Umur Talu bugün Sabah gazetesinde yayınlanan köşe yazısında, Mustafa Balbay'a ait olduğu iddia edilen günlüklere madde madde değinirken, önemli bir noktaya parmak bastı. Konu eski Genelkurmay Başkanı emekli Org. Hilmi Özkök ile ilgili. Talu, Org. Özkök ile diğer üst düzey komutanlar arasındaki 'belge' alışverişini bakın nasıl irdeliyor:
Umur Talu / Sabah'daki köşe yazısından ilgili kısım:
...
9. Darbe tasavvur edenlerin Org. Özkök'ü açık hedef gördükleri açık da; Büyükanıt ve Başbuğ'u da yıpratmak istedikleri giderek daha açık olacak. Ekibin emekliliği öncesinde; ama esas emekli olduktan sonra, "darbe, müdahale karşıtı" gördükleri iki isim hakkında çeşitli söylentilerle.
10. "Balbay Günlükleri" doğru ise; Org. Özkök belki "yen"e dikkat etmiş ama kolu da kırmak için bastırmış: İki komutandan Eruygur'un önüne "Ayışığı Sonatı" darbe bestesi diskleri (muhtemelen görev süresi uzatma ihtimali) koymuş; Örnek'in önüne ise, Balbay'a göre, "Yeterli bulmayıp üç kez istediği mal varlığı... Trilyon". Artık klasik müziğe yatkın olup "Ayışığı Sonatı"nın bestecisine atıfla "Beythoven" diye yazılan her kimse, onun önüne de (Balbay'ın yazdığına göre) özel hayat! (Hayat tuhaf: Bir yıl önce, piyanist Gülsin Onay Yalıkavak Marina ve Gümüşlük'te "Ayışığı Sonatı"nı da çaldığında, iki konserde de dinleyici arasında "Ayışığı darbe projesi"ndeki artık emekli komutan da yok muydu! "Ayışığı"nın öylesi daha huzur verici miydi!)
Soru şu: Jandarma eski Komutanı Şener Eruygur ile emekli Oramiral Özden Örnek dışında bahsi geçen üçüncü komutan kim? O 'özel hayat' neden bu kadar önemli?