Nedir bu “Evet” diyenleri sürekli aşağılama hali? Yok cahilmiş, yok yoksulmuş, yok hainmiş, yok satılmışmış, yok aslında okuduğunu anlamazmış... Nedir bu öfke...
Balçiçek Pamir / Habertürk
Bu hesaba göre ben ‘hıyanet’ içindeyim!
ATATÜRKÇÜ Düşünce Derneği Başkanı, eski Danıştay Başsavcısı, Emin Çölaşan’ın eşi Tansel Çölaşan, dün Söz Sende’de Hatay’da yaptığı konuşmaya açıklık getirdi. Referandumda “Evet” oyu veren yüzde 58’i gaflet, dalalet ve hıyanet içinde olmakla suçlamıştı. Geri adım atmadı. Sadece açıkladı. Açıklamayı da Tarhan Erdem’in araştırmasına dayandırdı. Dedi ki: “Zaten sonuçları yorumladığınızda görünüyor ki, okumuş ve zengin kesim ‘Hayır’ oyu vermiş. Yani okumamış kesim ‘Evet’ demiş. Gaflet derken bunu kastettim. Dalalet ise sapma demektir, yani bu iktidardan medet umanlar, çıkarı olanlar ve bir şekilde menfaat sağlayanlar. Geri kalan ise, Cumhuriyet kurulduğundan beri zaten hıyanet içinde... Bunların sayısı ‘Evet’çilerin yüzde 15’ini geçmez... Hem bu söz benim değil Atatürk’ün sözü!”
* * *
Dün biraz düşündüm. Referandumda ben de “Evet” oyu verdim. Bütün referanduma gidiş süreci boyunca televizyonda her görüşten sayısız uzman konuk ağırladım. Bilmediğim madde, üzerinde konuşmadığım detay yok gibi... Dikkatsizlik, ne yaptığını bilmeme durumu yok yani! Yani gafleti eliyoruz... “Dalalet”e gelince... AKP’yle hiçbir çıkar alışverişim yoktur, üstelik “mahallesizler” kontenjanında ne CHP’ye nede AKP’ye yaranamadığım son derece açıktır. Geriye tek bir sonuç kalıyor... Hıyanet! Düşünsenize, bir cunta anayasasının değişmesi için “Hayır” diyemedim diye hainim!
İhanet içindeyim. Vay be!
* * *
Referandum sonrası “Hayır”cılarda başlayan bu agresif tavır, beni de germeye başladı sonunda... Herkesin oyu kendisine... Hepimizin bir oy hakkı var, neye nasıl kullanacağımıza kim karar verebilir? Hayırsa hayırdır. Evetse evet. Ama nedir bu “Evet” diyenleri sürekli aşağılama hali? Yok cahilmiş, yok okumamışmış, yok yoksulmuş, yok hainmiş, yok satılmışmış, yok aslında okuduğunu anlamazmış, yok bakalım bundan sonra olacaklar için büyük sorumluluk almışlarmış... Mış mış... Nedir bu hırs, anlamak mümkün değil. Nedir bu öfke?
Madem bu kadar okumuşlar...
Madem bu kadar her şeyi biliyorlar...
“Hayır”cılar dönüp aynaya acilen bakmalı, bakmalı ve demokrasinin taşlarından olan bir referandumun sonuçlarına, beğenseler de beğenmeseler de saygı duymaya çalışmalılar...
Yeni Anayasa, Kürt sorunu, Ermeni sorunu...
O kadar çok konuşulacak dert var ki...
Takıldınız kaldınız referanduma...