Rauf Tamer - Posta
Gayet basit
Parti kapatılmasına değil bizim partinin kapatılması’na karşıyız.
Askeri darbelere değil, bize darbe yapılması’na karşıyız.
Şiddete değil, bize şiddet kullanılması’na, adaletsizliğe değil, bize adaletsiz davranılması’na karşıyız. Futbolda saha kapatılmasına değil, bizim sahamızın kapatılması’na karşıyız. Anlaşıldı mı?
***
Örnekleri çoğaltabiliriz.
Çünkü, 40 yıldır, senin hırsızın kötü, benim hırsızım iyidir. Senin teröristin çirkin, benim teröristim güzeldir.
Dokunulmazlık sana değil, bana lâzımdır.
Kartel Medyası eğer senin değil benim ise mesele yoktur.
Velhasıl, demokrasi çok hoş şeydir ama benim partim kazanmışsa.
İşte.
Durum bundan ibarettir.
***
Başkalarının başına gelen felâketleri, tıpkı sizin başınıza gelmiş gibi özümleyemiyorsanız ne yapayım?
Menderes silahla indirildi.
Demirel silahla -2 kere- indirildi.
Erbakan, postmodern bir darbeyle indirildi.
Erdoğan? Yargı yolu’yla indirilme aşamasında.
Peki, sizin başınıza böyle bir şey geldi mi? Hayır. Niye gelsin.
Çok şükür siz hiç iktidar olmadınız ki... Aman ha, sakın olmayın...
En iyisi ezeli ve ebedi muhalefet.
***
Şimdi son olaya bakalım.
Yargı siyasallaşmıştır diyenlerle yargıya inancımız tamdır diyenler karşı karşıya.
İkisine de inanmayın. Çünkü ikisinde de nalıncı keseri çalışıyor.
Biz ne ateist kaleciler gördük... Penaltı atılırken tirtir titreyip Allah’a dua ediyordu.