MHP Genel Başkanı Bahçeli, Kırşehir'de

Bahçeli (2): "Bunu cumhurbaşkanı yapar, arkasından aynı şeylerin cumhurbaşkanlığı makamında da yapılmasına müsaade ederseniz Türkiye'yi başından çatlatırsınız. Çatlayan bir Türkiye Cumhuriyeti'nde kimin ne olacağı yarın nerede bulanacağı belli olmaz"

KIRŞEHİR (AA) - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Bunu cumhurbaşkanı yapar, arkasından aynı şeylerin cumhurbaşkanlığı makamında da yapılmasına müsaade ederseniz Türkiye'yi başından çatlatırsınız. Çatlayan bir Türkiye Cumhuriyeti'nde kimin ne olacağı yarın nerede bulanacağı belli olmaz" dedi.

Bahçeli, Kaman Belediye Başkanlığı binası önünde halka hitabında yaptığı konuşmada, şunları söyledi:

"Şimdi soruyorum, 'adaylardan bir tanesi toplumca tanınmıyor' diyorlar. Nereden biliyorsunuz? İşte 'efendim hiç ismini duymadık', dünya ismini duymuş sen duyamamışsın. Senin iktidarın döneminde 8 yıl İslam İşbirliği Teşkilatı'nın genel sekreterliğini yapmış. Söz yok... Ancak gün geliyor Recep Tayyip Erdoğan sıkışıyor kalkıyor 'bu Kahire doğumludur' diyor. 'Bu memleket evladı sayılmaz' diyor. Şu lafa bakın, şu edepsizliğe bakın. Bu lafın ucu nereye gider, nereye gideceğinin farkında bile değil. Ne olmuş Kahire'de doğmuşsa? Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı değil mi? Anasının, babasının yurdu belli değil mi? Bu Kahire'de doğdu diye, halk nezdinde bunu küçük göstereceğini mi zannediyorsun?"

1960'lı yılların başında Almanya'ya ardından tüm Avrupa ülkelerine çalışmaya giden Anadolu insanının çok büyük fedakarlıklar yaparak ailesini ayakta tutmaya çalıştığını belirten Bahçeli, şöyle devam etti:

"Onlara şimdi ikinci, üçüncü nesil deniyor, toplamı ise Avrupa'da 4 milyon 200 bin, artık ne Almancı ne gurbetçi. Avrupa Türklüğü dediğimiz insanlar. Şimdi böyle bir dönemde söz gelimi Kaman'da doğan uşak, Münih'te doğan uşakla mukayese edildiğinde birisi Türkiye'de doğmuş Recep Tayyip Erdoğan aklıyla o memleket evladı, peki Münih'te doğana ne diyeceksin? Onun cevabı yok. Örneği Kahire. Demek ki Münih'te çocuğun adı Osman ise Osman memleketin evladı değil. Bir ailenin dayanışmasını, birliğini beraberliğini korumak için ana baba gayret gösteriyor, her türlü fedakarlığı yapıyor, sen bir cumhurbaşkanı olacağım diyerek bunları parçalamaya çalışıyorsun. Böyle şey olabilir mi? Şimdi şu an burada Almanya'da, İsveç'te, Fransa'da çalışan arkadaşım var ise Recep Tayyip Erdoğan'a nasıl oy verecek. Evladını birbirinden ayırt eden adama niçin oy versin?"

 

-Yeni Türkiye aldatmacası 

 

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Selanik doğumlu olduğunu da hatırlatan Bahçeli, şunları kaydetti:

"Yeni Türkiye uydurmasıyla bir sürü yalan dolanla memleket yönetiyor. Ama bir şeyi hazmedemiyor. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk Selanik doğumludur. Ama ona 'sen memleket evladı değilsin' demeye dili varamıyor, cesareti yok dolandırıyor sağdan soldan. Buradan 250 kilometre aşağıya doğru gittiğinizde Pınarbaşı'na vardığınız zaman orada aziz bir millet evladının atası yatıyor. Ogün ki şartlar içerisinde Lefkoşe'ye gitmek mecburiyetinde kalmışlar, bu milletin aziz bir evladı Lefkoşe'da doğmuş. Ne yapacağız şimdi? MHP'nin kurucusu, Türk dünyasının lideri Alparslan Türkeş Lefkoşe'de doğdu diye memleket evladı saymayacak mıyız? Sen ne yapmak istiyorsun? Geçenlerde de çıkmış filan parti yani CHP'nin Sayın Genel Başkanına 'levi' diyor. Bölücülerin oluşturduğu bir partinin başına 'sen zazasın' diyor, 'ben de sünniyim' diyor. Şu an Ortadoğu'daki çatışmanın kimliksel tanımını Türkiye'de yapıyor. Alevi olduğu zaman cumhurbaşkanı olamaz mı? Alevi olduğu zaman Türk siyasetinde yer bulamaz mı? Sen kimsin, sünnisin geresi ney bilen yok, kimliğin karışık, kaynağın bulaşık. Böyle bir zatın cumhurbaşkanı olabilmesi sizce doğru mudur? Evet, hasbelkader (Başbakan) oldun, bari orada kal."

