Konuyla ilgili bir açıklama yapan Dr. Karabulut, “Havaların giderek serinlemeye başlamasıyla beraber solunum yolları hastalıkları (Grip, soğuk algınlığı, bronşit, zatürree gibi) görülme sıklığı arttı. Üst ve alt solunum yolu enfeksiyonları çoğumuz tarafından önemsenmese de hayat kalitemizi düşüren ve ciddi iş gücü kaybına yol açan sağlık sorunlarının başında gelir. Hatta önemsenmeyen bu hastalıklar riskli kişilerde bazen kişinin hayatına mal olabilecek çok ciddi tablolara bile yol açabilir. Bu hastalıklar ani ısı değişikliklerinin olduğu özelliklede sonbahar sonu, kış ve ilkbaharın başında sık görülür. Grip bu hastalıkların en sık görülenlerindendir” dedi. Soğuk havaların neden olduğu hastalıkların başında gelen gribin belirtileri hakkında da bilgi veren Dr. Karabulut, “Grip belirtileri genelde bilindik belirtileridir. Bunlar, yüksek ateş, üşüme ve titreme, vücut kırgınlığı, şiddetli eklem ve kas ağrıları, baş ağrısı, halsizlik, burun akıntısı, genizde dolgunluk ve akıntıdır. Grip özellikle yaşlılar, bebekler, kronik hastalığı (kalp hastalığı, astım, kronik bronşit, şeker hastalığı, kronik böbrek hastalığı, AIDS vb.) olanlarda ağır seyretmekte ve ölümlere neden olmaktadır. Yakınmaların şiddetli olduğu, ateşin çok yüksek olduğu, üç günlük istirahata rağmen ateşin düşmediği, genel durumun bozuk olduğu durumlarda hasta hekime başvurmalıdır. Yaşlılar ve kalp, böbrek ve şeker gibi kronik hastalığı olanlar gribin belirtileri başlar başlamaz hekime başvurmalıdır. İnfluenza virüsleri tükürük damlacıkları ile bulaşır. Hastalık kapalı ve kalabalık yerlerde hızla yayılır. Özelikle okullar, kışlalar,yurtlar,bakım ve huzur evleri gibi kalabalık ve topluca yaşanılan ortamlar hastalığın yayılmasında önemli rol oynar.Hastalık hasta kişilerin bulunduğu ortamlarda hapşırma ve öksürük ile virüs bulaşmış eşyaların ortak kullanımı ve virüsle kirlenmiş ellerle (tokalaşma) bulaşır” diye konuştu.
GRİPTEN NASIL KORUNABİLİRİZ?
Gribin nedenleri, bulaşma yollarını açıklayan Dr. Karabulut, gripten korunmanın yollarını da şöyle açıkladı: Hasta kişilerle yakın temastan kaçının, özelikle kapalı mekanlarda ve havalanması iyi olmayan yerlerden mümkünse uzak durun, el temizliğine özen gösterin, ellerinizi sık sık sabunla yıkayın, eller göz ve burunla mümkünse temas etmemeliyiz. Kalem, kitap, bardak vb. özel eşyalarınızı hasta kişilere kullandırtmayın, mevsime uygun giyinin. Korunma amacı ile geliştirilen aşıların her yıl formülü yenilenmektedir. Eylül ve kasım aylarında tek doz olarak yapılması önerilmektedir. Herkesin aşılanması gereksizdir sadece gribe yakalanma riski olanlar ve grip olduğunda ölüm riski fazla olan kişilerin aşı yaptırılması önerilir. Bunları da şöyle söyleyebiliriz, 65 yaş üzeri kişiler, kronik kalp hastaları, şeker hastaları, kronik bronşit hastaları, kan hastalığı olanlar. Topluma hizmet veren ve insanlarla sıkı temasta olan kişilere aşı önerilmektedir. Aşılar her yıl sonbahar aylarında(Eylül-Ekim) piyasaya çıkarılmaktadır. Bilinenin aksine grip için antibiyotik kullanımının faydası yoktur. Hastanın istirahat etmesi, bol sıvı alması, ağrı kesici ve ateş düşürücü gibi ilaçların kullanması önerilir. Özellikle istirahat etmek, hastayı ölümcül komplikasyonlardan korur hem de hastalığın etrafa yayılmasını önlemektedir.