Mehmet Ali Birand-Posta
Gül gitti, Erdoğan'ın freni fena boşaldı...
Başbakan Erdoğan her geçen gün biraz daha keskinleşiyor, sertleşiyor.
Oysa, ilk karşılaştığımız Erdoğan böyle değildi.
Yine sert çıkışları olurdu. Arada bir dayanamayıp kavga ediverirdi. Ancak çok dikkatliydi. Her defasında, yanı başındaki Gül’ün adeta masanın altından elini tutup “Aman yapma” dediğini hissederdik.
O günler çok başkaydı. Yani 2003-2007 dönemindeki Başbakan farklıydı. Tüm parlamalarına rağmen, dikkatli adım atardı. Ben, sözünü ettiğim bu dönemde Başbakanı frenleyen, uzlaşılı davranmaya iten en önemli faktörün Abdullah Gül olduğuna inanıyorum. Başbakan’a “ Bu konuda hatalısın”diyebilen nadir kişilerden biriydi. Etkiliydi ve Erdoğan da onu dinlerdi.
Zaten bu sayede Avrupa Birliği’nden tarih alınabildi.
Zaten bu sayede kırılmalar yaşanmadı.
Yine aynı dönemde, Başbakan’ın etrafında bir de danışmanlar gurubu vardı. Danışmanlarına güvenir, dediklerini dinler ve uyardı...
Bir de bugünkü duruma bakın.
Başbakan herkesle kavga ediyor. Bilemiyorum, sanki hoşuna da gidiyor. Kavgadan besleniyormuş gibi bir hali var.
Gazetecileri paylıyor, aşağılıyor, toplumun artık medyaya güven duymadığını söylüyor. Bu yetmiyor, Doğan gurubuna karşı cihat ilan ediyor. Bırakın fikir özgürlüğünü, halkı Doğan gurubu gazetelerini almamaya çağırıyor. İnanılamayacak bir yaklaşımla ve göz göre göre Doğan gurubunu baskı altına alıyor.
Bunlar yetmiyormuş gibi, kendine son derece değerli destek veren gazeteci ve yazarları bile, en basit eleştirilerini duyduğunda hemen tersliyor, “ Yesinler seni, yazıklar olsun” laflarıyla hırpalıyor.
Basınla kavga yetmiyor, DTP ile kavga ediyor.
O bitiyor, muhalefete saldırıyor.
Avrupa Birliğini unutup gidiyor...Onu Obama’laştıran Kürt politikasını dahi değiştiriyor.
Anlayacağınız Başbakan Erdoğan değişiyor.
Bakıyorum, etrafı bomboş.
Abdullah Gül yok. Çankaya’ya çıktığından bu yana, artık günü gününe yanında değil. Elini tutup, farklı davranması gerektiğini söyleyemiyor. Artık eski danışman çevresi de yok. Kimseler birşey söyleyemiyor. Tepki göstereceğinden korkuyorlar.
Belki farkında değil, ancak AKP lideri artık Türk toplumunun önemli bir kesiminin dahi Obama’sı değil.
Gel de Abdullah Gül’ün arama.