'Konya Gölleri ve Sorunları' konferansı

Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cengiz Akköz, ''yakın gelecekte temiz suyun en önemli materyal olacağını, yaşam kaynağı olduğu için petrol gibi bir enerji kaynağından çok daha önemli olacağını'' vurguladı.

Doç. Dr. Akköz, Konya Çevre ve Orman Müdürlüğü'nde düzenlenen ''Konya Gölleri ve Sorunları'' adlı konferansta, Türkiye'nin ortasında bulunan Konya'nın göller bölgesi içerisinde yer aldığını söyledi.

Türkiye'nin en büyük tatlı su gölü Beyşehir ile yüz ölçümü olarak 2. büyük gölü olan Tuz Gölü'nün büyük bir kısmının da Konya sınırlarında bulunduğunu ifade eden Akköz, ''Konya'da toplam 15 adet doğal göl, 4 adet obruk ve onlarca değişik büyüklüklerde sulama barajı ile gölet bulunmaktadır. Coğrafi konum olarak kurak bir iklime sahip olan Konya, sulak alanların sayı ve miktarları göz önüne alındığında hiç de küçümsenmeyecek oranda zengin sayılır'' dedi.

Akköz, canlığını sürdüren göllerin büyük bir kısmının uluslararası öneme sahip sulak alan statüsünde bulunduğunu ve koruma altına alındığını vurgulayarak, şunları kaydetti:
''Konya göllerinin en önemli sorunu su azlığı, yani kuraklık ve aşırı su çekimidir. Su kaynaklarında azalma ve sığlaşmanın yanı sıra yanlış tespit ve müdahalelerle doğal populasyonların tahribi neticesinde yerli türlerin yok olması, ekolojik çeşitliliğin azalarak göllerin verimsizleşmesi söz konusudur. Özellikle aşırı sulu tarım faaliyetleri için sınırsızca açılan kuyular neticesinde yer altı su seviyesindeki düşmeler, gölleri besleyen damarların göllerle bağlantısını kopararak göllerin küçülüp kurumasına neden olmaktadır. Konya'daki göllerin tamamen kuruduğu, yok olduğu yönünde haberler çıkıyor. Göllerdeki su seviyeleri düştü ama hepsi için 'tamamen kurudu' demek yanlış.''

Göllerin yok olmasının iklim değişimlerine, kuraklığa, ürün çeşitliliğindeki azalmaya kadar pek çok olumsuz duruma neden olduğunu belirten Akköz, sulak alanların kurumasının biyo çeşitliliğin azalmasına, yeni hastalık etmeni olacak canlıların türemesine, ekolojik dengenin tahribine yol açtığını bildirdi.

Tüm bu olumsuzlukları ortadan kaldırmak ve azaltmanın bozulan ekolojik dengeyi yeniden eski haline döndüremeyebileceğini söyleyen Akköz, ''Ancak suyun akılcı kullanımı, kaynak israfının önlenmesi, kirleticilerin azaltılması ile mevcut durum iyileştirilerek sürdürülebilir bir ekolojik denge sağlanabilir. Türkiye sulak alan açısından hiç de küçümsenemeyecek bir potansiyele sahiptir. Bu potansiyeli akılcı yönetir ve verimli kullanırsak gelecek yıllarda dünyanın sayılı gelişmiş ülkelerin başında yer alabiliriz'' diye konuştu.

Akköz, ''yakın gelecekte temiz suyun en önemli materyal olacağını, yaşam kaynağı olduğu için petrol gibi bir enerji kaynağından çok daha önemli olacağını'' düşündüğünü ifade ederek, ''bunun da su kaynaklarının korunması ve sahip çıkılması için son derece geçerli bir sebep olduğunu'' kaydetti.

Konferansa, Konya Meteoroloji Bölge Müdürü Ertuğrul Şen, İl Çevre ve Orman Müdür Vekili Hasan Küçükaydın, TEMA Konya İl Temsilcisi Namık Ceyhan ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Sağlık Haberleri

Bahar aylarındaki göz alerjisi görme kaybına yol açabilir
Kanser Tedavisinde Yeni Dönem: Kemoterapi Artık Bir "Öcü" Değil
Sosyal Medya Tuzağına Düşmeyin: Bilinçsiz Spor Sakat Bırakıyor!
Dakikada 6 Can: Aşıların 50 Yıllık Mucizevi Karnesi
Kilo vermek için başvurduğu merkezde kanser olduğunu öğrendi