: Sivil anayasa. Hasan Cemal-Milliyet
ÖNERİ TARTIŞILMADAN OLMAZ
Bana göre Üskül'ün önerisi tartışılmadan “sivil anayasa” tartışmalarına geçmek -ya da geçilebileceğini düşünmek- doğru bir seçim değildir. Çünkü öneriyle Anayasa'dan çıkarılması istenen konular-ifadeler Anayasa'nın “özniteliği” konumundadır. Dolayısıyla, “Atatürk, Atatürkçülük, Atatürk ilkeleri ve inkılapları” fasılları Anayasa'nın “özniteliği” olma konumundan çıkarılmadan yapılacak her değişiklik yine yarım kalacaktır.
Anayasa hukuku profesörü Mustafa Erdoğan, birkaç hafta önce “sivil anayasa” konusu üzerine yayımladığı yazısında bu anayasanın tarifine şöyle başlıyordu: “Herhangi bir dinî, ideolojik veya felsefi tarafgirliğe dayanak olabilecek hükümlerden arınmış olması.”
“Sivil anayasa” için yapılması gereken ilk iş muhakkak ki budur. T.C. Anayasası'nın dili de demokrasilerde karşımıza çıktığı gibi bu olmazsa olmaz şartı yerine getirmiş olmalıdır. T.C. Anayasası'nın terminolojisi de demokrasilerin anayasalarındakiyle aynı olmalıdır. Kürşat Bumin-Yeni Şafak
ATATÜRK OLSAYDI…
Eğer Atatürkçülüğümden, Atatürk devrimlerine bağlılığımdan, laik düşüncemden, çağdaş Türkiye özlemimden, batıya dönük yüzümden şüphe eden varsa herkesle, her yerde düşünce boyutunda hesaplaşırım! Ben de Atatürkçü ideolojinin Anayasa'dan çıkmasını savunuyorum. Ne var bunda! Şeraitçi mi oldum şimdi? Tescilli Atatürk düşmanı sayılıp tartışma hakkım elimden mi alınacak.
İsteğimin nedeni de çok basit. Küreselleşen dünyada Türkiye'nin diğer ülkeler entegre olabilmesi için Atatürkçü ideolojiyi anayasasından çıkarması şart. Eğer Mustafa Kemal Atatürk yaşasaydı ve bugünün koşullarına göre bir politika üretseydi o da kesinlikle Atatürkçü ideolojiyi anayasadan çıkarma yolunu seçerdi. Ali Atıf Bir-Bugün Tutanak-Memleket