Özkök'teki 'özgüven' maymunlarda yok!

Yeni Şafak yazarı Salih Tuna'dan dün 'beni maymun olarak çizseler kızar mıydım?' diyen Ertuğrul Özkök gönderme...

Evet ama bir maymun o manşeti atabilir mi bakalım?
Mehmet Altan geçenlerde kaleme aldığı bir yazıda, "Suçluları cezalandıran bir hukuk yoksa da...Onları kenara iten bir 'hayat' var..." demişti.

Cengiz Çandar da bu gönül ferahlatan yaklaşıma bir nevi şerh düşmüştü: "28 Şubat'ın 'sivil kanadı' için geçerli değil bu saptama."

Hemen ardından da, sağolsun, müjdeyi patlatmıştı: "Geçerli olduğu vakit, Türkiye virajı dönmüş olacak zaten..."

Evvela 28 Şubat'ın "sivil kanadını" hatırlayalım:

TÜSİAD, DİSK, TOBB, TİSK ve TÜRK-İŞ'ten müteşekkil "Beşli çete" ve aşağı yukarı her "çeteye" saçını süpürge eden malum medya.

Evet, "malum medya"...

Oramiral Güven Erkaya'nın dönemin mottosu mesabesindeki "Bu defa silahsız güçler çözsün" sözünü, manşetten alkışlayan bir kısım Ertuğrul Özkök'ler ile "Bu kararların altına ben de imza atarım" diyen birtakım Ali Kırca'lar işte.

Bir de "TSK 28 Şubat'ta sivil toplum örgütü gibi çalıştı..." diyen Baykal vardı tabii.

Darbe olacak da, Baykal desteklemeyecek; olacak şey mi?

Yahu daha dün, "27 Nisan e-muhtıra"da bile etekleri zil çalmıştı.

Sonra da, kırk fırın ekmek yesen de iktidar olamazsın denilince kızıyor.

Boşa kızmasın: Bu ağır sicille, bütün fırınlar ona çalışsa da durum değişmez.

Neyse...

Diyorduk ki, darbecilerin akıbeti hususunda Mehmet Altan "hayattan" umutlu, Cengiz Çandar parçalı bulutlu vaziyette.

Gelgelelim Fikret Başkaya hepten umutsuz!

"Paradigmanın İflası"nın yazarına göre, darbeler Türkiye'de istisnai değil, kural çünkü.

Fikret hocanın kavlince, darbeler sisteme mündemiç.

Yani, sistemin bizzat kendisi darbeleri de ihtiva ediyor.

Dahası...

"Sistem"in taşeronu olarak nitelendirdiği siyasi partilerin iktidar olamayacağını, en fazla hükümet olabileceğini ifade ediyor.

Hepten haksız sayılmaz.

Siyasi partiler iktidar olmaya kalkıştıklarında neler olduğunu gördük.

Ertuğrul Bey'in "411 el kaosa kalktı" manşetini hatırlamamız iktiza.

Her şeye rağmen Mehmet Altan kadar umutluyum yine de.

Çünkü ödeşmeyi seven, "kenara itmediklerinden" de geriye pek bir şey bırakmayan bir "hayat" bu!

Mesela, Hüsamettin Cindoruk...

Yarım asırlık siyasi geçmişine bakıyorsunuz; Demirel varsa o da var, yoksa yok.

Adeta emir eri.

Menevişli dönemlerde, mesela 28 Şubat'ta, darbeciler yerine siyasilere "erkekleşmeyi" demokratlık diye yutturmaya çalışmıştı.

Hazretin en saygın vasfının Menderes avukatlığı olduğunu bilirdik.

Meğer yalanmış!

Aydın Menderes, hiçbir zaman babasının avukatlığını yapmadığını söylemeseydi, hâlâ da öyle bilecektik.

Hulasa...

Çocukları evlatlığa, siyasi mücadelesi Demirel'e, Menderes avukatlığı da yalana gitti.

Peki, Cindoruk'tan geriye ne kaldı?

Demem o ki, "hayat bir kenara itmese" de darbecilerden de, darbe sevicilerden de geriye pek bir şey bırakmıyor

Aha şuracığa yazıyorum: Ertuğrul Özkök'ten de geriye bir şey bırakmayacak!

Töbeler olsun; "hayat" bu, belli olmaz!

Belki de, bir "maymun karikatürü" kalır ondan yadigar. (Bir karikatürist çizerse tabii.)

Dünkü yazısında ne kadar hoşgörülü olduğunu "Beni maymun olarak çizseler bile hiç sinirlenmem..." şeklinde ortaya koymuş ya, onu diyorum.

Şu özgüvene bakın: "Bazen başka bir yerde gördüğüm güzel bir şeyi taklit ettiğim zaman, hiç çekinmeden arkadaşlarıma, 'maymunluğun meziyetlerinden' söz ederim..."

Soru şudur:

Maymunların taklit yeteneği, "411 el kaosa kalktı" manşetini atabilecek kadar gelişmiş olsaydı, Ertuğrul Özkök'ün meziyetlerinden söz ederler miydi?

Hiç sanmam.

Çünkü mukallit olmak yetmiyor, özgüven de lazım.

Yazık ki yazık, Sayın Özkök'teki "özgüven" maymunlarda yok!

Salih Tuna / Yeni Şafak

Medya Haberleri

Sosyal medya fenomeni Murat Övüç hakkında hapis talebi
Megastar Tarkan’dan 9 günde 50 bin kişilik konser rekoru
Barış Murat Yağcı, Survivor dönüşü gözaltına alındı
Sosyal medya fenomeni Mika Raun gözaltına alındı
Acun Medya yöneticisi Esat Yontunç havalimanında gözaltına alındı