'PKK'ya katılımı F. Gülen engelliyor'

DTP'lilere göre Gülen hereketi "Kendi Kürt'ünü oluşturmak" istiyor!

DTP'lilere göre Gülen hereketi "Kendi Kürt'ünü oluşturmak" istiyor!

Zaman yazarı Hüseyin Gülerce ise tam aksini savunuyor ve camianın PKK'nın hedefinde olduğunu belirtiyor.

 

 

DTP'lilerin iddialarına göre Fethullah Gülen'in takipçileri "Kendi Kürt'ünü oluşturmak" istiyor! Gülen'in Onursal Başkanı olduğu Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nın Mütevelli Heyet Başkanı, Zaman Gazetesi yazarı Hüseyin Gülerce ise "camia"nın bölgedeki gönüllü eğitim faaliyetleriyle gençlerin dağa çıkmasını engellediği için, PKK tarafından hedef gösterildiğini savunuyor ve ekliyor: "DTP de taban kaybettiği ve yerel seçimlerde yenilgiden korktuğu için Gülen'i eleştiriyor ama böyle giderse ellerindeki belediyelerin yüzde 80'ini kaybedecekler!"

 

"DTP (Demokratik Toplum Partisi), Güneydoğu'da faaliyetlerine hız kazandıran Gülen hareketinin bu kadar etkili olabileceğini tahmin etmiyordu. Ama son seçimde kendileri açısından gidişatın vahametini anladılar."

 

Diyarbakırlı bağımsız gazeteci Ahmet Sümbül "DTP, Fethullah Gülen'e yönelik çıkışlarını neden sıklaştırdı ve sertleştirdi" sorumuzu bu sözlerle yanıtlıyor. Özellikle 2006 yılı başından bu yana ilgisinin önemli bir bölümünü Güneydoğu sorununa çeviren Gülen hareketiyle DTP arasındaki gerilim geçen hafta DTP'lilerin Gülen'i hedef alan açıklamalarıyla iyice su yüzüne çıktı.

 

İlk açıklama DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'a aitti. Genelkurmay Başkanı Büyükanıt'ın kendileri için "O partinin adını ağzıma almam" demesinden birkaç gün sonra, Kaplan'ın "TSK'nın laiklik söylemi ile bizim laiklik söylemimiz örtüşmekte. DTP etkisizleşirse bölgede dini radikalizm hâkim olur" sözleri gazetelerde yer aldı. Kaplan'ın üstü örtülü biçimde Gülen hareketini kastettiği yorumları yapıldı. 'Üst örtmeye' gerek duymayan ise DTP Van Milletvekili Özdal Üçer'di ve açıkça Gülen'i eleştirdi.

 

Peki DTP'nin "Güneydoğu'da laiklik elden gidiyor" çıkışının ardındaki sebep ne? Bölgedeki dini hassasiyetin birkaç senedir ciddi bir şekilde geliştiği, çok sayıda vakıf ve dernek kurulduğu biliniyor. Mustazaflar Derneği'nin karikatür krizi patlak verdiğinde 150 bin, Kutlu Doğum Haftası'ndaysa 100 bin insanı meydanlarda toplaması hâlâ hatırda. Yine de DTP'nin çıkışında laiklik hassasiyetinden çok post kavgasının işaretleri görülüyor. Zira adı Gülen ile anılan bazı gönüllü eğitim kurumları, vakıf ve derneklerin faaliyetleri, Kürt kimliği üzerine politika üreten DTP'nin de tabanını oluşturan kesimlere yönelik. Bölgede yükselen dini hassasiyetin son seçimlerde AKP tarafından oya dönüştürüldüğünü savunan DTP, yaşadığı oy kaybından ve tabanındaki erimedense bu vakıf, eğitim kurumu ve derneklerin çalışmalarını sorumlu tutuyor.

