Ertuğrul Özkök, Başbakan'a sordu...

'Dinç Bilgin'e, Uzan'a, Ciner'e karşı operasyonları biz mi yaptırdık?'

Köşeme kurulmuş bakıyorum
BAŞBAKAN doğru söylemiyor."Köşelerinize kurulmuş, değişime direniyorsunuz" diyor.

Hayır doğru değil.

Arşivler ortada.

Biz yenileşmeye, demokratikleşmeye her türlü desteği verdik.

Bu iddiayı ortaya atan Başbakan, çıkıp açıkça söylemeli.

Hangi değişime direnmişiz?

Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyeliğine mi?

Buyurun bu gazetenin hem Gümrük Birliği'ne üyelik, hem tam üyelik müzakerelerine geçiş aşamalarında attığı bütün manşetler arşivde duruyor.

Avrupa Birliği'ne üyeliğin en güçlü taraftarları, bu grubun gazetelerinde yazıyor.

Genel Yayın Yönetmeni olarak benim yazılarım ortada...

22 Temmuz seçiminden önce, "Oyumu, Türkiye'yi AB üyeliğine götürecek bir partiye atacağım" diye yazı yazdım.

Kopenhag kriterlerini yerine getirmek için gerekli kanun ve Anayasa değişiklikleri sırasında ne yapmışız?

Hepsi ortada.

Kıbrıs'ta çözüm arayışına nasıl destek verdiğimizi, size yakın gazetelerin namuslu köşe yazarları da teslim etti.

Kürt sorununu çözmek istediniz de bizden köstek mi geldi?

Ekonomik reformları yaparken ayağınıza mı dolandık?

Özelleştirme programlarınızın önüne mi yattık?

* * *

Ama siz değişim denince, sadece üniversitede türbanın serbest bırakılmasını anlıyorsanız, aklınıza sadece imam hatip okulları geliyorsa, o başka.

Orada da fikrimizi hep açık açık yazdık.

Üniversitede türban serbest bırakılsın, ama bunu uzlaşmayla sağlayın dedik.

Gazetecinin, gazetelerin, böyle tartışmalı bir toplumsal konuda fikirlerini söylemeleri ne zamandan beri değişime direnmek oluyor?

Yani bu ülkede, "değişimin" ne olduğunu sadece siz tarif edeceksiniz, herkes de buna hiç itiraz etmeden uyacak.

Değişimden ve basın özgürlüğünden anladığınız bu mu?

Buysa, bu anlayışın, Kopenhag kriterlerinin hangi maddesine tekabül ettiğini de söyleyin.

Bir başka konu.

Cumhurbaşkanı'nın "uzlaşma ile seçileceğini" seçim meydanlarında siz söylediniz, biz de size inandık.

Sonra bu sözünüzden vazgeçince, eleştirdik.

Bu, "değişime direnmek" mi oluyor?

* * *

Başbakan doğru söylemiyor.

"Rakip medya kuruluşlarını yok etmek için yapmadığınızı bırakmadınız" diyor.

Evet. Biz zaman zaman rakip medya kuruluşlarıyla tartışmalara, çatışmalara girdik.

Hepsi karşılıklıydı. Bugün de bizimle kavgaya girenler var.

Ama insaflı olun.

Dinç Bilgin'in bankasına biz mi el koyduk?

Hatırlatayım. Sizden önceki hükümet döneminde BDDK el koydu.

Uzan Grubu'nun medyasına biz mi el koyduk?

Hatırlatayım. Bunu, geriye dönük işleyen kanun çıkarıp sizin hükümetiniz yaptı.

Sabah ve ATV'yi ikinci sahibinin elinden alıp, başka bir gruba devreden, sizin döneminizdeki TMSF olmadı mı?

Bütün bunları size biz mi yaptırdık?

Yani ortada bir yok etme varsa, bunu siz yapmışsınız ve şimdi miting meydanında bizi suçluyorsunuz.

İnsaf!..

* * *

Son nokta.

Bir toplumda "değişimin" ne olduğunu tarif etme yetkisi kimsede değildir.

Benim kafamdaki değişim ile sizinki aynı olmayabilir.

Değişimi istemek kadar, değişime direnmek de haktır.

"Değişimi sadece ben tarif ederim ve buna uymayan herkesi tasfiye ederim, yok ederim" diyorsanız o rejimin adı demokrasi değildir.

Ertuğrul Özkök / Hürriyet

Medya Haberleri

Sosyal medya fenomeni Murat Övüç hakkında hapis talebi
Megastar Tarkan’dan 9 günde 50 bin kişilik konser rekoru
Barış Murat Yağcı, Survivor dönüşü gözaltına alındı
Sosyal medya fenomeni Mika Raun gözaltına alındı
Acun Medya yöneticisi Esat Yontunç havalimanında gözaltına alındı