Sıla-i Rahim

Prof. Dr. Ramazan Altıntaş

Birliğimizin Çimentosu: “Sıla-i Rahim”

Sorumlu davranılması gereken kişilerin başında aile ve akrabalar gelir. Akrabalarla kurulan iyi ilişkiler manevi bağları kuvvetlendirmenin yanı sıra toplumun refahı için de önem arz eder.  Kur'an-ı Kerim'de “Allah'tan başkasına kulluk etmeyin. Anne-babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere iyilik edin” (Bakara 2/83) buyrulması,  Cenab-ı Hakk'ın Kur'an-ı Kerim'de ana babaya ve akrabaya karşı iyilikte bulunmayı kendine kulluktan hemen sonra emretmesi konunun önemini gösteriyor.

Bu sebeple İslam’da “sıla-i rahim” üzerinde ısrarla durulmuştur. Akrabalarla yakın ilişki anlamına gelen “sıla-ı rahm” kavramını, geniş anlamda;  akraba ve yakınları ziyaret etme, hâl hatır sorma ve yardımda bulunma¸ akrabayı, yani ana, baba, dede, çocuklar ve torunları; süt ve evlilik yoluyla olan yakınları ziyaret etmek ve onlara yardımda bulunma şeklinde tanımlanabilir.

Yaşadığımız toplumda, bazen incir çekirdeğini doldurmayacak sebeplerle yakın akrabalar arasında küslükler yaşanıyor. Bu konuda akrabalar arasında yeniden sevgi ve bağlılık ilişkilerini sağlamada barış elçiliği yapması gereken hakem ya da aksakallara ihtiyaç vardır. Bir defasında Peygamber Efendimiz (a.s),  bir topluluğa hitap ederken: “Akrabalarıyla ilişkisini kesenler, bugün bizimle oturmasın” buyurmuşlar. Bunun üzerine, teyzesi ile arasında dargınlık olan bir genç, kalkmış ve doğruca teyzesine gitmiş, onunla helâlleşerek barışmıştır. Sonra Efendimizin yanına gelen gencin bu erdemli davranışı üzerine Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: “Aralarında akrabalarıyla ilişkilerini kesen bir topluma Allah rahmetini indirmez.”

Akrabalar arası dostluk ve sevgi bağlarının kuvvetlendirilmesi noktasında ziyaretler ve hediyeleşmeler önemli yer tutar. Bu sebeple İslam dini hediyeleşmeyi teşvik etmiştir. Hz. Peygamber bir hadislerinde: “Hediyeleşiniz. Zira hediye, gönüllerdeki kin ve nefreti yok eder” buyurmuşlardır. Hediyelerin maddi değeri önemli değildir. Esas olan onun ifade ettiği manevi değerdir. Buna Türkçemizde “gönül alma” denilir. Bizim için her konuda örnek oluşturan Peygamber Efendimiz kendi anne, baba tarafından yakın ve uzak akrabalarının yanı sıra hanım tarafından olan akrabalarını da ziyaret ettiğini biliyoruz. Sevgili eşi Hz. Hatice'nin vefatından sonra, onun yakınlarına ilgi göstermiş, koyun veya deve kestiğinde onlara et göndermiştir. Yine Efendimiz, kendisine sütanneliği yapmış ve böylece aralarında akrabalık bağları tesis edilmiş olan Süveybe hanıma sürekli yiyecek, giyecek gibi hediyeler yollamış, hal hatırını sormuş, ölünceye kadar onunla ilgilenmiş, hatta öldükten sonra da bir yakını olup olmadığını araştırmıştır. Amaç, yakın ilgi ve alakayı sürdürmektir.

Akrabalarımızla olan ilişkilerimiz, hesabi değil, hasbi olmalıdır. Bir rivayette bu hususa işaret eden Hz. Peygamber şöyle buyurmuşlardır: “Bir iyilik karşılığında mükâfat veren kimse, akrabalık haklarını gözeten kimse değildir. Asıl, kendisinden iyiliklerini kesen yakınlarını ziyaret eden kimse bu hakkı gözetendir.” Burada dostlukların kalıcılığı biraz da hasbilikle ilişkilidir. Dostlukların, menfaat ve çıkara dayalı olmamasıdır.  Maalesef günümüzde çoğu zaman ister en yakınımız olan annemiz, babamız, kardeşlerimiz olsun,  isterse en uzak akrabalarımız olsun,  menfaat kesildi mi, dostluk ve akrabalık ilişkileri de kesilmektedir. İslam böyle bir tavrı asla hoş görmez. Zaten Peygamberimiz de böyle bir ilişki biçimini onaylamıyor.

İslam açısından akraba ilişkilerini kesmemek, hem Yüce Allah’ın sevdiği iyi bir davranış ve hem de toplumsal birliğin manevi çimentosudur. Akraba ilişkilerinin iyi seyrettiği bir toplumda, sevgi ve saygı bağları güçlenir,  bireyler yalnızlık duygusundan kurtulur, mutlu ve huzurlu bir hayatın kapıları açılır. Bu sebeple, bizim toplumumuzda her ne kadar modernleşme ile birlikte akraba ilişkileri kısmen zarar görse de genel anlamda yakın ve uzak akraba ilişkileri güçlü bir şekilde hala varlığını korumaktadır. Bu durumun ilelebet devam etmesi için maddi ve manevi büyük emekler harcamaya ihtiyacın olduğu da unutulmamalıdır.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.