Bahçeli siyasi münafıklık mı yapsaydı?
Sabahattin Önkibar’ın gazetecilik başarısı bende bir kavram kargaşasına neden oldu.
Bahçeli 7 yıldır Cuma namazına gitmiyormuş. Parti teşkilatı bunu öğrenince galeyana gelmiş.
Geçmiş siyasetçiler içinde abdestsiz namaz kılanları, aynı vakitte 2-3 defa ikindi namazı kılanları, inanmadığı halde camiye gidenleri biliyorduk.
Bu davranışlar siyasette prim yapıyordu. “Ben namaza karşı değilim ama siyasi kimlikle namazın, ibadetin samimiyetine uymadığını düşündüğüm için alenen ibadet etmiyorum.” demek de siyasette prim yapmalıydı.
Dürüst siyasetçiye dindar rolü oynayan siyasetçiden daha çok saygı duymamız gerekmez mi?
Siyasi münafıklığın alametlerini tanımakta yarar vardır.
Menfaatçi münafıklar
Gerçeği tanır fakat inkâr eder. Menfaati için tersi davranır. Bu kişilerin kutsalı çıkarıdır. Omurgasızdırlar, ilkesizdirler, her masada farklı konuşurlar. Bilim adamı değil pozisyon adamıdırlar. Hep güçlünün yanındadırlar. Çıkarlarına uymazsa gerçeklerle düşmanca savaşırlar. Bu kişiler yüzeysel değerlendirmede anlaşılmazlar. Uzun beraberliklerle gerçek kişilikleri anlaşılır. İçki masası ve öfkelenme bu kişileri deşifre edebilir. Samimiyetsizlikleri uzun ilişkiler sonucunda ancak anlaşılır.
Gelgitli münafıklar
Rahmetli Mehmet Akif’e 1940’ların bir başbakanını soruyorlar. Verdiği cevap çok ilginçtir: “Müsavi şartlarda bizdendir.” Bu tip nifak her iki gerçeği de aynı anda kabul etmek ile mümkündür. Kişi istikrarsız ve kararsızdır. Doğrularına net bir şekilde inanmamaktadır. Yaşantısı dalgalıdır. Her ortamda farklı konuşur ama o anda onlara inanmıştır. Kişilik zaafı olan bireylerdir. Kararsız ve kimliksiz tiplerdir. İstihbarat örgütlerince kolayca satın alınırlar. Rüzgara göre yön değiştiren “rüzgargülü” gibidirler.
Gelgitli münafıklar zaman zaman samimi, zaman zaman samimiyetsizdirler.
Dürüst münafıklıklar
Böyle münafıklar samimi düşüncelerini kesinlikle gizlemişlerdir. Psikolojik veya ideolojik çıkarları için kendilerini farklı gösterirler. Kesinlikle samimiyetsizdirler. Ancak menfaate göre değişmezler. Takiyye yapan kişiler bu tür münafıklardır. Kurulu düzenin, güçlünün yanında rolünü kararlı ve tutarlı bir şekilde oynarlar. Ancak şartlar değiştiğinde ve ilkeleri gerçekleştiğinde gerçek kimlikleri ortaya çıkar. İdealist özellikleri ve menfaatleri için değişmemeleri nedeniyle tanınmaları çok zordur.
Her türlü münafıklıkta yalan, ihanet, sözünde durmama, özü sözü bir olmama özellikleri taşır. Bu nedenle ancak dikkatli ve bilgili bir inceleme ile anlaşılırlar.
Sayın Bahçeli eğer söylenenler doğru ise ve bundan sonra Cuma’ya giderse inandırıcılığı daha azalacaktır.
Eğer dini konularda daha açık davranırsa inandırıcılığı artar. Türban konusuna 367 sorununda gösterdiği desteği verirse inandırıcılığı artar ve Türkiye’yi tarihi bir sıkıntıdan kurtarmış olur.
Bence bu bir fırsat. Sayın Bahçeli’ye ilkelilik daha yakışıyor.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan / Haber 7