İstanbul aşığı eski profesyonel dansçı Büyükelçi

Meksika'nın Ankara Büyükelçisi Barcena:- "İstanbul'a bayılıyorum. Dünyanın en muhteşem şehirlerinden biri. Aslında insanlığın en muhteşem şehirlerinden biri. Türkiye'de yaşadığım ve İstanbul'a birçok kez gitme fırsatım olduğu için kendimi çok ayrıcalıklı

ANKARA (AA) - ECENUR ÇOLAK / SULTAN ÇOĞALAN - Meksika'nın Ankara Büyükelçisi Martha Barcena, severek görev yaptığı Türkiye'den görev süresinin dolmasıyla kısa süre sonra ayrılacağını belirterek, "İstanbul'a bayılıyorum. Dünyanın en muhteşem şehirlerinden biri. Aslında insanlığın en muhteşem şehirlerinden biri. Türkiye'de yaşadığım ve İstanbul'a birçok kez gitme fırsatım olduğu için kendimi çok ayrıcalıklı hissediyorum." dedi.

Türkiye'de 2013'ten bu yana görev yapan Büyükelçi Barcena, Türkiye-Meksika ilişkileri, TİKA'nın çalışmaları ile profesyonel olarak yaptığı bale hakkında AA muhabirine açıklama yaptı.

İki ülke ilişkilerinin son 3,5 yıldır yeni bir boyuta taşındığını dile getiren Barcena, göreve başladığında iki ülke arasında çok fazla anlaşma bulunmadığını, bugün ise çok farklı sektörlerde 14'ten fazla anlaşmanın mevcut olduğu bilgisini paylaştı.

Meksika'nın, Türkiye'nin Latin Amerika bölgesindeki stratejik ortaklarından biri olduğunu, iki ülkenin birbirlerini yeni tanımaya başladığını ifade eden Barcena, ilişkileri geliştirmek amacıyla Ulusal Komisyon kurulduğunu anımsattı.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun bu ay Meksika'ya yaptığı ziyarette iki ülke arasında ilişkilerin değerlendirildiğini belirten Barcena, ayrıca ziyaret sırasında Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) Meksika ofisinin açıldığını anlattı.

Barcena, Meksika'daki yerel yönetimle çok aktif bir iş birliği yapan ve çok başarılı çalışmalara imza atan TİKA'nın engelliler, cinsiyet, eğitim ve birçok alanda çalıştığını kaydetti.

Türkiye'deki verilere bakıldığında taraflar arasındaki ticaret hacminin geçen yıl 1,3 milyar dolar seviyesinde olduğunu, iki ülkenin kapasitelerinin bu rakamın artırılması için yeterli olduğunu vurgulayan Büyükelçi Barcena, 2006-2015 yıllarında iki ülke arasındaki ticaret hacminin her geçen yıl arttığına, öte yandan geçen yıl küresel ekonominin ve iki ülkenin kendi spesifik sıkıntıları nedeniyle daha önceki dönemler kadar artış gözlenmediğine dikkati çekti.

Meksika'da yatırım yapan 36 Türk şirketinin bulunduğunu dile getiren Barcena, bu şirketlerin inşaat, tarım, halıcılık ve diğer alanlarda çalıştığını anlattı.

Barcena, Türkiye'deki Meksika şirketlerinin İzmir, Kayseri ve Samsun'da yatırımlarının bulunduğunu, ayrıca bazı Türk taşeron şirketlerin boru hattı inşaatında çalıştığını kaydetti.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nun ülkesini ziyaretinde gündeme gelen bir diğer önemli konunun, Serbest Ticaret Anlaşması olduğunu dile getiren Barcena, tarafların bir an önce görüşmelerin tamamlanması konusunda fikir birliğine vardığını söyledi.

İkili ilişkilerde turizmin önemine de işaret eden Büyükelçi Barcena, "Ancak geçen yıl karşılıklı turizm gidiş-gelişleri önceki yıllara göre daha az. Önceki yıllarda 50 bin Meksikalı turist, Türkiye'yi ziyaret ederken geçen yıl bu oran 20 bindi. Türkiye'den ise ülkeme 10 bin kişi gitti. Bu sayının artacağını düşünüyorum." dedi.

Kültürel alanda Meksika'nın Türkiye'nin değişik bölgelerinde faaliyetler düzenlediğini ifade eden Barcena, sadece İstanbul ve Ankara'da değil İzmir, Eskişehir, Samsun, Trabzon, Mersin ve Antalya'da Meksika sanatı ve kültürünü tanıtan etkinlikler düzenlediklerini söyledi.

Söyleşide 15 Temmuz darbe girişimine değinen Büyükelçi Barcena, "Meksika, 15 Temmuz darbe girişiminin kınayan ilk ülkelerden biri. Meksika olarak, Türk halkıyla işbirliği ve dayanışma içerisinde olduğumuzu belirttik." dedi.