Bahçeli, "Şimdi kalkıyor bir de Türkiye'yi karıştırıyor" sözleri ile konuşmasına şöyle devam etti:

"Sabah 6.30 adam kapma modası çıttı. Herkeste seviniyor, 'bak görüyor musun silahlı kuvvetleri kaptı şöyle etti, emniyeti kaptı şöyle etti.' Bunu kendisinin gücü kabul ediyor. 100 bine yakın polisi yerinden ediyor. 'savcı, hakime sıra gelir' diyor. Hele hele bölücülüğün zırvasını Türkiye politikası haline getiren birisi de diyor ki 'bu emniyetle kalmayacak daha bir çok yerlere yayılacak.' Peki bu yayıldı yayıldı birinci dalga dedin, ikinci dalga dedin. Memlekete hizmet etmiş kim varsa alayını kaptın, ellerini kelepçeledin adliyeye götürdün herkese de gösterdin. Bu bir devir ise bir gün öyle bir devir gelir ki AKP'den kapılmayan adam kalmaz. Çünkü AKP'nin dün yalın ayak gezenleri şimdi ayakkabı kutularıyla dolaşıyor, havuzlarda dolardı, avroydu para ile oynuyorlar. 4 tanede bakanın çocukları İran'dan gelen bir uşağa kapılmış, o da şimdi Bodrum'da bir kotra ile tatil yapıyor. Dün cezaevindeydi. Demek ki cezaevinden haber gönderdi, 'ya beni çıkartacaksınız ya da alayınızın gereğini yapacak tarzda bilgiler sunarım', adamı cezaevinden çıkarttılar.

Türk polisini rencide edecek davranışlarla hareket edemezsin, bir gün birileri o polislere derse ki 17, 25 Aralık rezaleti ile Bilal oğlandan tutun Başbakana kadar şunlar şunlar bunu yapıyor dedi, o kelepçe birilerine vurulduğu zaman nasıl içinize sindireceksiniz? O sebepten dolayı AK parti'ye oy vermiş kardeşlerim bu gidişata 'dur' diyebilmek lazımdır. Bunu cumhurbaşkanı yapar, arkasından aynı şeylerin cumhurbaşkanlığı makamında da yapılmasına müsaade ederseniz Türkiye'yi başından çatlatırsınız. Çatlayan bir Türkiye Cumhuriyeti'nde kimin ne olacağı yarın nerede bulanacağı belli olmaz. Cenabı Allah bir imkan nasip etse yalanın, dolanın, iftiranın, yolsuzluğun, rüşvetin alayının hesabını sormazsam namerdim." 

 

-Öncelikli görev oy vermek

 

Öncelikli görevlerinin seçimde oy vermek olduğunu, oyu verirken de vicdani sorumluluğu elden bırakmamak gerektiğine dikkat çeken Bahçeli, sözlerinis şöle tamamladı:

"İkinci görevimiz vicdanınızdan geçirerek, süzerek bir karara varın, tercihinizi ortaya koyun cenabı Allah kime nasip ederse o cumhurbaşkanımız olsun. Ama, yanlışın üzerinde ısrar eder, 'havaalanını ben orada yaparım tren yolunu orada da yaparım, ihaleleri orada da yaparım' diyerek başbakanlığının son üç yılını Çankaya'ya taşırsa orada bunun vebalini onu oraya taşıyanlar veremezler. Bu vebalden kurtulamazsınız. Onun için önünüzde bir frsat var, gelin bu fırsatı değerlendirelim.

MHP, aziz milletimize Ekmeleddin İhsanoğlu beyefendiyi bir bilim insanını, diplomatı, bu memlekette yetişmiş bir değeri sizlere teklif etmekte. 13,14 parti ile bu bütünleşmede sağlanmıştır. Demek ki yollardaki levhaların çoğu yanlış. Milletin adayı kim 13 parti bizim adayımız bu diyorsa 13 partinin dediği kişi de aynı zamanda da milletin adayını ortaya koyuyor demektir. Allah hayırlı uğurlu etsin, yolunuz açık olsun."

(Bitti)

Politika Haberleri

YENİ PARTİ'NİN ADI DEĞİŞECEK Mİ?
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İstanbul Havalimanı'nda Rekor Bildirisi
YENİ Parti’nin 50 günlük kampanyasında dikkat çeken rakam
Polislere Konut Müjdesi: TOKİ İnşaata Başlıyor
Gürsel Tekin’in CHP İstanbul İl Başkanlığı görevi sona erdi