TBMM (AA) - ALİ HAKAN DER - CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, iktidarın yasaların Anayasa'ya uygunluğuna hassasiyet göstermediğini savunarak, "Anayasa'ya aykırılığı çok açık kanunları bile getirip geçiriyor. Hükümetin Anayasa'ya aykırılıktaki ısrarının son bulmasını istiyoruz" dedi.
Altay, 24. Dönem dördüncü yasama yılını AA muhabirine değerlendirdi.
Yasama yılının 2 ay gecikmeli tamamlandığını ifade eden Altay, yoğun bir dönemin geride bırakıldığını, kamuoyunu, temel hak ve özgürlükleri, uluslararası ilişkileri yakından ilgilendiren çok sayıda kanun çıkarıldığını söyledi.
TBMM'nin 24. Döneme tutuklu milletvekilleri nedeniyle fireli başladığını anımsatan Altay, CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, MHP İstanbul Milletvekili Engin Alan ve HDP milletvekillerinin tahliye edilerek, Meclis çalışmalarına katılmalarının son yasama yılının en sevindirici yanı olduğunu vurguladı.
Altay, Aralık ayındaki yolsuzluk operasyonu sonucu dört bakanın istifa etmesinin ve haklarında soruşturma komisyonu kurulmasının dördüncü yasama yılına damga vuran olay olduğunu ifade etti.
Komisyonun çalışmalarına başlayamadığını anlatan Altay, "Bu, demokrasi açısından şık olmadı. Soruşturma komisyonunun çalışmaya başlaması hem AKP grubu hem Meclis Başkanı tarafından sabote edildi" diye konuştu.
Genel Kurul'un özellikle Haziran'dan itibaren sabahlara kadar çalıştırıldığına değinen Altay, bunun milletvekillerinin gerilmesine neden olduğunu belirtti. Altay, sık sık gerginlikler yaşandığını dile getirerek, "Milletvekillerimize iktidar partisi milletvekilleri tarafından fiziki saldırıların en yoğun olduğu dönem bu yasama yılı oldu. Şiddetin hiç görülmeyeceği ve görülmesinin makul karşılanmayacağı yer Meclis'tir. Bu yaşandı. Bu hepimiz açısından üzücüdür" dedi.
- "Vatandaşın lehine kanunlara destek veriyoruz"
Dördüncü yasama yılını "Torbalarla boğulan yasama yılı oldu" diye değerlendiren Altay, 2010'daki Anayasa referandumunda "müjde" olarak sunulan HSYK yapısından vazgeçildiğini ve eskiye dönüldüğünü kaydetti. Altay, internetle ilgili düzenlemenin antidemokratik olduğunu ve haberleşme özgürlüğünü kısıtladığını, MİT Kanunu ile herkesin MİT Müsteşarı'na "zimmetlendiğini", Müsteşarın olağanüstü yetki ve zırhla donatıldığını öne sürdü.
Çözüm sürecine ilişkin çerçeve yasaya destek verdiklerini anlatan Altay, "Kürt sorununun çözümü noktasındaki, hükümete sınırsız ve geniş yetki veren kanuna ufak tefek çekincelerimiz olmakla birlikte, sorunun bir an önce çözülmesi için destek verdik" diye konuştu.
Altay, özel yetkili mahkemelerin tamamen kaldırılmasını da desteklediklerini belirterek, "Ülkemizin, vatandaşımızın lehine kanunlara samimi desteğimizi veriyoruz" dedi.
- "Torba tasarıda mutabık kalamadık"
Desteklemedikleri yasaların hemen hepsinin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurduklarını ifade eden Altay, şunları söyledi:
"Anayasa Mahkemesi'nin kapısını arşınlamaktan bıktık. Gitmek de istemiyoruz aslında ama Anamuhalefet partisi olarak milletvekili yemini çerçevesinde Anayasa'ya bağlı kalmak, Anayasa'nın çiğnenmesini engellemek gibi görevimiz var. Aslında bütün milletvekillerinin bu görevi var. İktidar Anayasa'ya uygunluk noktasında hiçbir hassasiyet göstermiyor. Anayasa'ya aykırılığı çok açık kanunları bile getirip geçiriyor. Bu doğru değil. Hükümetin Anayasa'ya aykırılıktaki ısrarının son bulmasını istiyoruz."
Soma'daki maden faciasının ardından madencilere yönelik düzenlemeleri de içeren "torba kanun" tasarısının 148 maddeye çıktığını ve aylardır görüşülmesine rağmen tamamlanamadan Meclis'in tatil edildiğini dile getiren Altay, "Tasarının içindeki 100'ü aşkın maddeyi olumlu ve doğru buluyoruz. Soma'daki madenciler, vergi ve prim affı bekleyenler var. Olumlu bulduğumuz düzenlemelerin ayrılması halinde kanun iki günde çıkabilirdi. İktidarla mutabık kalamadık" diye konuştu.
- "Meclis'in çalışma şartları insani değil"
AK Parti'nin kanunları "yapboz"a çevirdiğini savunan Altay, şöyle devam etti:
"Bu iktidar döneminde Kamu İhale Kanunu yanlış bilmiyorsam 28 kez değiştirildi. Meclis'in çalışma şartları insani değil. Gündüz ikide başlıyoruz, sabah 5-6'da çıkıyoruz. Bir insanı 17 saat çalıştırırsanız ne psikoloji ne sinir kalır. Sinirler gerildiği, psikoloji alt üst olduğu için iktidar tahammül noktasında zayıf kalıyor. Fiziki şiddet gösteriliyor. Bu kabul edilemez. Hele bunu sayısal çoğunluğa güvenerek yaparsanız daha vahim olaylar olur. Her gün Meclis'e 'acaba iktidar partisinden 50 kişi bugün üstüme yürür mü' korkusuyla gelmemeliyim."
Engin Altay, yeni yasama yılının 1 Ekim'de başlayacağını, ancak erken seçim beklentileri olduğunu söyledi.
Siyasetin önce nezaket ve vicdan işi olduğunu belirten Altay, "Umarım ve dilerim yeni dönem kan akmayan, küfür edilmeyen, yumruklaşmanın olmadığı atmosferde, muhalefetin eleştirilerini yaptığı, iktidarın sabır ve sükunetle eleştirileri dinlediği ve yeri geldiğinde cevap verdiği sağduyulu dönem olsun. Umarım beşinci yasama yılında Anayasa çiğnenmesin. Anayasa'nın çiğnenmeyeceği yer Meclis'tir" dedi.