Barcena, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ve Meksikalı mevkidaşının FETÖ konusunda görüş alışverişinde bulunduklarını da kaydetti.

- Bale tutkusu

Eski bir dansçı olan Büyükelçi Barcena, çok severek yaptığı baleye 6 yaşında başladığını söyledi.

İlkokulu bitirdikten sonra da tutkuyla devam ettiği dansa ciddiyetle sarıldığını, her gün dersler bittikten sonra bale kursuna gittiğini dile getiren Barcena, 18 yaşında Ulusal Genç Dansçılar Topluluğuna katıldığını ve iki yıl boyunca profesyonel olarak çalıştığını kaydetti.

Dansçı olmanın disiplin gerektirdiğine dikkat çeken Barcena, ancak belli bir süre sonra sağlık sorunları yaşadığını anlattı.

"Vücuduma değil beynime güvenebileceğime karar vererek üniversiteye gittim. Kariyerime yoğunlaştım." diye konuşan Barcena, çocukken sevdiği arkadaşlarıyla dans gösterilerine gittiğini, 7 veya 8 yaşlarında annesiyle Bolşoy Balesine gittiğini söyledi.

Müzik ve dansı her zaman sevdiğini dile getiren Barcena, ancak bir süre sonra profesyonel dansçılığı bırakmak zorunda kaldığını, ancak 30 yaşında küçük amatör gruplarda dans etmeye devam ettiğini kaydetti.

Büyükelçi Barcena , geçen yıl Ankara Devlet Opera ve Balesi'nde sergilenen "Frida" oyunu için işbirliği yaptıklarını da anlattı. Balenin eklem ve kasları zorladığını söyleyen Barcena, belli bir yaştan sonra her gün pratik yapılmadan devam edilemeyeceğini belirtti.

Esnekliğini kaybetmemek için yoga ve pilates yaptığını dile getiren Barcena, artık profesyonel olarak değil sadece eğlence için dans ettiğini söyledi.

-Türk dizileri

Meksika'da birçok Türk dizisinin yayınlandığını ama en popülerinin "Fatmagül'ün Suçu Ne?" olduğunu anlatan Barcena , ailesinin de bu diziyi izlediğini belirtti.

Barcena, Meksika'da şu anda "Şeref Meselesi" dizisinin yayınlandığını söyledi.

- "Türkiye, Meksika'ya daha çok benziyor"

Türkiye'den önce eş zamanlı olarak Danimarka, Norveç ve İzlanda bölgelerinden sorumlu Büyükelçilik görevini yürüttüğünü kaydeden Barcena, kuzey ülkelerinden Türkiye'ye gelişinin kendisi için büyük bir değişiklik olduğunu belirtti.

Büyükelçi Barcena, şunları kaydetti:

"Türkiye, kuzey ülkelerine kıyasla Meksika'ya daha çok benziyor. Bizler daha esnek insanlarız. Doğaçlama yapmaya eğilimliyiz. Kuzey ülkelerinde ise öyle değil. Her şey önceden planlanıyor, çok net. Mesela, işe tam 08.00'de gidip 17.00'de çıkarlar. Türkiye veya Meksika'da ise gerekirse 21.00'e kadar bile çalışabilirsin. Ya da, Danimarka'da arkadaşlarınla görüşmek için yeri ve zamanı önceden planlamak gerek. Çünkü ev ve çocukların sorumluluğu herkesin üzerinde. Ama Türkiye veya Meksika'da bir arkadaşını arayıp 'Haydi bu akşam bir şeyler yapalım' diyebilirsin. Ya da örneğin 'Seni yemeğe davet ettim, beni gelmeden sadece bir saat önce arayıp, hey şu arkadaşım da gelebilir mi' diye sorabilirsin ve 'Tabii ki evet' cevabını alırsın. Danimarka'da ise bu neredeyse imkansız. Böyle bir şey yaparsan şok olurlar, çünkü orada her şey planlı olmalı."

Türkiye ile Meksika'nın ailevi özelliklerinin de benzer olduğunu anlatan Barcena, geniş aile kavramının olduğu iki kültürde özellikle bayramlarda tüm aile üyelerinin bir araya gelmesi geleneğinin bulunduğunu söyledi. Barcena, ülkesinde Noel'in veya Posadas bayramlarının, Türkiye'de de Ramazan iftarları, Ramazan ve Kurban bayramlarının, aile ve arkadaşlarla bir araya gelerek kutlandığını ifade etti.

- "Dünyada İstanbul'la kıyaslanabilecek çok az şehir var"

Ankara Büyükelçisi olarak 4. senesini tamamlamasına birkaç ay kaldığını söyleyen Barcena, Türkiye'ye diplomatik görevinden önce de seyahat amacıyla geldiğini anımsattı.

