Konyalı vekilin sorumluluğu artıyor

yazar-2

Konya Milletvekilleri’nin sorumluluğu artıyor


“Bölgenizde olanları üçüncü ağızlardan öğrenmeyin. Öyleyse bir adım geridesiniz demektir.”

Başbakan’ın seçimin ertesinde milletvekilleriyle bir araya geldiği gün vekillere hitaben yaptığı konuşmada altı çizilecek bir satırdı bu…

Bir dönem vekillerin, “daha çok Türkiye’nin mi, yoksa bölgenin mi vekili olmalı” tartışmalarına da açıklık getirdi, “önce bölgenizin gözü kulağı olun” denilmiş oldu. Bölgesinin sorunlarını duymayan, görmeyen kimi vekillerin adının bile hatırlanmadığı dikkate alınırsa, Başbakan’ın uyarıları kulağa küpe olacak türden…

Burada ‘duyması gerekenler’in üçüncü ağızdan duymamaları için hem sivil toplum kuruluşlarına hem de medyaya büyük görevler düşüyor. Diğer yandan sivil toplum kuruluşları da yerel ve genel siyaset üzerinde etkili olmalılar. Ortaya konulacak tezlerde, çözüm önerilerinde ince elenip sık dokunmalı, halkın ve memleketin yararı gözetilmeli, objektiflik kriterleri çerçevesinde kalınmalı... Siyasetin tıkandığı yerlerde imdada sivil toplum yetişmeli…

İş dünyasına yön veren kuruluşların başında gelen MÜSİAD’ın Konya Şubesi’nin sivil toplum alanında yaptığı çalışmalar dikkat çekici... Başkan Selçuk Öztürk’le yeni bir döneme giren MÜSİAD Konya, ufuk açıcı çalışmalarla dikkat çekerken, siyaset kurumunu harekete geçirmeye yönelik tavsiye ve uyarılarda da bulunuyor…

MÜSİAD’çılar, hazırladıkları Ulaşım Raporu’nda demiryolu ulaşımının hantallığını ortadan kaldıracak “lojistik köyü” projesinin Konya’ya da kazandırılması isteğinde bulundular.  Lojistik köyü, içerisinde ulusal ve uluslararası taşımacılık, lojistik ve eşyanın dağıtımı ile ilgili tüm faaliyetlerin muhtelif işletmeciler tarafından gerçekleştirildiği belirli bir alan… Bütün ulaşım sistemlerine entegre olması bakımından büyük önem taşıyor.

Duble yollar ve demiryolu rehabilitasyonu projelerine bakılırsa ulaşıma öncelik verildiğini görüyoruz. Taşımadaki payı yüzde 4’lere düşen demiryolları payını artırmak için Hükümet, yeni projeleri bir bir devreye koyuyor. Kombine taşımacılığın payının artırılması için 6 merkeze belediyeler işbirliğiyle lojistik köy kurulmuş. 2008’de tamamlanacak ve 56 milyon YTL’ye mal olacak projeye göre köy sayısı 20’ye çıkacak. Ancak proje kapsamında Balıkesir, Kayseri gibi şehirlerin adı geçerken Konya’nın adı geçmiyor.

Kayseri’den daha büyük sanayi ve ticaret potansiyeline sahip Konya’da da bir lojistik köyü kurulsun talebinde bulunmuş olduk. Bundan sonra iş daha çok taze vekillere, belediye başkanlarına, sanayi ve ticaret odaları başkanlarına düşüyor… Ancak işin Ankara ayağında vekillerimiz olacak… Yapılacak iş çok, zaman dar… Görelim bakalım ne olacak…

***

 “Ortağım nörüyon” deyin de ığşalamasınlar!

 

Türkiye’de en fazla bisikletin Konya’da olduğu gerçeği değişmiyor, uzun süredir... Keşke değişmesin. Sabahın köründe Alaaddin’den Ankara yolu güzergahını takip ederek işine giden velespitli çırak ve kalfaların şehre kattığı renk, zabıtanın da polisin de artık ceza yazmaktan usanıp arada bir yokladığı otomobil tutkunlarından daha fazla. Bir de kaldırımları otopark olarak kullanma alışkanlığımız yok mu? Otoparklar boş dururken yan sokağa park eden ve yürümeyi seven Gonyalımız’a yürüyüş alanı bırakmayanlar, genelde aracına trafik cezası nasip olmamış sürücüler oluyor. Bu sürücülerin ‘otopark azlığı’ şikayetlerini de kimse dikkate almasın…

Trafikte yayanın her zaman önceliği vardır. Uygar ülkelerde de öyledir, sırtımızı döndüğümüz doğu ülkelerinde de… Bu nedenle önünüzden, sağınızdan, solunuzdan çıkan yayalara dikkat edin. Velespit kültürünün yaşatılması adına, modernleşmeye inat yayalıktan gelme alışkanlıklarını sürdüren, sağdan soldan çıkarak akrobatik hareketleriyle araç sürücülerinin korkulu rüyası olan bisikletli gençleri de kollayın… Sol kolunu paralel açmış bir bisiklet sürücüsü görürseniz, sola dönmek istiyordur ve arkasına bakmadan direksiyonu pat diye önünüze kırarsa sakın ola çarpmayın. Çarparsanız da “ortağım nörüyon” diyerek çıkışın. Değilse o size çıkışacak, belki de sizi ığşalayacaktır.

Bir de neredeyse yaşından büyük, konforlu velespitlere binen ihtiyar delikanlılar vardır. Rampler velespitlerle estetik bir şekilde seyrederler. Milyar versen vermezler, ata yadigârının hatırası için… Onlar yolun neresinden gideceklerini bilirler ve hata yapma ihtimalleri neredeyse sıfırdır. Arada bir “Polis, bisikletleri neden toplamıyor?” diyerek çıkışanlar, nereye baksa tehlike gören ‘kurunun yanında yaşın da yanmasına rıza gösterenler’ vardır… Bütün problem aslında bunların kendisidir… Bilmezler ki, velespitinden başka Konya’nın bir şeyi kalmadı!

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.