Konya Şeker, şeker fabrikalarına talip

PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk, özelleştirilmesi gündemde olan şeker fabrikalarının tamamına talip olduklarını açıkladı.

İHA'nın sorularını yanıtlayan PANKOBİRLİK Genel Başkanı ve Konya Şeker Yönetim Kurulu Başkanı Recep Konuk, ABD'de ve Avrupa'da tarımsal sanayi kuruluşlarının tarımsal hammadde üreticisi örgütlerle bir araya getirilerek özelleştirildiğini, kendilerinin de üreticinin içinde olduğu, çalışanın katıldığı bir modelle özelleştirmeden yana olduklarını söyledi.

 

Tarımsal sanayi kuruluşlarının özelleştirilmesinin diğer sanayi kuruluşları ile aynı anlayışla yapılmaması gerektiğini ifade eden Konuk, "Onlar gibi yapacak olursanız sonuçlarını geçmişteki acı tecrübelerde olduğu gibi bu ülke tekrar yaşar. Onun için 'tarımsal sanayi kuruluşu dünyanın en liberal ülkesi Amerika'da nasıl yapılmışsa, Avrupa'da da nasıl yapılıyorsa, ülkemizde de öyle yapılmalıdır'a biz varız. Onun için bize bedava verin demiyoruz. Bedeli neyse ödeyelim. Hatta belki şu daha doğru bir yöntem olur, işletme devri ile özelleştirilmeye harcanacak olan kaynak, diğer fabrikaların rehabilitasyonuna da imkan vermek adına daha doğru bir yöntem olacaktır. Yani işletmesinin özelleştirilmesi, mülkiyetinin devlette kalarak işletme devri ile özerkleştirilmesinin sağlıklı bir yöntemi doğuracağını düşünüyorum. Biz bu anlamda Türkiye'deki bütün fabrikalara PANKOBİRLİK olarak talibiz. Bunu laf olsun diye söylemiyorum. Bu bir birikimin sonucudur. Gerek bilgi birikimi, gerek finans birikimi bizi dünya ile yarışta çok daha doğru yerlere taşıyacaktır" dedi.

 

"ÖZELLEŞTİRME İÇİN FİNANSMAN İHTİYACIMIZ OLURSA HALKA ARZI DÜŞÜNEBİLİRİZ"

Basında, konya Şeker'in halka arz planlayan şirketler içerisinde zaman zaman isminin yer almasına da açıklık getiren Recep Konuk, "İMKB'nin yeni çok değerli başkanı ile beraber biz geçmişte çalışma fırsatı bulduk. Geçmişte konya Şeker'de çalışmış olmasının da bu haberlerin belirli ortamlarda yer almasına sebep olduğunu düşünüyorum. Esasen konya Şeker borsaya açılmayı diğer şirketler gibi elbette düşünecektir. Ama bu ihtiyaç olduğu zaman yapılacaktır. Kaynak ve finansman ihtiyacı varsa borsaya

açılırsınız. Zaten biz tabana yayılmış, tabandaki bir sermayenin ürünü olan kuruluşuz. Borsaya açılmak bizim için ikinci bir adım. Daha doğusu halka arzı ikinci bir adım olacaktır. Birinci adımı olan bir firmayız. Dolayısıyla finansmanda başta özelleştirme olmak üzere ihtiyaç duyulduğunda bunu değerlendirebileceğimizi düşünüyorum" şeklinde konuştu.

 

"KRİZ ORTAMINDAN SEKTÖREL ANLAMDA ETKİLENMEYECEĞİMİZİ DÜŞÜNÜYORUM"

Dünya piyasalarında oluşan kriz ortamının yatırım planlarında nasıl bir etkisi olduğunu değerlendiren Recep Konuk dünya piyasalarında yaşanan olumsuz gelişmelerin sonuçlarının ne olacağını şimdiden değerlendirmenin güç olduğunu fakat her krizin aynı zamanda fırsat olabileceğini kaydetti. Konuk, "Burada yeni fırsatlar doğabilir. Yeter ki buna hazırlıklı olalım ve buna göre kendimizi hazır bulunduralım. Kurum olarak, bizim sektörel anlamda etkilenmeyeceğimizi düşünüyorum. Bu kurum her türlü tedbirini

almıştır. Dolayısıyla eğer kriz derinleşirse, bu krizden de yeni fırsatlar çıkaracaktır diye düşünüyorum," dedi.