 

"Gülen'in Güneydoğu Reçetesi"

 

Gülen'in takipçilerinin bölgedeki faaliyetleri 1980'lerin sonuna uzanıyor. Ancak PKK'nın 2004'te "ateşkesi bitirdiğini" açıklamasından sonra, 2005 yılının ortalarından itibaren Gülen'e yakın gazete ve internet sitelerinde "Gülen'in Güneydoğu Reçetesi" içerikli yazıların artması, televizyonlarda Güneydoğu sorununu ele alan dizilerin yayınlanmaya başlaması ve Gülen'in takipçilerinin bölgedeki yoksul halk için "gönüllü" eğitim, gıda ve sağlık hizmetlerine hız kazandırmaları, bu hareketin Güneydoğu'da adeta seferberlik başlattığı izlenimi veriyor.Gülen'in Erzurumlu, Said Nursi'nin Bitlisli ve Kürt kökenli olması da, Gülen'in takipçilerini avantajlı hale getiriyor ve bazı aşiretlerden destek sağlıyor. Hemen her ilde açılan üniversiteye hazırlık dershanelerinde ve okuma salonlarında, maddi durumu kötü öğrencilere yine aynı bölgelerden gönüllü eğitimciler vasıtasıyla ücretsiz eğitim imkânı sunuluyor. Öğrencilere özel yurtlarda ücretsiz barınma imkânı da sağlanıyor. Okuma salonlarından 140 bin civarında öğrencinin faydalandığı söyleniyor. Eğitim ayağı o denli sıkı tutuluyor ki üniversite sınavında her sene en başarısız iller sıralamasında yer alan Güneydoğu illerinde Türkiye sıralamasına öğrenci sokmayı başarıyorlar.

 

Gönüllü sağlık görevlileri de bölgedeki yoksul ailelere ücretsiz sağlık hizmeti götürüyor. İhtiyaç sahiplerine gıda, giyecek, yakacak yardımı yapılıyor. Gülen'in tavsiyesi üzerine, Kurban Bayramı'nda kesilen yüz binlerce kurbanın eti Güneydoğu'ya gönderildi ve uygulamanın bu Kurban Bayramı'nda da sürdürülmesi planlanıyor. Önemli dini günlerdeyse Güneydoğu'nun tüm illerinde aynı anda ortak organizasyonlar düzenleniyor.

 

"Gülen'in karşısında bir tek DTP kaldı!"

 

DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ise "Genelkurmay ile laiklik konusunda zihniyetimiz örtüşüyor" demediğini, sözlerinin bir gazete tarafından çarpıtıldığını savunuyor: "Sadece Gülen cemaati de değil, Güneydoğu'da Nakşibendiler'den Hizbullah'a farklı dini örgütlenmeler var ve çok yaygınlaştılar. Farklı adlar altında çalışmalar yapılıyor, sosyal yardımlaşma fonları gibi devletin birtakım olanakları da kullanılıyor. Doğu ve Güneydoğu'da demokratik bir parti olarak laikliğin sigortasıyız!"

Kaplan, Gülen'in Kürt sorununu çözmek gibi bir derdi olmadığını da ileri sürüyor: "Herkes bölgeyle ilgili olmalı ama 24 yıl boyunca Kürt kültürünün önündeki engellerin kaldırılması konusunda Gülen'in tek bir lafı ve açılımı yok. Halen de bir şey demiyor çünkü bunu sorun görmüyor. Sadece tabanını güçlendirme peşinde. Karşılarında bölgede tek muhalefet DTP kaldı, onun için bize yöneliyorlar."

 

"Böyle giderse, belediyeleri de kaybedecekler"

 

Kaplan'ın eleştirilerini, Gülen'in Onursal Başkanı olduğu Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nın Mütevelli Heyet Başkanı ve Zaman Gazetesi yazarı Hüseyin Gülerce'ye soruyoruz. Gülerce, DTP'nin köşeye sıkıştığı için Gülen'e saldırdığını savunuyor: "DTP yeni yöneticileriyle Türkiye'deki hassasiyetleri dikkate almıyor ve sertlik yanlısı politika izliyor. Bu da bir siyasi parti üslubuna yakışmıyor. Siyasi partiler insanların kalbini kazanmaya çalışır. Davranışları itibariyle, DTP'nin bu genç kadroları PKK'nın eğitiminden geçmiş gibi. Ama hesaplayamadıkları bir şey var. Bölge insanına faydalı bir şeye karşı çıkmak gibi bir tezat içindeler. Böyle giderse yerel seçimlerde değil Diyarbakır'ı, Güneydoğu'da ellerindeki belediyelerin yüzde 80'ini kaybedecekler. Yenilgiye peşinen bahane bulmaya çalışıyor ve Gülen camiasını hedef alıyorlar." Gülerce, hareketin gönüllülerinin AKP'ye çalıştığı iddialarına da katılmıyor: "Siyasetten uzak duruyorlar. AKP'ye oy vermek başka, AKP'ye çalışmak başka."