Türkiye'ye ilk defa 15 yaşındayken geldiğini hatırlatan Barcena, "Büyükannem ödül olarak beni bir Avrupa turuna çıkarmıştı. İstanbul'a da uğradık. Hiç unutmam, Adalar'ı ziyaret etmiştik. Efes ile Kuşadası'na da gitmiştik. Daha sonra turist olarak eşimle İstanbul'a birkaç kez daha geldim. İstanbul'a bayılıyorum. Dünyanın en muhteşem şehirlerinden biri. Aslında insanlığın en muhteşem şehirlerinden biri. Türkiye'de yaşadığım ve İstanbul'a birçok kez gitme fırsatım olduğu için kendimi çok ayrıcalıklı hissediyorum. İstanbul'u çok seviyorum. İzmir'i de çok seviyorum, harika bir şehir. Ama İstanbul, İstanbul yani. Dünyada İstanbul'la kıyaslanabilecek çok az şehir var."

- "İzmir, doğduğum kente benziyor"

Türkiye'de bir Türk olarak yaşama şansı olsaydı İzmir'i seçeceğini kaydeden Barcena, güzel yemekleri, sıcak havası ve hayat dolu muhteşem insanları olan İzmir'i doğduğu şehir Veracruz'a benzetti.

Efes, Çeşme, Alaçatı ve Ayvalık'ı çok sevdiğini ifade eden Barcena, "Ama İstanbul başka, dünya üzerinde İstanbul'la karşılaştırılabilecek bir şehir yok, belki bir tek Roma olabilir." diye konuştu.

Türkiye'de İstanbul, İzmir, Efes, Çeşme, Alaçatı, Bergama, Balıkesir, Ayvalık, Çanakkale, Antalya, Alanya, Mersin, Adana, Samsun, Trabzon, Mardin, Konya, Nevşehir, Kapadokya, Eskişehir, İnegöl'ü gezdiğini anlatan Coqui, görevini tamamlamadan önce de "en iyi yemeğin yapıldığı yerler" olan Gaziantep ve Şanlıurfa'ya gitmek istediğini belirtti.

Türkiye'de her gittiği bölgenin birbirinden farklı olduğunu vurgulayan Barcena, insanların dış görünüşlerinin ve kılık kıyafetlerinin bile farklılık gösterdiğini anlattı. Barcena , "Türkiye'de gördüğüm en güzel insanlar, Ege Bölgesi'nden. Kadınlar çok güzel, erkekler çok yakışıklı. Türkler genel olarak çok güzel ama ülkenin o bölgesi gerçekten inanılmaz." dedi.

-"Türk mutfağını çok seviyorum"

Türk yemeklerini ve Osmanlı mutfağını çok sevdiğini belirten Barcena , "Bütün Türk yemeklerini yiyebilirim, Türk mutfağını çok seviyorum. Hünkarbeğendi ise benim favorim." diye konuştu.

Büyükelçi Barcena sözlerini şöyle tamamladı:

"Neredeyse 4 yılım doldu ve yakında Türkiye'den gidiyorum. Türkiye'den ayrılacağım için çok üzgünüm ama 4 yıl burada yaşama fırsatım olduğu için kendimi çok mutlu hissediyorum. Türkiye harika, muazzam bir ülke. Türkiye, olağanüstü, cömert, son derece misafirperver ve aynı zamanda da güçlü ve inatçı insanlarla dolu vazgeçilmez bir ülke. Size İspanyolca'da 'Tercos Turcos' diyorum. 'İnatçı Türkler' anlamına geliyor. Ama inatçı olmanız iyi bir şey çünkü güçlü olduğunuzu gösteriyor. Bu inatçılık olmasa, aslında değerlerinize ve fikirlerinize bu bağlılığınız olmasa diyelim, Türkiye bugünkü halinde olmazdı. Türkiye çok güzel bir ülke. Neresine gidersen git şahane. Her zaman görecek bir yer, keyfini çıkaracak bir şeyler var. Yemekleri de harika. Türkiye'deki deneyimim muhteşem geçti, sadece iki ülke ilişkilerinin gelişmesi bakımından değil, aynı zamanda kişisel deneyimlerim de harikaydı. Burada çok iyi dostlar bırakacağım çünkü Türkler tıpkı Meksikalılar gibi kocaman kalbi olan çok iyi insanlar."

AA

Gündem Haberleri

BEDELİ VATANDAŞA KESİLDİ
Konyalılar Erzurum'a sahip çıktı
Kadıköy’de cami yetersizliği: Cemaat sokakta namaz kılıyor
Deprem Bölgesinde 14 Bin 202 Derslik Tamamlandı
"FAİZ DE YOK, SENET DE"