Serdar Turgut'tan ilginç benzetmeler!

'Fehmi Koru Amerikan yer fıstığına, ben de dolgun bir şebek g...üne benziyorum'

Derin düşünceler
1- Oğlumun oyuncakları arasında bir megafon vardı. İki duble attım, megafonu alıp sokağa çıktım ve 'Ben zaten her acının tiryakisi olmuşum' şarkısını söyledim. Rana'nın mesajı alacağını zannediyordum ama bunun yerine sokaktaki birkaç kişi yanıma gelerek seçimde bana oy vereceklerini, güvendiklerini söylediler.

Ben de onları hayal kırıklığına uğratmamak için seçilirsem kaçak evlere göz yumacağımı anlattım.

Bu defa da beni omuzlarına almak istediler. Daha önce üçüncü kadehimi de içmiş olsaydım bunu da kabul edebilirdim. Çünkü insanların omzunda dolaşırken 'Ben zaten her acının tiryakisi olmuşum' şarkısını söylemek çok da tatmin edici bir şey olmalı.

2- Türkiye'de hayli yaygın, arızalı mikrofonlar sorunu var. Mahalleden geçen her seçim otobüsünden yapılan şarkı yayınından sonraki propaganda konuşması bozuk mikrofon nedeniyle şu şekilde duyuluyor: (Bundan sonraki cümleyi elinizle burnunuzu sıktıktan sonra yüksek sesle okursanız sonuç gerçeğe hayli yakın olur) 'hagu mgu, mügü hü hü leyn mo'.

Hemen her partinin seçim otobüsünden buna benzer hırıltılar çıkıyor ve insanlar bu hırıltıları dinledikten sonra, karşılaştırıp tercihlerini yapacaklarmış...

Gel de şu demokrasiye aşık olma...

3- Berlusconi'nin kabine üyelerinin bir bölümüyle sırayla yatmanın hayli keyifli bir şey olacağını düşünüyorum ama yakın arkadaşı Erdoğan'ın kabinesi için aynı şeyi maalesef söyleyemeyeceğim.

4- Keşke 'Yemekteyiz' yarışmasına Hannibal 'The Cannibal' Lecter de ev sahibi olarak katılabilseydi... Bu olabilseydi kanalın o gece mutlaka reyting rekorlarını kıracağını düşünüyorum. Misafirler onun kuracağı masayı ve ikram edeceği yemekleri eleştirebilecekler miydi acaba? Konu açılmışken şunu da söylemeliyim; Hannibal Lecter misafir oyuncu olarak 'Kurtlar Vadisi' dizisine de çok yakışırdı.

5- Dün bir arkadaşım aradı ve 'Ben dini keşfettim' dedi. Ben de ona 'Yaşasın, zengin olduk şimdi dini keşfettiğini benden başka hiçbir insana söyleme' dedim ama galiba onu biraz yanlış anlamışım. Bahsettiği yeni bir din değilmiş, hayal kırıklığı içindeyim.

6- Oğlum bana 'Pamuk Prenses nasıl öldü baba?' diye sordu. Ben de ona hayatın gerçeklerini öğretmek için şunu anlattım: 'Oğlum, bir gün Pamuk Prenses dünyada barışın önemini anlatmak ve dünyanın çeşitli ülkelerinden çocuklarla tanışmak için dünya turuna çıktı. Bu arada tabii ki Türkiye'ye de geldi. Burada onu yanlış anlayan bir adam, Pamuk Prenses'in önce ırzına geçti. Sonra da onu boğdu, öldürdü. Cesedi bulunamasın diye ayrıca onu parçaladı ve köpeklere yedirdi. O günden beri Türkiye, Pamuk Prenses'in öldürüldüğü ülke olarak tanınır.'

Oğlum bu hikayeden dersler çıkaracağına yüksek sesle ağlamaya başladı.

Rana da iyi niyetimi anlamadı ve çok kızdı bana.

7- Kendine geldikten sonra oğlum, bu kez de bana 'Baba, Noel Baba nasıl olup da hiç ölmüyor?' diye sordu. Ben de ona 'Çünkü o kan içiyor' cevabını verdim.

Bu şekilde devam edersem Rana çocukla konuşmama izin vermeyecekmiş.

Bu kadınlar denildiği gibi hakikaten gizemli insanlar. Onları anlayabilmek katiyen mümkün değil...