 

"KONYA ŞEKER DÜNYA ŞİRKETİ OLDU DİYEBİLİRİM"

Recep Konuk, bundan 7-8 yıl öncesine bakıldığında, eksi bakiyeleri olan bir kurumun 400 milyon dolar ödemiş, hiç borcu olmayan bir kuruluş haline geldiğini kaydederek, "konya Şeker, dünya ile entegre olmuş, dünyadaki diğer sanayi kuruluşlarıyla, kendi sektöründeki sanayi kuruluşlarıyla bütün değerlerde bir çoğunun önünde, özellikle gelişmiş ülkelerdeki sanayi kuruluşlarının bir çoğunun önünde yerini almış. Tamamının önünde yer alacağımız gün bizim rahat edeceğimiz gün olacaktır. Bu süreç devam ediyor. Konya Şeker geometrik anlayışla büyüyor. Bunu geliştirmek lazım, geliştireceğiz. konya Şeker yakın gelecekte çok daha saygın olan yerini ekonomik büyüklük olarak da alacaktır" diye konuştu.

 

Konya Şeker'in çok ortaklı modeli ve bu modelin nasıl oluşturulduğu ile ilgili bilgi veren Recep Konuk, "Konya Şeker'in yüzlerle değil, binlerle ifade edilen bir ortaklık yapısı var. Katılımın olduğu, gerek üretim aşamasında, gerekse paylaşım aşamasında her türlü katkının verildiği ve alındığı bir yapı. Konya Şeker'i bugün dünyanın ısrarla ilgi ve ihtiyaç duyduğu tabanla tavan arasındaki sermaye yapısının doğru koordine edildiği, tabanla tavan arasındaki gelir dağılımının açılmamasına sebep olan tabana yayılmış sermayenin esasen çok özel bir modelidir diye düşünüyorum. Konya Şeker bu anlamda kazancını özellikle en başında üreticilerle paylaşmıştır. Akaryakıt girdisinden gübre girdisine, avansına kadar bir çok alanda nakdi ve ayni destekleriyle üreticiyi tabanda desteklemiş, ayrıca kendi kooperatif ortaklarına kar payı olarak belli rakamlar aktarmış, bunun yanında da ayrıca özellikle hazineye vergi vermiş, hazineye de katkı veren bir kurum olma niteliğini sürdürmüştür. Nitekim konya Şeker vergi sıralamasında Türkiye'nin ilk 100 kurumu arasındadır. Dolayısıyla bu kurum üretiyor, büyüyor ve kazanımını paylaşarak paylaştıklarından yeni sinerjiler doğuruyor. Buradaki büyüme aritmetik bir yapıdan ziyade geometrik bir yapıya dönüşmüş, artık katlamalı olarak büyümeye başlamıştır. Bugün itibariyle 400 milyon dolara yakın yatırımını tamamlamış, bütün borçlarını kapatmış, dışarıya herhangi bir borcu olmaksızın, kendi üretim alanından bu yatırımları sağlamıştır. Bunu önemsiyoruz. Burada ortak aklın kullanıldığı, bir anlamda sermayenin yönetiminde de seçimin, demokratik katılımın ve demokrasinin sonuçlarının alındığı bir yapı var. Bizdeki idare, esasen bir seçim sonucunun da sonuçlarıdır. Dolayısıyla konya Şeker bugün dünyadaki örnekleri içerisinde fevkalade özel, saygın bir yapıyı, misyonu üstlenmiş, bunu da başarıyla tamamlamış bir kuruluştur" dedi.

