SİGARA YASAĞI uygulanabilir mi?

Nüfusun yarısına hayatı dar eden bir kanunun uygulanabilmesi mümkün mü?

Hasan Celal Güzel- Radikal

 

Sigara komedisi

 

Sevgili okuyucular, 19 Mayıs Pazartesi günü, yani yarın, halk arasında ‘Sigara Yasağı Kanunu’ diye bilinen mahut kanun yürürlüğe giriyor. Yarın ‘Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’... Tesadüfe bakınız ki Atatürk hızlı bir sigara tiryakisiymiş; bir rivayete göre günde sekiz paket, hem de o filitresiz sert sigaralardan içermiş. Sakın, sigarayı yasaklamanın Atatürkçülüğe aykırı olduğunu söyleyeceğimi zannetmeyiniz. Lâkin, Atatürk yaşasaydı, herhalde kendi hesabına bu durumdan fazla hoşnut olmazdı. Kimbilir, belki de O’nun hatırı için kanuna bir istisnaî hüküm konulurdu!

 

Yasakları yasaklamak

 

Efendim, bendeniz yüksek duvarlardan, telörgülerden, yasakçı tabelâlalardan daima nefret etmişimdir. Üzerinde, ‘Dikkat!’, ‘Achtung!’, ‘Attention!’, ‘Do not...’ yazılı levhaları hep ürpererek okudum. Trafikteki ‘girilmez’ işareti bile bende oraya girme arzusu uyandırmıştır. İnsan, yasaklarla hiçbir hedefe ulaşamayacağını, ancak büyük tecrübelerden geçerek yıllar sonra anlayabiliyor.

 

Peşin kabule ve imana dayanan dindeki ‘nehiyler’ dışındaki yasakları koyarken çok dikkatli olmak gerekir. Hele ‘kamu düzeni’ deyiminin, demokrasinin totalitarizme açılan kapısı olduğu aslâ unutulmamalıdır. Demokratik iradeden kaynaklanmayan, dizginlenmemiş kamu otoritesinin bireysel haklara tecavüzünü, kadınların başörtüsü kullanma şekline kadar götürdüğünü, bunu yaparken de ‘kamusal alan’ gibi uydurma kavramlar icat ettiğini görüyoruz.

Bence sadece yasakları yasaklamak lâzım.

 

Sigara terörü sonuç vermeyecektir

 

Efendim, mahut ‘Sigara Yasağı Kanunu’nun TBMM Adalet Komisyonu’nca kabul edilen ilk şeklinde; lokantalarda, eğlence yerlerinde, kahvehanelerde ve kapalı mekânlarda sigara yasağı getirilirken, bu yerlerde sigara içilebilecek alanların oluşturulması öngörülmüştü. Bu alanlar, havalandırma tertibatıyla donatılacak, koku ve duman geçişini önleyecek şekilde tecrit edilerek sigara içmeyenleri rahatsız etmeyecek tedbirler alınacaktı. Ancak, TBMM Genel Kurulu’nda, sigara düşmanlığında yarışan bir kısım aklı evvel üyenin gayretkeşliği yüzünden bu alanlar kaldırıldı.

 

Şimdi sormak lâzım; yetişkin nüfusun yarısının, yani yaklaşık 25 milyon kişinin, sigara içtiği bir ülkede, bu derece sert, müsamahasız ve yasakçı bir kanun halk oylamasına sunulsaydı, kolayca kabul edilebilir miydi?!..

 

Nüfusun yarısına hayatı dâr edip yaşanmaz hâle getiren ve âdeta terör estiren bir kanunun uygulanabilmesi mümkün müdür?..

 

Tezatlar, tezatlar, tezatlar...

 

Efendim, mademki sigara sağlığa ve insanlığa bu derece zararlıdır, o halde aynen ‘eroin’ gibi kökten yasaklayıp işi bitirelim. Bütün dünyada tütün ekimi yasaklansın; sigara fabrikaları kapatılsın; sigara satanlar hapse tıkılsın da meseleyi temelinden halledelim.

 

Lâkin şu garip manzaraya bir bakınız: Tütün tâcirleri, sigara kartelleri, tröstleri kazançlarına kazanç katmaya devam ediyorlar. Devletler de sigaradan aldıkları vergilerle bütçelerine büyük miktarlarda gelir sağlıyorlar. Beni en çok da, o cazip ambalajlı sigara paketlerinin üzerindeki ‘Sigara sağlığa zararlıdır’, ‘Sigara öldürür’ gibi ibareler güldürüyor. Kardeşim, sigara öldürüyorsa toptan yasaklarsın olur biter. Hem ‘Sigara öldürür’ diyeceksin, hem de cebini doldurmaya devam edeceksin.

