Ergenekon Terör Örgütü (ETÖ) soruşturması kapsamında evinde arama yapılan ve teknik takibe takıldığı ortaya çıkan Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Star Ana Haber Bülteni'nde Uğur Dündar'a açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanlığı seçiminde 367'nin mimarı Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Ergenekon soruşturmasıyla ilgili yeni bir icadda buldu. "Savcı sayısı 40'a çıksın. "
İşte o kunuşmalar:
Uğur Dündar'ın “İfadede şu anda toplumda saygın konumlarını muhafaza eden insanların adları bir anlamda karalanıyor. Bunları doğruluk derecesi teyit edilmeden belgelendirilmeden bu şekilde daha önce iddianamenin eklerinde çarşaf çafşaf yayınlanması ve bugün de haber kanallarıyla toplumla paylaşılması hukuka ne kadar sığıyor? Bu insanlar kendilerini nasıl aklayacak ?” sorusuna cevap veren Sabih Kanadoğlu, “Türkiye'nin bir hukuk devleti olmadığının net kanıtıdır. Hukukun üstünlüğünün hiç dikkate alınmadığı bir ülke halindeyiz. Bu elbetteki bir Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılmalıdır.
SAVCILAR SİZDE BU İFADELERİ DİKKATE ALMAYIN GÖNDERMESİ !!!!!
Tuncay Güney'in 8 yıl önce İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde verdiği ifadesini değerlendiren Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, “Klasik bir söz olacak ama 'Allah' derim. O dönemin İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcısı ve diğer savcı meslektaşlarımı kutlamak istiyorum. Çünkü o dönemde bu ifadeyi ciddiye alınmamasını sağladıkları için kendilerini kutluyorum.
Uğur Dündar'ın, “Tuncay Güney, çeşitli televizyon programlarına katılarak bu ifadenin işkence altında alındığı söyledi. Görüntelere bakıldığında işkence gören bir insan izlenimi vermiyor ama şu olabilir mi... Birkaç gün bekletildikten sonra ya ben bunlara bildiklerimle birlikte bir sürü yalanı da söyleyim ve bu işten yakamı sıyırayım şeklinde düşünmüş olabilir mi?” sorusuna Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu şu yanıtı verdi:
“Öyle olduğunu bir an için varsayalım. Dediğim gibi bu bir yasal delil niteliği midir ? Bu dinlediğimiz hususlar üzerinde söylediği kişilerin bir terör örgütünün üyesi, yöneticisi veya lideri olduğu konusunda bir karar verme imkanına sahip değilsiniz. Yani bu tür iddialar diyelim herhangi bir şekilde başka delillerle belgelenmedikçe ona dayanak olmadığı sürece bunu zaten kullanamazsınız. Birisi çıkacak anlattıklarını bütünüyle dinlediğimizde şunu söyleyeceksiniz. ‘Bu adam neymiş, bu adam kimmiş.’ O her işin içinde. Şimdi örgütü sayıyor. Devrin Genelkurmay Başkanı burda. Kuvvet komutanları burda. Bunlar örgüt kuruyorlar. Ama bir başka önemli olay var. Buna bir değer taşıyan kişiler, milletimizin, halkımızın aklıyla alay etme yoluna sapmış olurlar. Onun için böyle birşeye teşebbüs etmek bunu ortaya koyar.
KANADOĞLU'NUN YENİ İCADI: 40 SAVCI
“Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun hiç zaman kaybetmeden bu soruşturmayı yürütmekte olan Savcılar Kurulu'na yetenek, bilgi itibariyle bu soruşturmayı canlandıracak tekrar hayata geçirecek çok değerli ama miktar olarak fazla kişilerin görevlendirilmesi lazım. Bunu tutacaksınız, 3 kişi mi 4 kişi mi, bunu 40 kişi yapabilirsiniz. Çünkü bu işi artık savsaklamaya, bunu bir tarafa bırakmaya tahammülü yok. Bu olayın mutlak bir biçimde açıklamaya ihtiyacı var. Bunu açıklamadan rahat etme olanağımız yoktur. Bunu yargı kendi başına bırakılmak kaydıyla çözer”