 

YENİ YATIRIMLAR HANGİ ALANLARA YAPILACAK

Konya Şeker'in her şeyden önce tarımsal üretimin sürdürülebirliğine katkı veren, onu işleyip nitelikli ürünler haline getiren bir sanayi kuruluşu olduğunu ifade eden Konuk, "konya Şeker zirai faaliyetlerini reel bulduğu her alanda faal olan bir kuruluş. Dolayısıyla biz tarım ürünlerinin işlendiği, bütün sanayi kuruluşlarının yatırımında varız. Nitekim konya Şeker, sadece şeker pancarı işleyen bir kuruluş olmaktan çıkmış, onun ürünlerini çeşitlemiş, başta likit şeker olmak üzere, şekerli mamulleri, çikolatayı v.s sanayi tesisi olarak kurmuş ve bugün dünya pazarlarında saygın yerini almada çok önemli adımları atmış ve tamamlamış durumda. Günümüz dünyasında hayvansal üretimi destekleyecek, onun girdilerinin aşağı çekildiği nitelikli yemi üreterek zenginleştirilmiş yemde yine bir tarımsal faaliyet olarak sanayi faaliyetini sürdürmüş olan konya Şeker, patates ve onun türevlerini geliştirerek yeni bir sanayi tesisinin kurulması için gerekli girişimlerini, gerekli finansmanının tamamlamıştır. Kısmet olursa 2008 yılı itibariyle devreye alacağız. İşte enerjide, enerji tarımında yenilenebilir enerjide özellikle çok fazla ilgi duyduğu, dünyanın olmazsa olmaz kabul ettiği, artık enerji yatırımlarında rantabilitenin de dikkate alınmadığı günümüzde konya Şeker yine bitkisel üretim kökenli ürünlerin enerjiye dönüştürüldüğü sanayi tesislerini kurmuş. Bu alanda Türkiye'nin en büyük bioetanol tesisini yaklaşık 80 bin ton/yıl kapasiteli tesisi devreye almış, bununla hem dışarıya finansmanı, döviz kaybını aşağıya çekecek bir faaliyeti yürütmüş, yine enerjide stratejik bir değerde sektörde dışarıya azaltmada önemli bir misyonu bir anlamda yerine getirmiş, enerjinin bunun yanında da tarımsal üretimi hızlandıracak bir diğer ayağını da enerjinin halletmiş durumda. konya Şeker şunu yapıyor: Üretimiyle, sanayisiyle ülkenin kalkınmasında ülkemizi dünya ile yarıştıran, sektöründe dünyadaki emsallerinin de önüne geçen yapıyı kurmada çok önemli mesafeleri almış, kurmuş, hatta birçok gelişmiş ülkenin de önünde yerini almıştır.

 

Konya Şeker artık finansman yapısını, yapılandırılmasını, sanayi yapılandırılmasını, yönetimini, denetimini vs. tamamlayan dünya ile yarışan bir dünyalı firma haline gelmiştir. Dolayısıyla burada üretilenlerde ülkemizin değerleri olarak hak ettiği yerini almaya başlamıştır" şeklinde konuştur.

 

"ŞEKERLİ MAMULLERDE DÜNYADAKİ BÜTÜN PAZARA TALİBİZ"

Recep Konuk, şekerli mamullerde dünyadaki bütün pazara talip olduklarını ifade ederek, şu bilgileri verdi: "Pazardaki yerimizi alacağız. Bunu başlattık ve çok da güzel sonuçlar aldık. Özellikle şekerli mamullerde dünyada söz sahibi olacağımızı düşünüyorum. Çünkü biz doğal ürünleri kullanıyoruz. Çok nitelikli, kaliteli ürünler üretiyoruz. Dünyada söz sahibi olacağımızı ve hak ettiğimiz yeri alacağımızı düşpünüyorum. Çalışmalar devam ediyor, büyüme devam edecek."