 

Bu arada, bir de fukara halkı sıkıntıya sokacak kanunlar çıkarıp rahatsız edeceksin.

Perhiz bize, lahana turşusu size mi?...

 

Sigara yasağı komedisi

 

Efendim, eski bir devlet memuru olarak beni kamu görevlilerinin durumu çok düşündürüyor. Malûm ya, yarından itibaren kamu binalarında sigara içilemeyecek. Üstelik bu binalarda sigara içenler için ayrılmış alanlar da bulunmayacak.

 

Düşününüz bir kere, 3 milyon kamu görevlisinin yarısı sigara tiryakisi olsa, demek ki 1,5 milyon kişi mesaisini günde en az 10 defa keserek sigara içmek için yer arayacak ve kendisini kamu binasının önündeki caddeye ya da varsa bahçeye atacak. Kamu binalarının önünde, ellerinde sigara tablalarıyla sövüp sayarak sigara içen bir güruhu, peşlerinden koşan iş sahibi vatandaşları ve saçını başını yolan âmirlerini tasavvur edebiliyor musunuz?

 

Helalarda sigara içerken yakalanan fukara memûrin, pencereyi açıp sigarasını tüttürürken astları tarafından basılan müdürler, bodrum katlarında sigara âlemleri ve daha nice trajikomik tablolar... İş verimi, huzuru dersenüz hak getire... Bu arada, iş yerlerinde sigara içenlerden kimin ceza alacağı da hâlâ meçhul. Artık herhalde, müdür memurdan, genel müdür müdürden, müsteşar genel müdürden, bakan da müsteşardan ceza alacaktır. Bakanın da dokunulmazlığı var nasılsa...

 

Kahvehanelerin hâli harap

 

Efendim, bir defa kahvehaneler artık boşalacak; evlerinde sigara içen beylerin de hanımlarıyla başları belaya girecektir. Her şeye rağmen kahveye gidenler de bol bol kavga edecektir. Düşünsenize, iki vatandaş tavla oynuyor; birine devamlı iyi zar geliyor, diğeri hâliyle sinirleniyor ve sinirini alabilecek tek unsur olan sigara yasak. Yenilen vatandaşın tavlayı alıp rakibinin kafasına indirmesine kim mâni olacak?

 

Lokantalarda, kafelerde ve pastanelerde hesap açıkları ortaya çıkacak. Nasıl mı? Vatandaş yemeğini ya da pastasını yerken ‘Ben dışarıda bir sigara içeyim’ deyip kapının önüne çıkacak; sonra da fırsatını bulup kirişi kıracaktır.

 

Barlarda ve birahanelerde sigara yasak. Yani, iki yudum birasını içen kişi dışarı çıkıp sigarasını tüttürecek, tekrar içeri gelip birasını içecek sonra tekrar dışarı...

 

Bu durumda mekân içinde yoğun bir trafik olacak. Zaten alkollü olan ve yalpalayarak bu trafiğe girecek vatandaşlar arasıdaki çarpışmaları ve hır-gürleri kim önleyecek?

 

Bu arada, ispiyonculuk müessesesi hız alacaktır.

 

Diyelim ki, tiryaki yasak olan bir yerde sigara içiyor. Etrafta tiryakiye gıcık olan biri varsa, hemen muhbirlik içgüdüsü depreşerek zabıtayı haberdar edecektir. Böylece bir ‘espiyonaj toplumu’ haline geleceğiz.

 

Pratik çözümler

 

Efendim, devlet dairelerinde sigara içen memurların alt katlara yani caddeye yakın odalara konuşlandırılmaları zaman tasarrufu sağlayacaktır. Bir başka çözüm de şudur: Her memurun masasına, bir ucu pencereden çıkan borular monte edilmeli; memur sigarasını içip dumanını bu borudan dışarıya üfleyebilmelidir.

 

Üstünde çatı olan her yerde sigara yasaklanacağına göre, çatısız mekânlar icat edilmeli ya da mevcut mekânların çatıları kaldırılmalıdır. Böylece yurdun dört bir yanında üstü tamamen açık, çatısız kahveler, lokantalar, birahaneler olacaktır, Devletlûler, bu mekânları insan sağlığı adına merasimle hizmete açacaklardır.

 

***

 

Ne diyelim, Allah akıl fikir ihsan etsin...

Medya Haberleri

Sosyal medya fenomeni Murat Övüç hakkında hapis talebi
Megastar Tarkan’dan 9 günde 50 bin kişilik konser rekoru
Barış Murat Yağcı, Survivor dönüşü gözaltına alındı
Sosyal medya fenomeni Mika Raun gözaltına alındı
Acun Medya yöneticisi Esat Yontunç havalimanında gözaltına alındı