İkinci Ergenekon iddianamesinde örgütle PKK bağlantısını gözler önüne seren ilginç bilgiler yer alıyor. Gizli tanık Deniz, Tuğgeneral Bahtiyar Aydın'ın 1993 yılında PKK tarafından öldürülmediğini, helikopterden indiği sırada bir asker tarafından vurulduğunu ve o askerin de başka bir askerin açtığı ateş sonucu hayatını kaybettiğini söyledi.
Gizli tanık, 1993 yılında TSK'nın terör örgütüne karşı Diyarbakır kırsalında geniş çaplı operasyon başlattığını, kendisinin de o bölgede PKK militanı olarak yer aldığını ifade ediyor. Operasyonda PKK militanlarının imha sürecinde olduğu anda Türk askerlerinin telsiz konuşmalarında 'Geri çekiliyoruz, paşa vuruldu' sözlerini duyduğunu, paşanın örgüt mensupları tarafından vurulmadığını daha sonra öğrendiğini kaydediyor. Tanık, "Lice'de PKK'nın büyük bir baskını olduğu söylenerek paşanın ilçeye gelmesi sağlandı. Helikopterden iner inmez bir asker tarafından vuruldu. Vuran asker de başka bir asker tarafından öldürüldü. İkisinin birlikte helikopter ile Diyarbakır'a getirildiğini öğrendim. Bu olayı PKK'nın yapmadığını, en üst düzey örgüt mensuplarından bizzat öğrendim. Bahtiyar Aydın isimli paşanın ne amaçla ve kim tarafından öldürüldüğünü bilmiyorum. PKK'nın en üst düzey mensuplarından bazılarının da imha edilmesi aşamasına gelindiği esnada böyle bir hadisenin olması, karanlık nokta olarak kaldı." diyor.
PKK, Bingöl'de 33 askeri pusuya düşürdü
Aynı gizli tanık, 1993 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın Güneydoğu Anadolu'daki problemler konusundaki projelerinin örgütte olumlu karşılandığını belirterek, Öcalan'ın Lübnan'daki Bekaa kampında basın açıklaması yaparak tek taraflı ateşkes ilan ettiğini anlatıyor. Bu açıklamadan sonra Bingöl'de 33 askerin Doktor Süleyman kod adlı Sait Çürükkaya kontrolündeki PKK örgütü mensuplarınca vurulduğunu anlatıyor. Gizli tanık, bu olayla yeşeren umutların tamamen kaybolduğunu, devletin çözüm arayışlarına girdiği dönemde PKK içerisindeki bir grubun bu eylemi gerçekleştirmesine, bu askerlerin de korumasız, silahsız olarak tehlikeli bölge üzerinden gönderilmesine hiçbir zaman anlam veremediğini kaydediyor. Ancak şimdiye kadar bu olayın Bingöl kırsalındaki PKK'lı ekibin başında bulunan Parmaksız Zeki kod adlı Şemdin Sakık olduğu ve olayı Sakık'ın gerçekleştirdiği biliniyordu.