 

Bioetanol ile ilgili bilgi veren Konuk, "Dünyadaki iklim değişiklikleri, çevre şartları, özellikle hava kalitesinin bozulmaya başlaması bizi enerji türü olarak yenilenebilir enerjiye mahkum etti. Herkes çok iyi biliyor ve algılıyor. Yenilenebilir enerjilerden rüzgar enerjisi, güneş enerjisi, termal enerji, bunlar enerji üretirken belki karbondioksit üretmiyor ama kirliliği de temizlemiyor. Biomas dediğimiz bitki kökenli yenilebilir enerjilerin bir diğer özelliği de özellikle kirletmemekle kalmayıp, ayrıca kirliliği de temizliyor olmasıdır. Fotosentez yöntemiyle havadaki karbondioksiti vakumluyor, onun yerine bolca oksijen veriyor. Bir hektar şeker pancarından alınan verim ortalama 40 tondur. 40 ton şeker pancarı havaya yaklaşık 19 ton oksijen verirken, 30 tona yakın karbondioksiti vakumlamaktadır. Dolayısıyla 40 ton şeker pancarı 50 ton gibi bir rakamı dünyanın sağlıklılığına bahşetmektedir. Bu bir operasyonel faaliyettir. Dünyanın doğal dengelerinin korunmasında çok özel bir yapı. Dünyanın en büyük problemi olan hava kalitesinin, yerkürenin, atmosferin bozulmaya başladığı, özellikle fosil kökenli yakıtların yanmasıyla havadaki oksijen yerine karbondioksiti pompalayan düzeneği tersine çeviren biomas kökenli yenilenebilir enerjilerin bu tür katkılarının olduğunu da dikkate alırsak, yenilebilir enerjiye dünya önümüzdeki günlerde daha çok ihtiyaç duyacaktır. Dolayısıyla kim yatırım yapıyorsa hem kendi sanayi tesisine, hem de dünyaya katkı vereceğini bugünden söylemek mümkün" dedi.

 

"DEVLET MEMRULUĞU DÜŞÜNDÜĞÜM BİR YÖNTEM DEĞİLDİ"

1985 yılında devlet memurluğundan istifa etmesini anlatan Recep Konuk, "Devlet memurluğu düşündüğüm bir yöntem değildi. Rahmetli babamın ısrarıyla oldu. Babam, 'Devlet sana emek verdi, okuttu. Onun borcunu ödemelisin' dedi. Ben bunun üzerine 5 yıla yakın çalıştım. Daha sonra istifa ederek ticari hayata atıldım. 10 yıla yakın ticaretle uğraştım. Bu anlamda da bölgemize ciddi katkılar ürettiğimizi düşünüyorum. Daha sonra belediye başkanlığı görevimiz oldu. Sonra da konya Kooperatifi, konya Şeker ve

PANKOBİRLİK görevlerini şu anda yürütüyorum. Gerek ticari, gerekse idari birikimlerimizi buradaki arkadaşlarımızla hep beraber harmanladık ve doğru sonuçlar adlık diye düşünüyorum" şeklinde konuştu.

 

"YÖNETİM KURULU BAŞKANI OLDUĞUM GÜNKÜ BAKİYE TABLOSUNU UNUTAMIYORUM"

Recep Konuk, konya Şeker'de unutamadığı bir günü ise şöyle anlattı: "konya Şeker'in kapısından girdiğimiz günden bugüne her tarafta bir anı var. Tabi ilk, hiç unutamadığım benim için zor olan, yönetim kurulu başkanı olduğum gün konya Şeker'in bakiyelerini istedim. konya Şeker'in borcu, alacağı nedir? O günkü tablo beni çok ürkütmüştü. Onu hiç unutamıyorum. Ama nasıl çözeceğimizi biliyordum, çözdük de. Benim için rakamları öğrendiğim an çok önemli bir andır."

 

Ekonomi Haberleri

Turizmcilerden 'Oteller Boş' İddialarına Yanıt
DÜĞÜN TAKILARI KİMİN?
KONYA'DA KONUT SATIŞLARI HAREKETLENDİ!
Türk Devletleri Arasında Dijital Ticaret Köprüsü Kuruluyor
KONYA'DA TRAFİĞİ DURDURACAK GELİŞME