Havuz enfeksiyonlarına dikkat

“Havuzlarda kullanılan kireç fazla olduğunda gözde tahriş yapabilmekte ve enfeksiyon için ayrıca bir zemin oluşturabilmektedir"

Özel BSK Konya Hastanesi Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Uzmanı Dr. Abdullah Yılmaz havaların düzelmesi ile havuz faaliyetlerinin nispeten arttığına dikkat çekerek, pek çok insanın ortak kullandığı bu suların kolayca kirlenebilmekte ve enfeksiyona neden olduğuna dikkat çekti. Yılmaz, “Havuzlarda kullanılan kireç fazla olduğunda gözde tahriş yapabilmekte ve enfeksiyon için ayrıca bir zemin oluşturabilmektedir. Kontamine havuz sularının yol açabileceği diğer enfeksiyon hastalıkları ise dış kulak enfeksiyonları ve idrar yolu enfeksiyonlarıdır. Bu nedenlerle, durgun, rengi bozulmuş, kirli olabilecek sulara girilmemeli, “temize benziyor” diye düşünülmemeli, suya her ne yerde girilirse girilsin deniz gözlükleri ya da maskeleri kullanılmalı. Enfeksiyon belirtileri, gözlerde kızarıklık, kaşıntı, sulanma, çapaklanma, yanma, batma, ağrı, bazen de görmede bulanmadır” dedi. Dr. Abdullah Yılmaz, Havuzlardan ve okul tuvalet ve lavabolarından bulaşabilecek önemli hastalıkların başında Hepatit-A’nın geldiğini vurgulayarak, “Hepatit A virüsü, hepatit A enfeksiyonuna (HAV) yol açmaktadır. Kuluçka dönemi ortalama 30 gün olup küçük çocuklar hastalığı sıklıkla sessiz veya çok hafif geçirirler. Hastalık genellikle 6 yaşından büyük çocuklarda erişkinlerde görüldüğü gibi ateş, iştahsızlık, halsizlik, kusma ve ishal gibi bulgularla başlamaktadır. Cilt ve gözlerde sararma vardır. İdrar koyu renkte çıkar. Hastalığın en sık görülme yaşı 5-14 yaş arasındaki çocuklardır. Hepatit A enfeksiyonundan taşıyıcılık yoktur. Kronikleşme söz konusu değildir. Bulaş dışkı-ağız yolu ile olmaktadır. Hiçbir bulgusu olmasa da hepatit A geçirmekte olan bir kişi, çevresindekiler için bulaştırıcıdır. Bulaşma hastanın dışkısı ile kirlenmiş her türlü eşyanın veya gıdanın ağza götürülmesi ile olmaktadır. Hepatit A, çoğunlukla salgınlar şeklinde görülmektedir. Hastalanan çocuklarda bulaştırıcılık sarılık belirmeden önce başlar ve klinik bulgular başladıktan bir hafta sonrasına kadar devam eder. Klinik bulgulardan önce bulaştırıcılığın başlamış olması kontrolünü zorlaştırmaktadır. Hepatit A aşısının uygulaması ile Hepatit A hastalığından korunmak mümkündür. İki yaşından sonra aşı iki doz şeklinde uygulanır. 2-6 yaş arasında çocuklarda aşı test yapmaksızın uygulanmakta. 6 yaşından sonra kan testi yapılmakta ve negatif ise aşı uygulaması yapılmaktadır. Hastalıktan korunmada esas prensip dışkı ağız ile bulaşmanın engellenmesidir. Bu yüzden çocukların toplu olarak bulundukları yuva, okul gibi yerlerin ve halka açık havuzların temizliğinin uygun koşullarda olmasına özen gösterilmelidir” şeklinde konuştu.

Sağlık Haberleri

Bahar aylarındaki göz alerjisi görme kaybına yol açabilir
Kanser Tedavisinde Yeni Dönem: Kemoterapi Artık Bir "Öcü" Değil
Sosyal Medya Tuzağına Düşmeyin: Bilinçsiz Spor Sakat Bırakıyor!
Dakikada 6 Can: Aşıların 50 Yıllık Mucizevi Karnesi
Kilo vermek için başvurduğu merkezde kanser olduğunu öğrendi