“Siz kendinizi ne zannediyorsunuz?”

Başsavcı'nın açıklamasında türban dışında çok önemli bir cümle daha vardı...

Yeni Şafak'tan Fikri Akyüz'ün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın türban konusunda yaptığı muhtıra gibi açıklama konusundaki yazısının ilgili bölümü...

 

Ama bu kadar kötü bir Türkçe ile kaleme alınan bildiride, insanın kanını donduran bir cümle vardı ki, işte o cümle var ya o cümle.. o cümle, böyle bir bildiriye imza atanların zihniyet şablonunu ortaya koyan muazzam bir turnusol kağıdıydı.

 

Okuyalım bakalım neymiş o cümle.. Cümlenin başı şu: “Türk Dilinden veya Kültüründen başka dil ve kültürleri korumak geliştirmek suretiyle devletimizin birliğini bozanlar..”

 

Cümlenin sonunu boş verin; hani balataları sıyrılmış, bujileri “meme yapmış”, önden çekişli bir aracın ön tekerlekleri nereye gidiyorsa arka tekerlekleri de oraya gider ya, işte cümlenin sonu da oraya gidiyor..

 

Yani cümle yardan aşağı gidiyor; cümlemizin başı sağ olsun!

 

Bu ne demektir Allah aşkına? Vatanseverlik, ırkçılık yapmak mıdır?

“Irkçılığa karşıyız..” denilen bir metinde ırkçılık yapanlar zekamıza ve vicdanımıza hakaret ettiklerinin farkında değil mi?

 

Türk olmaktan mutluluk duyan biri olarak beni mutsuz eden bir husus da şudur..

“Anam kadar” çok sevdiğim Türk dilinin de konuşulduğu “bu topraklarda” sadece Türk dili ve kültürü mü muhafaza edilecek?

 

Ermeni'nin, Kürt'ün, Yahudi'nin, Süryani'nin, Rum'un, Boşnak'ın dili ve kültürü yok mudur?

Ermeni “miyaav”, Yahudi “hav hav”, Rum “cik cik”, Kürt “mööö”, Süryani “aiii, aiii” diye mi konuşuyor?!

 

Bırakınız halen yaşayan Ermeni'yi, Rum'u, Süryani'yi, “ölmüş gitmiş” Bizans'ın da bir kültürü vardı ve bu kültür bu memleketin coğrafyasında “korunmak” zorunda değil miydi?

 

Size de söylüyorum Milliyet'in genel yayın yönetmeni Sayın Sedat Ergin..

Four Seasons Oteli'nin Sultanahmet'teki Bizans kalıntıları üzerine ek inşaat yapmasına haklı olarak karşı çıkan çok güzel haberler yaptınız..

 

Peki anılan bildirideki bu vahim cümleyi eleştirme cesaretini gösterebilecek misiniz?

Züccaciye dükkanına giren fil misali ortalığı yakıp yıkanlara methiye mi düzeceksiniz yoksa fincancı katırlarını ürkütme pahasına özgürlük mücadelesi mi vereceksiniz?

 

Siz, evet siz, ulusalcı medyanın senaristliği ve bürokratik olgarşinin yönetmenliği ile kotarılmış olan bir kötü melodramda devamlı dayak yiyen “has figüran” Süheyl Eğriboz musunuz?

 

Ya da inanan inanmayan, örtünen örtünmeyen, Türk olan ya da olmayan milyonlarca insanın su içtiği bardağa “jakobenizm, otoritarizm ve totalitarizm” ilacı zerk edip berrak beyinleri iğfal eden Nuri Alço musunuz?

 

Ben size daha ne diyeyim? Bu memleketin kaotik bir pozisyonla donanması için elinizden geleni ardınıza koymuyorsunuz..

 

Elinden bir şeyler gelenlerin de ellerine kelepçe ve dillerine pranga vurmayı “cumhuriyetçilik ve laiklik” zannediyorsunuz..

Siz kendinizi ne zannediyorsunuz?

Medya Haberleri

Sosyal medya fenomeni Murat Övüç hakkında hapis talebi
Megastar Tarkan’dan 9 günde 50 bin kişilik konser rekoru
Barış Murat Yağcı, Survivor dönüşü gözaltına alındı
Sosyal medya fenomeni Mika Raun gözaltına alındı
Acun Medya yöneticisi Esat Yontunç havalimanında gözaltına alındı