Serdar Turgut-Akşam
Kapatma kararı zor gözüküyor
Cumhurbaşkanı ile Başbakan, istedikleri zaman istedikleri kadar uzun görüşmek için yüzlerce imkâna sahipken, insanların kafasında kuşku yaratacak biçimde gizlice bir evde buluşup konuşuyorlarsa...
Üstelik o görüşmeye ev sahipliği yapan kişi, kendisine soru yöneltilince ‘Eee ne var bunda’ diye konuşabiliyorsa...
Ve bu buluşmanın komşu ziyareti gibi bir şey olmasına inanmamızı bekleyebiliyorsa...
Başbakan ise, İstanbul’dan Ankara’ya hareket etmeden önce ‘Neden gidiyorsunuz?’ sorusuna cevap verecek yerde kızarak, öfkelenerek azarlama yolunu seçiyorsa...
Son günlerden biraz çıkıp geriye gidelim...
Bir ülkenin Başbakanı ve Genelkurmay Başkanı, yine bir araya gelip baş başa konuşmalarının binbir yolu varken, Dolmabahçe Sarayı’nda bir araya gelip uzunca konuşurlarsa...
Ve konuşmadan sonra ikisi de açıklama yapmayacaklarını, bu görüşmenin içeriğinin kendilerinde sır kalacağını söyleyip gizemli bir hava yaratırlarsa...
Bütün bunlar olursa, biraz spekülasyon yapmak zorundayız. Çünkü haber kaynaklarımız göz göre göre bizimle dalga geçiyor gibi.
Biz de olayları anlamlandırmak için yoğun düşünmek zorunda kalırız.
Ben diyorum ki:
Eğer tahmin ettiğim gibi Ergenekon davası, ‘Derin devlet’i tasfiye operasyonu olma yerine, kendi içinde zaten bir derinliği olan devletin, kendisinden bağımsız çalışan, yoldan çıkmış unsurları tasfiye operasyonu ise...
Ve bu operasyon başarıya ulaştığı takdirde devlet normal işleyişine ulaşacaksa... ‘Derin devlet’ işleyişleri de bir kurala bağlanacaksa...
Eğer karar buysa, bunu Başbakan ve Genelkurmay Başkanı ile Cumhurbaşkanı’nın ortak vermesi gerekmez mi?
Dolayısıyla, Dolmabahçe’de Ergenekon soruşturmasının ana hatları konuşulmuş olamaz mı?
Ve konuşmanın üzerine göstere göstere bir gizlilik örtüsü çekilerek anlayanlara bir mesaj verilmiş de olamaz mı?..
Ben Cumhurbaşkanı’nın pazar akşamı Başbakan ile bir evde gizlice buluşup Ergenekon sürecini konuşmuş olabileceklerini düşünüyorum.
Eğer devletin, kendisinden bağımsız hareket etmeye başlayan unsurları tasfiye ederek ‘Derin devlet’i normal işleyişine kavuşturmak gibi bir planı gerçekten varsa...
Bunun hemen kolayca yapılabilecek bir şey olmadığı, devlet ve yandaş örgütler arasında ciddi bir mücadele yaşanacağı da kesindir.
Ergenekon iddianamesinde birçok kez, Ergenekon örgütlenmesinin TSK ve MİT içinde katiyen olmadığının açıkça vurgulanması da ilginç gelmedi mi size?
Peki mutlaka öyledir de, yani şimdi memleketin altını üstüne getirmekte olduğu söylenen bir örgüt var iken, askeri istihbarat ve MİT gibi bir örgütün bundan hiç haberinin olmadığına inanmamızı mı bekliyorlar ki acaba?..
Tamam buna da inanalım da; hiçbir şeyin göründüğü gibi olmayabileceğini de göz ardı etmeyelim.
Bence, Başbakan, Cumhurbaşkanı ve Genelkurmay Başkanı, devlete çeki düzen verme konusunda anlaştılar ve yoldan çıkmış unsurları da devletten temizleyecekler.
Yani; devletin gücünü sağlamak için üçünün birbirlerine ihtiyaçları var ve bu konuda mutabık kaldılar.
Dolayısıyla; bu ortamda AKP’nin kapatılması da mümkün gözükmüyor.