8- Dikkat ettim de Fehmi Koru fiziksel görünüm olarak bir Amerikan yer fıstığının (peanut) kabuklu haline benziyor. Bunun derin bir anlamı var mı bilmiyorum. Açıkça söylenmesi gerekiyor muydu; buna da emin değilim. Ama gerçek gerçektir ve biz gazeteciler her durumda söylemeliyiz.

Örneğin; gerçeği mutlaka söylemek konusunda aynı fikirde olduğumuz gazeteci arkadaşım da benim hayli dolgun bir şebek götüne benzediğimi söyledi. İkimiz de sadece gerçek peşinde koştuğumuz için kızmadım.

Umarım Fehmi Koru da bu benzetmeye kızmaz. Ama ben bundan sonra onu hatırlayacağım için bir daha katiyen fıstık ezmesini yiyemeyeceğimi biliyorum.

9- Yayın yönetmenleri ülkenin çıkarı gereği olsa da haber saklamamalıymış. Bazı arkadaşlar öyle söylüyor. Halbuki ben bir yayın yönetmeninin asıl işinin bundan ibaret olduğunu sanıyordum. Yayın yönetmenlerinin görev tanımı budur.

10- Cüneyt Özdemir ile anlaşmamız mümkün değil, bu artık belli oldu. O benim için kabus senaryosu olabilecek bir durumu 'keşke olabilse' diye anlatmış ve 'Keşke daha fazla Hasan Cemal'ler olabilse' demiş.

Dünya bir adet Hasan Cemal'e bile zor tahammül ederken, birden fazlası olduğu takdirde ne yapardık acaba? Bu da meçhul. Büyük ihtimal o durumda hayat hayli yavaşlardı.

Bakın şu anda aklıma geldi. Ben televizyonda program yapmayı düşünmüyordum ama sadece Hasan Cemal'ler'den oluşan bir açık oturumu mutlaka yönetmek isterdim doğrusu.

11- Bugün çok fazla yerel içerikli derin düşünce yazdım. Ben yerellikten dolayı içimin daralmaya ve ruhumun taşralamaya başladığını hissediyorum. Bu yüzden derin düşüncelerimi globalleştireceğim.

Uzun zamandır kafamı meşgul eden bir sorun var. Bunu anlatmalıyım; eğer bu dünyada Hancock soyadı olmasaydı bir insanın adının Herbie olması çok trajik bir durum değil mi?

Siz ne dersiniz bilmiyorum ama o durum bana tahammül bile edilebilir gelmeyebilirdi.

12- Bırakınız kendisiyle anlaşabilme ihtimalinin ortadan kalkmasını, dahası yazıyı yazdıkça ve üzerinde daha fazla düşündükçe Cüneyt Özdemir'den aktif biçimde nefret etmeye bile başladım.

Zaten olduğu halde çekilmez bulunan bu yaşamda keşke daha fazla 'Hasan Cemal'ler olsaydı gibi absürd bir fikir ortaya atabildiği için...

13- Cevaplar vernek yerine bana sorular sorarak para kazanan psikiyatristime 'Kendimi hayattayken bile Araf'taymış gibi hissediyorum. Kendimi Ergenekon ile din içerikli totaliter yönetim arasında sıkışmış hissediyorum. Bunalıyorum' dedim. O da bana bu 'Araf sendromundan çıkmam gerektiğini, yoksa daha da delirebileceğimi' söyledi.

'Peki ne yapmalıyım?' diye sordum. O da bana 'Peki sen bu konuda ne düşünüyorsun, sen ne yapmak istiyorsun?' diye sordu.

Ben de ona 'Sadece odama çekilip viski içerek, John Coltrane'in 'A Love Supreme' albümünü sızana kadar dinlemek istiyorum' dedim.

'Bu gerçekte var olan sorunları çözer mi?' dedi. Ben de ona 'Umrumda değil. Çözmezse çözmesin' dedim. O da buna karşılık 'Bu hafta da zamanımız doldu' dedi.

Serdar Turgut / Akşam

Medya Haberleri

Sosyal medya fenomeni Murat Övüç hakkında hapis talebi
Megastar Tarkan’dan 9 günde 50 bin kişilik konser rekoru
Barış Murat Yağcı, Survivor dönüşü gözaltına alındı
Sosyal medya fenomeni Mika Raun gözaltına alındı
Acun Medya yöneticisi Esat Yontunç havalimanında gözaltına alındı