 

PKK'nın hedef gösterdiği dershane

 

Gülen'in Güneydoğu'ya özel ilgisinden ve takipçilerinin bölgedeki faaliyetlerinden rahatsız olan sadece DTP değil! PKK da, 2006 yılından beri hareketin Güneydoğu'daki faaliyetlerine tepki göstermekle kalmıyor, hedef de gösteriyor! PKK'nın Gülen hareketinin faaliyetlerinden rahatsızlığı ilk olarak Aralık 2006'da örgütün liderlerinden Murat Karayılan tarafından Gülen'in adı da anılarak yapılan açıklamalarla kendini göstermişti. PKK geçen ay da bir internet sitesinden Güneydoğu'daki Kürt vatandaşlara hitaben ilginç bir bildiri yayınladı. Bildiride Güneydoğu'daki AKP, CHP bürolarıyla birlikte belki de ilk kez bir eğitim kurumu, isim zikredilerek açıkça hedef gösterildi: Diyarbakır'da faaliyet gösteren ve Gülen grubuna yakın olduğu iddia edilen Sur Dershaneleri

 

PKK'nın tehdidini sorduğumuz Sur Dershaneleri'nden adının saklı kalmasını isteyen bir yetkili siyaset yapmadıklarını savunuyor, bir eğitim kurumu olduklarını ve PKK'nın kendilerini hedef göstermesine anlam veremediklerini söylüyor: "90'ların başından beri Diyarbakır'dayız. Beş şubemiz var burada, çevredeki illere de isim hakkımızı verdik. Biz de her dershane gibi, Milli Eğitim'in verdiği yüzde 5'lik yoksul çocuk okutma kontenjanını kullanıyoruz. PKK'nın bizi hedef gösterdiğini etraftan duyduk ama anlam veremedik. Siyasi hareket ya da parti değiliz. Kimseyi rahatsız edecek bir misyonumuz da yok. Eğitime kilitlenmiş durumdayız ve böyle tehditlerle ilgilenmiyoruz."

 

Diyarbakır halkının kendilerini çok sevdiğini savunan dershane yetkilisi, şimdiye kadar bir şiddet olayıyla karşılaşmadıklarını belirtiyor: "Dün ne kadar rahatsak, bugün de aynı. Ne halktan, ne de örgüt elemanlarından saldırı oldu. Sadece Emniyet, şubelerimize 'Dikkatli olun' uyarısı gönderdi. Dershanemize çocuğunu gönderen velilerde de bir çekince oluşmadı. Diyarbakır halkı bu tip gerginliklerden yoruldu. Herkes işinde, gücünde."

 

PKK karşı, Barzani değil!

 

PKK'nın rahatsızlığı Gülen grubu­nun sadece Güneydoğu'daki eğitim faaliyetleriyle sınırlı değil. 1994'ten beri Kuzey Irak'ta "Irak Türk Okulla­rı" adıyla faaliyetini sürdüren okullar da PKK'nın hedefinde. Okulların dör­dü Erbil, üçü Süleymaniye, biri Ker­kük'te. PKK, "Kürtler'i asimile etme­ye çalıştığı" iddiasıyla Kuzey Irak'taki okulların varlığından rahatsız. Ancak sadece PKK karşı çıkıyor olacak ki Kuzey Irak'ta sayıları sekizi bulan Irak Türk Okulları, Barzani'nin izniy­le bir üniversite açma hazırlığında.

 

Irak Türk Okulları Genel Müdürü Talip Büyük ise 'asimilasyon' iddiasını kabul etmi­yor. Her etnik gruba eşit mesafede durarak sadece kaliteli eğitim verme­yi ilke edindiklerini, bölge gençliğine Türkiye'yi ve Türk halkını doğru tanı­tarak kardeşlik bağlarını geliştirdik­lerini söylüyor. Okullarda eğitim gö­ren çocukların yüzde 9O'ı Kürt kö­kenli; diğerleriyse Şii Arap, Sünni Arap, Türkmen, Hıristiyan, Asuri ve Yezidi...

 

"PKK'nın tehditlerinin öğretmen­lerimizde, velilerimizde ve öğrencile­rimizde moral bozucu etkisi yok" di­yen Büyük şunları söylüyor: "Bölgede ilişkide olmadığımız ve olamayacağı­mız tek oluşum PKK. Bizimle alakalı iftira, taciz ve tahrik içeren haberler kendi sitelerinde yer alıyor. Ancak ne biz önemsiyoruz; ne de buradaki halk ve yerel yönetim bunlara itibar ediyor. Hatta yerel yönetim bize ciddi güven veriyor. Şu ana kadar PKK'nın tacizi­ne rastlamadık. Şehirlerde PKK'nın hiçbir eylemine yerel yönetim müsa­ade etmiyor zaten."

