Kadınlar örtünüyor, korkuyorum!

Meral Tamer, 'Ben korkmuyorum ama korkan kadınların sesini iletiyorum' diyor

Kadınlarımız örtünüyor, ben korkuyorum

 

Binlerce başı açık kadını, son dönemde neredeyse eşlerinden boşanma noktasına getirecek tartışmaya Milliyet ve KONDA, noktayı koydu

Sadece cenazelerde başlarını örten kentli, iyi eğitimli, orta üst gelirli kadınlarla eşleri arasında, son 5-6 aydır birdenbire alevlenen hararetli bir tartışma konusu var.

Bu ailelerde kadınlar, 22 Temmuz seçimlerinden sonra "Türkiye'de perde perde yükselen muhafazakârlık, 8-10 yıl sonra bize kadar uzanır mı?" diye derin bir endişe duymaya başlamışken, eşleri - ilginçtir- bu konuda en ufak bir kaygı taşımıyor.

Bu endişeyi duyan kadınların, AKP iktidarını kategorik olarak reddetmediğini, önyargısız olarak değerlendirmeye çalıştıklarını da belirtmeliyim.

 

Hemen kavga çıkıyor

Neredeyse her akşam ailece yemeğe oturulduğunda laf dönüp dolaşıp bu konuya geliyor ve eşler arasında çocukların hiç de alışık olmadıkları şekilde, ses tonlarının yükseldiği, hatta masadan buz gibi soğuk bir ifadeyle kalkıldığı karı-koca kavgası çıkıyor!

Tuhaftır ama lise-üniversite yıllarından beri içtikleri su ayrı gitmeyen arkadaş gruplarında bile, bir araya geldiklerinde bu türban meselesi bir anda alevlenebiliyor. Yine erkekler bir yanda, kadınlar diğer yanda...

 

KONDA'nın dün gazetemizde yayımlanmaya başlayan "Gündelik yaşamda din, laiklik ve türban" başlıklı büyük araştırması, "son ayların modası" olan bu eşler arası tartışmada umarım erkeklerin ufkunu açacaktır!

KONDA'nın araştırmalarının ne kadar güvenilir olduğu hepimizin malumu. 1999 seçimleri öncesinde tüm araştırma şirketleri MHP'yi göz ardı ederken Tarhan Erdem'in % 17.2'lik tahmini tuttuğunda KONDA, benim için farklı bir klasmana geçmişti. 22 Temmuz öncesinde nabız tutmak için gittiğim İç Anadolu'da karşılaştığım manzara, KONDA'nın AKP için seçimlere 1 hafta kala yaptığı % 47'lik oy tahminiyle tamamen örtüşüyordu; dolayısıyla bana çok gerçekçi görünmüştü.

 

Kadınlar örtünüyor

Şimdi de KONDA diyor ki:

"Türkiye'de başını örtmeyenlerin oranı 2003'te % 35.8'ken, AKP'nin iktidarda olduğu son 4 yılda % 30.6'ya düşmüştür; dolayısıyla başını örtenlerin oranı son 4 yılda % 64.2'den % 69.4'e yükselmiştir. Başını başörtüsüyle değil de türbanla örtenlerin oranı ise 4.7 kat artarak % 3.5'ten % 16.2'ye yükselmiştir.

2003 araştırmasında yetişkin kadınlar arasında başını örtenlerin sayısı 13 milyondu. Bugün 14 milyon. Türban takan kadınların sayısı 500 binden 2 milyona çıkmış bulunuyor."

 

Ya Tanrı, ya devlet!

Durum budur. Bu tablonun AKP'ye önyargısız yaklaşmaya çalışan kadınları sadece kendileri için değil, çocuklarının da geleceği açısından endişelendirmesi doğaldır. KONDA ekibinden Bekir Ağırdır'ın özel sohbetimizde altını çizdiği gibi "Türkiye'de milliyetçilik de, muhafazakârlık da hızla siyasallaşıyor. İnsanlar urganlarla kendilerini bir yerlere bağlama ihtiyacıyla ya devlete, ya da Tanrı'ya bağlanıyor."

Evet, karşımızda Tanrı ile devlet arasında sıkışmış bir siyaset var. Bu siyaset çözümden çok korku üretiyor. Ve bu korkuları da yukarıda tarif ettiğim kadınlar, en derinden hissediyor.

Not: Başlıktaki "Ben korkuyorum" ifadesi, korkularını bana her fırsatta ileten kadınların sesini duyurmak içindir.

 

Meral Tamer-Milliyet

Medya Haberleri

Sosyal medya fenomeni Murat Övüç hakkında hapis talebi
Megastar Tarkan’dan 9 günde 50 bin kişilik konser rekoru
Barış Murat Yağcı, Survivor dönüşü gözaltına alındı
Sosyal medya fenomeni Mika Raun gözaltına alındı
Acun Medya yöneticisi Esat Yontunç havalimanında gözaltına alındı