Hediyeleşmek mi rüşvet mi?

Prof. Dr. Ramazan Altıntaş

 

İslam, sosyal barışa büyük değer verir. Hediyeleşmek sosyal barışın sağlanmasına manevi yönüyle katkı sağlar. Bu sebeple dinimizde hediyeleşmek, Hz. Peygamberin sünnetidir. Nitekim bir rivayette: “Ashabım, hediyeleşiniz ki, birbirinize sevginiz artsın” buyrulmuştur. Çükü hediyeleşmek, gönüllerden kin, kıskançlık, güvensizlik ve öfke gibi kötü huyların ortadan kaldırılmasına hizmet etmekle kalmaz, bozulan gönülleri tamir eder ve muhabbetle birleştirir. Bundan da toplumsal barış fayda görür.

Öte yandan kötü niyet görülmedikçe verilen hediyenin geri çevrilmesi ahlaki açıdan doğru değildir. Çünkü Hz. Peygamber; “davete icâbet edin, hediyeyi geri çevirmeyin” buyurmuştur.  O halde herhangi bir Müslüman, Müslüman kardeşinin davetine icabet etmeli ve kendisine verilen hediyeyi geri çevirmemelidir.

İslam’da ameller, niyetlere göredir. Dolayısıyla, hediyeleşmekte de niyetimiz iyi ve temiz olmalıdır.  Hediye verirken, başkalarına gösteriş yapmak ya da bir menfaat elde etmek amacı taşınmamalıdır. Bir başka ifade ile hediyeler, rüşvete çevrilmemelidir. Böyle bir niyet taşımak, yaptığımız güzel davranışın Allah katında boşa çıkarılmasına hizmet eder. Eğer, hediyede böyle bir amaç sezilirse, o hediye asla kabul edilmemelidir.  Çünkü hediye adı altında verilen bu rüşvet, ya bir başkasının hakkını ihlal etmeye ya da hak etmediğimiz bir göreve getirilmeye aracı kabul edilmiş sayılabilir. Her iki tutum da dinimizde hoş görülmemiştir.  İnanan bir insan, bu tür yanlışlıklara aracı olmadığı gibi âlet de olmamalıdır.

Toplumsal çürümenin önüne geçmek için, yönetici konumunda bulunan kimseler başta olmak üzere, adâletin, hak ve hukukun dağıtıcısı olanlar, davalılardan adı hediye bile olsa asla hiçbir maddi yardım almamalıdırlar.  Bu konuda Hz. Peygamberin uyarısı anlamlıdır: “İdarecinin hediye alması haramdır. Hâkimin rüşvet alması küfürdür”. Kısaca verdiği hizmet karşılığında hiçbir memur veya âmir, hakkı olmayan bir hediye ve ücreti asla kabul etmemelidir.  Hz. Peygamber döneminde zekât toplamakla görevli bir memur vazifeden döndüğünde bizzat Rasulullah’a: “Şu size, bu da bana hediye verildi” demişti. Bunun üzerine Hz. Muhammed, şiddetle onu uyardı: “Hayret, sen doğru bir adam isen, babanın, annenin evinde otursaydın, sana bu hediyeler verilir miydi, verilmez miydi görseydin ya!” buyurdular. Bu sebeple her türlü kamu hizmeti yapan kimseler adı hediye bile olsa, hak ettiği maaşının dışında vatandaştan asla maddi bir şey almamalıdır. Yoksa kamu gücünü kötüye kullanmış olurlar. Böyle bir davranış yasalara göre suç, dinimize göre günah sayılmıştır.

Toplumun çekirdeği ailedir. Aile fertleri arasında hediyeleşmek sevgi ve saygı bağlarını kuvvetlendirir. Nitekim Hz. Peygamber: “Biriniz yolculuktan evine döndüğünde bir hediye getirsin. Taş gibi değersiz bir hediye ile de olsa, onlara sürpriz yapsın” buyurmuşlardır. O halde eğer imkânımız varsa, aile mutluluğunu sağlamak adına eşlerin birbirlerine, anne-baba ve çocuklara hediye almaları güzel bir davranıştır. Ayrıca en güzel hediyeleşme zamanlarının bayram ve doğum günleri olduğu unutulmamalıdır.

Meşrû bir çerçevede hediyeleşmek, Yunus Emre’mizin dediği gibi gönüller yapmanın bir başlangıcıdır.

Hediyeleşmek, sevgi medeniyetinin temelini oluşturan barış ve dayanışmanın çok önemli bir parçasıdır.

Hediyeleşmek, dost kazanmanın ve dostlukları pekiştirmenin bir aracıdır.

Hediyeleşmek,  iyilik ve güzelliklerin topluma egemen olmasını sağlayan gönüllü bir yardımlaşma türüdür.

Hediyeleşmeden elde edeceğimiz sevabı, rüşvet ile imha etmeyelim.

Gelin o halde hediyeleşelim, bu bir ayet, bir hadis, ya da bir âlimin yol gösterici sözü bile olabilir. Hediye, salt eşya olmaz.

Unutmayalım ki, hediyeleşmek; toplumsal hayatta sevgi, saygı, birlik ve kardeşlik duygularının ete-kemiğe bürünmesine vücut verecektir. Bundan da toplumsal barış yarar görecektir.

 

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.