Erken genel seçimle birlikte siyasi liderlerin vaad dönemi de başladı. Liderler bugüne kadar seçim meydanlarında halka yüzlerce vaadde bulundu. Kimi 100 gün istedi, kimi 500 gün. Kimi her ile bir havaalanı sözü verdi, kimi de gittiği her yere il olmayı vaad etti. Bunların içinde, kimi vaadler de kazanılan seçimlerin ardından yerine getirilmeyerek tarihin tozlu sayfalarında unutuldu.
Pek çok lider seçim kürsüsünden seçmenine "size iş sözü veriyorum, aş sözü veriyorum" diye seslendi. Onlarca ilçeyi il yapacaklarını vaad ettiler. Ama bunlardan sadece 14'ü muradına erdi. 67 olan il sayısı 81'e yükseldi.
Enflasyonu düşürmek, ekonomiyi rayına sokmak için seçmenden 500 gün isteyen 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel pek çok kez meydanlara çıktı. Seçmenine pek çok vaadde bulundu. Ama en unutulmayanı, "ne verirlerse benden 5 fazlası" oldu. "Kırat"ı Demirel'den devralan Tansu Çiller de "herkesi konut ve otomobil sahibi yapacağız" diyerek, 500 günde 2 anahtar sözü verdi. ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın vaadlerinin odağında da ekonomi vardı. Milli Görüş lideri Necmettin Erbakan da yıllarca, "faizin kalkacağı sözü"nü verdi. Bu vaadler o dönem günlerce konuşuldu, liderlere yüzbinlerce oy getirdi. Ama bu vaadlerin pek çoğu fiiliyata değil, tarihe geçti.
Şimdi siyasi partiler 22 Temmuz 2007 seçimleri için kolları sıvadı. Seçmen yaşı 18'e indiği için vaadlerin odağında gençler var. Genç Parti lideri Cem Uzan mazotun 1 YTL olacağını, üniversite sınavının kalkacağını söylüyor. Haydar Baş'ın lideri olduğu Bağımsız Türkiye Partisi ise "milli ekonomi modeli" adı altında her ev hanımına 500 YTL maaş, 15 bin YTL doğum ikramiyesi vereceğini anlatıyor.
Yeni vaadler seçmeni nasıl etkileyecek? Vaadlerin kaçı gerçeğe dönüşecek? 22 Temmuz seçimlerinin ardından belli olacak. Memleket