Sessiz ve derinden ilerleyen bir dizi var. Yok canım, Sessiz Gemiler ve Sessiz Fırtına'dan söz etmiyorum. Samanyolu TV'nin perşembe günleri yayınladığı Tek Türkiye, geçen hafta beklenmedik bir reyting başarısı elde etti.
İstanbul'dan Güneydoğu'ya uzanan macerada başarılı bir cerrah olan Tarık, bir meslektaşının daveti üzerine yola çıkar ve kendisini Güneydoğu'nun türlü sıkıntılar içinde hayat mücadelesi veren bir köyünde bulur. Herkese ve her şeye yabancı olan Tarık'ın köye gelişi kötü bir zamana rastlar. Köyde görev yapan doktorlar, bugüne kadar halkı kandırmaktan başka bir şey yapmamıştır. Onu köye davet eden meslektaşı da ahlaksızlıkları ortaya çıkınca Tarık'ı bile beklemeden kaçmıştır. Üstelik köy halkı yıllardır süren bir kan davasının gölgesinde yaşamaktadır. Bütün bunlar, zaten imkânsızlıklar içinde yaşayan köyün acılarını bir kat daha arttırmaktadır. Karşılaştığı olaylardan çok etkilenen Tarık, köyde gerçek bir doktora ne kadar ihtiyaç duyulduğunu fark eder ve sıkıntılarına ortak olmak istediği bu insanların yardımına koşar. Önceki doktorlar yüzünden çok acı çeken ahali, başta Tarık'ı kabullenemez ama Tarık onların sevgisini ve güvenini kazanmak için elinden geleni yapar. Artık Güneydoğu'da kalmaya karar veren Tarık, her bölüm başka bir sıkıntıyı çözmeye çalışırken bölgenin kaderi ile genç doktorun hikâyesi iç içe geçer. Tarık hastalıklarla, sakatlıklarla ve kazalarla mücadele ederken, köy halkının gözünde giderek efsaneleşen bir kahramana dönüşecektir. İşte dizinin konusu bu... Belli ki müthiş bir damarın üzerine kazma vurmuşlar. Hangi damar mı? Son günlerde sıla hasreti gibi içimizi yakan "Tek Türkiye" özlemi...
Yüksel Aytuğ / Sabah
İlgili haber: Bu diziyi Konyalılar bile bilmiyor