Türkiye’nin işgücü piyasasındaki değişim ve nüfus yapısındaki dönüşüm, yeni bir tartışmayı gündeme taşıdı. Konya Ticaret Odası Stratejik Araştırmalar Merkezi (KOSAM) tarafından hazırlanan “Bir Milyon Soydaş Göçmen İşgücünün Türkiye’ye Sosyo-Ekonomik Etkileri” başlıklı raporda, Türkiye’nin önümüzdeki dönemde yaklaşık 1 milyon kişilik ilave işgücüne ihtiyaç duyabileceği belirtildi.
Raporda, özellikle Suriye’den geri dönüşlerin oluşturabileceği işgücü açığının, başta Türk Cumhuriyetleri olmak üzere Türk soylu topluluklardan gelecek kontrollü göç ile karşılanabileceği değerlendirildi.
Türkiye’nin 1 milyon kişilik işgücü ihtiyacı
KOSAM’ın raporunda, Türkiye’nin demografik yapısındaki değişimin önümüzdeki yıllarda işgücü piyasası üzerinde önemli etkiler oluşturabileceğine dikkat çekildi.
Sanayi, tarım, hizmet ve teknoloji sektörlerinde artan çalışan ihtiyacının Türkiye’yi yeni işgücü kaynakları aramaya yöneltebileceği ifade edildi. Raporda, yaklaşık 1 milyon kişilik ilave işgücü ihtiyacının planlı politikalarla karşılanabileceği vurgulandı.
Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk de göç konusunun artık yalnızca sosyal bir mesele olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, bunun ekonomik güvenlik ve sürdürülebilir kalkınma açısından da stratejik bir konu haline geldiğini söyledi.
“Daha planlı ve stratejik göç yönetimine yönelmeliyiz”
Küresel işgücü rekabetinin giderek arttığına dikkat çeken Öztürk, gelişmiş ülkelerin de yaşlanan nüfus ve düşük doğurganlık nedeniyle çalışan açığıyla karşı karşıya kaldığını ifade etti.
Öztürk, İtalya’nın 2028’e kadar 500 bin, Almanya’nın ise 2035’e kadar 7 milyon vasıflı işçiye ihtiyaç duyduğunu belirterek Türkiye’nin de benzer demografik risklerle karşı karşıya olduğunu söyledi.
Türkiye’nin sanayi, tarım, hizmet ve teknoloji alanlarında artan işgücü ihtiyacının daha planlı, şeffaf ve stratejik bir göç yönetimini gerekli kıldığını belirten Öztürk, bu konunun kısa vadeli çözümler yerine uzun vadeli kalkınma politikalarıyla ele alınması gerektiğini kaydetti.
KOSAM’dan Türk Cumhuriyetleri önerisi
Raporda öne çıkan önerilerden biri ise Türk Cumhuriyetlerinden işgücü temini oldu.
KOSAM, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan gibi ülkelerden gelecek işgücünün Türkiye açısından önemli bir potansiyel taşıdığını değerlendirdi.
Raporda, dil birliği, kültürel yakınlık ve tarihsel bağların Türkiye’ye gelecek kişilerin topluma ve çalışma hayatına uyumunu kolaylaştırabileceği belirtildi.
Öztürk de bu ülkelerden gelecek işgücünün entegrasyon açısından önemli avantajlara sahip olduğunu ifade ederek, bu potansiyelin doğru politikalarla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Türk Soylu Kart Modeli” önerisi
KOSAM raporunda, Türk soylu göçmenlerin Türkiye’de çalışma ve ikamet süreçlerini kolaylaştıracak yeni bir sistem oluşturulması önerildi.
Öztürk, Avrupa’daki Mavi Kart uygulamasına benzer şekilde “Türk Soylu Kart Modeli” oluşturulmasını ve ikamet ile çalışma izinlerinin bu sistem üzerinden düzenlenmesini önerdi.
Bu kapsamda kişilerin eğitim düzeyi, mesleki yeterliliği ve dil bilgisi gibi kriterlere göre değerlendirilmesi planlanıyor.
Raporda ayrıca işverenlerle iş arayanları güvenli bir ortamda buluşturacak dijital bir eşleştirme platformu kurulması önerildi.
Mesleki eğitim ve vatandaşlık önerisi
KOSAM’ın önerileri arasında İŞKUR ve ilgili kurumların iş birliğiyle ihtiyaç duyulan sektörlere yönelik mesleki eğitim programları oluşturulması da yer aldı.
Türkiye’de belirli bir süre çalışan, üretime katkı sağlayan ve toplumsal uyum konusunda başarılı olan Türk soylu bireylere uzun vadede vatandaşlık imkânı tanınması da raporda gündeme getirildi.
Bu modelin yalnızca işgücü açığının kapatılmasına değil, Türkiye’nin uzun vadeli nüfus ve işgücü yapısının güçlendirilmesine katkı sağlayabileceği değerlendirildi.
“Beşerî sermayemizi stratejik göç yönetimiyle desteklemeliyiz”
Selçuk Öztürk, Türkiye’nin ekonomik büyüklüğünün de bu süreçte önemli bir avantaj sunduğunu belirtti.
Türkiye’nin 1,60 trilyon doları aşan GSYH büyüklüğüyle Türk dünyasının en büyük ekonomisi olduğunu ifade eden Öztürk, ekonomik gücün sürdürülebilir olması için insan kaynağının da güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
KOSAM raporunda ortaya konulan yaklaşımın hayata geçirilmesi halinde bir milyon soydaş göçmen işgücünün kademeli ve nitelik temelli şekilde Türkiye ekonomisine kazandırılabileceği belirtildi.
Rapora göre böyle bir model, sanayinin rekabet gücünü artırabilir, üretim kapasitesini yükseltebilir ve Türkiye’yi nitelikli insan kaynağı açısından daha cazip bir ülke haline getirebilir.
KOSAM’ın “Bir Milyon Soydaş Göçmen İşgücünün Türkiye’ye Sosyo-Ekonomik Etkileri” başlıklı raporunun tamamına kurumun internet sitesi üzerinden ulaşılabiliyor.