 

Güneydoğu'dan sonra, sıra batıdaki Kürtler'de

Fethullah Gülen'in 15 Kasım 2007'de, Zaman Gazetesi'nde yayımlanan "Bizi Birbirimizden Kopara­mazlar" yazısmdaysa, gelişmelerin ne yönde seyredeceğine dair önemli belirtiler var. Gülen, Güneydoğu'daki Kürt vatandaşlara ulaşmakla yetinilmeyeceğini ve İstanbul gibi büyük şehirlerdeki Kürtler'in de gönlünün fethedilmesi gerektiğini vurguluyor:

"Anadolu'nun yiğit insanları, Doğu ve Güneydoğu'da mahrumiyetler içinde yaşayan kardeşlerini ne kadar sevdiklerine inandıracaklar. Gitmek suretiy­ le gelmelerini sağlayacak, arada yıkıl­mayan sağlam köprüler kuracaklar.

(...) Elbette dağdaki eşkıyaya karşı silah kullanmak icap eder. Ancak gönülleri fethetmek meselesi de çokönemlidir. Bu vesilelerle o insanları ebediyen kazanırız. Hiç kimse çocu­ğunun dağa çıkmasına meydan vermez; onları size havale ederler. (...)

Sadece Doğu'ya gitmek meselesi de değil; şimdi istanbul, Mersin, Antep gibi yerler Güneydoğu'dan gelen in­sanlarla dolu. Belki önce buralara da açılmak gerekir."

 

GAZETECİ AHMET SÜMBÜL

"PKK'ya katılımın önünü kesmeye başladılar"

"Gülen hareketi okuma evleri, hanım evleri, dershaneler ve yardım kuruluş­larıyla DTP tabanını çekiyor. Bölgede gerçekten çok etkililer. Faaliyetlerini uzun soluklu, zamana yayarak yürütü­yorlar. Gençlerin dağa çıkmasının önünü kesmeye başladıkları gözleni­yor. Bu yüzden devlet, Gülen cemaatini Kürt milliyetçiliği karşısında bir ümit görüyor. Düşünün ki PKK'nın Sur dershanelerini hedef göstermesi bile sokakta karşılık bulmadı."

 

DTP VAN MİLLETVEKİLİ ÖZDAL ÜÇER

"Kendi Kürt'ünü oluşturmaya çalışıyorlar"

"Din karşıtı değiliz ama Güneydoğu'da sistematik olarak derin güçlerce desteklenen Gülen cemaati, Türk-İslam sentezine dönük örgütlü bir çalışma içinde. Amaçları Kürt toplumunu Türk-İslam bilinci çerçevesinde yeniden yapılandırmak. Gülen cemaati kendi Kürt'ünü oluşturmaya çalışıyor. Yoksulları okutmak istiyorlarsa devlet okullarına yatırım yaparlar, okulu ol­mayan köylere okul yapılır."

 

MAHİR KAYNAK

"Kürt tabanı dönüştürmeye, Gülen Hareketi talip oldu"

"Gülen hareketi ve DTP aynı tabana oynuyor. Ama iki tarafta da birbiriyle çatışmak gibi bir heves görmüyorum. Aşiretleri kontrol eden AKP, Kürt ta­banı da kontrol eder hale gelecek. Gü­len hareketinin Güneydoğu'da etkinli­ğini arttırması devletin işine gelir. Çünkü orada DTP dışında bir siyasi yapılanma yok ve oradaki tabanı PKK kontrol ediyor. Tüm o tabanı ortadan kaldıramayacağınıza göre, bir şekilde dönüştürmek gerekiyor ve buna da Gülen hareketi talip oldu. Bunu en iyi sol yapabilirdi ama şu anda başka talip olmadığı için Gülen hareketi yapacak."

 

(Yeni Aktüel)

 

Medya Haberleri

Sosyal medya fenomeni Murat Övüç hakkında hapis talebi
Megastar Tarkan’dan 9 günde 50 bin kişilik konser rekoru
Barış Murat Yağcı, Survivor dönüşü gözaltına alındı
Sosyal medya fenomeni Mika Raun gözaltına alındı
Acun Medya yöneticisi Esat Yontunç havalimanında gözaltına alındı