DTP'ye: Dönün bu tarihi yanlıştan

Kürtlük tek başına sorun değil ve Türklük de tek başına çözüm değil.

Kürtlük tek başına sorun değil ve Türklük de tek başına çözüm değil. Sorun ve çözüm zihinlerde... Mehmet Gündem'in yazısı...

 

Adınıza utanmak da bize düştü…

 

Eyvah aldandık, bazı kütler kandırdı bizi ve bir büyük fırsat kaçıyor şimdi.

Yok mu bu tehlikeli süreci içeriden engelleyecek fikre, vizyona ve yürüğe sahip Kürt siyasetçisi, Kürt aydını, düşünürü, yazarı, çizeri, ozanı, kanaat önderi…

 

Ne çabuk vazgeçtiniz, mücadeleden, ne çabuk pes ettiniz.

Bu kadar mıydı nefesiniz.

Aldattınız bizi.

“DTP hızla PKK'laşır” diyenlere bayram yaptırdınız.

 

Yüzünüzü biran için dağdan çekip, Ankara'ya döndürdüğünüzdeki sözlerinizi sahici kabul edip güvenmiştik size. Kalemlerimizi de sizin için, haklarınız, için, haklı talepleriniz için kullanmış, ezilmişliğinize, yok sayılmanıza, horlanmanıza, fakirliğinize, işsizliğinize isyan etmiştik.

 

Ve Meclis açılıp sizler yemin ettiğinizde de kalemlerimiz şöyle yazmıştı;

“Kütler kadar bizlerde büyük bir sınavdayız; DTP'yi rahat bırakacak mıyız, onu provoke etmeden siyaset yapmasına izin verecek miyiz, onları kürsüde dinleyip anlama gayreti içinde olacak mıyız? DTP'yi kazanmak mı istiyoruz, dağlara doğru sürmek mi?

 

Hepimiz zor bir sınavdayız.

 

DTP üzerinden demokratlığımız, yurtseverliğimiz, aklımız sınavdadır.

Türkiye büyük bir sınavdadır şimdi; Sorun çözmek ya da sorun olmak…”

Siz DTP'lileri, Türkiye'nin demokratikleşme sürecinde “tarihi bir fırsat” olarak bilip öyle ilan etmiştik ama sizler erken manevra yaptınız ve dümen kırdınız.

 

İnsan onuruna ve insan hakkına saygılı, özgürlükçü ve demokrat kesimleri büyük hayal kırıklığına uğrattınız.

Şimdi ne oldu da bu kadar acele terk ettiniz demokrasiyi.

Ne yazık ki siz DTP'liler, hızla PKK'laşma sürecine girdiniz.

22 Temmuz'un ardından beliren ümitleri 8 Kasım da söndürdünüz.

 

8 Kasım DTP'nin demokrasiden vazgeçtiği “anlamlı” bir tarihtir artık.

Bu tarih aynı zamanda bir “İmralı darbesi” olarak da kayıtlara geçecektir.

Şahinler sizden ya da bizden olsun, onlar demokrasiyi sevmezler, kitleleri kışkırtırlar, yoldan çıkartırlar, türlü türlü yöntemler denerler.

 

Şimdi DTP'nin yeni misyonu nedir?

“Meclis'ten provokasyon” mu olacak?

Kriz siyasetinden mi beslenecek?

Kürt sorunun bütün Türkiye'ye yayıp Türkiye'yi çözme çabası mı olacak?

 

Dört aya yakın süren Ahmet Türk'ün tarzı siyaseti, tecrübesi, üslubu, ses tonu, vurgusu, mimikleri İmralı'yı tatmin etmemiş olacak ki, 8 Kasım'daki kaptan ve rota değişikliği sizin “sorun çözmekten vazgeçip, sorun olmaya karar verdiğinizin” ilanı oldu.

 

Dağa yakın, kulağı İmralı'ya ayarlı bir ekip DTP yönetimine el koydu ve demokratik araçlar susmaya başladılar.

Kürt davasına yıllarca emek vermiş iyi bildiğiniz isimlerin; “PKK, üzerinden elini çekmezse DTP hareketi söner. Kürt siyasetçiler Türkiye'nin sorunlarına odaklanmalı, demokrasiye sahip çıkmalı” ikazlarını da ciddiye almadınız.

 

Ve rüyadan Türkiye olarak erken uyandık.

“Kürtlerden bir Türkiye partisi çıkmaz” tezi bir kere daha gerçek oldu, hem de en hızlı şekilde.

 

Daha bir kaç ay önce; “DTP Öcalan'ın talimatıyla kuruldu. PKK ile aralarına mesafe koyamazlar. Zaten Öcalan'ın ağır bir baskısı var, istediği zaman DTP'yi kapatır” diyenlerin de neyi kastettikleri şimdi daha da netleşti.

DTP'nin demokrasi yolculuğu bitmiştir 8 Kasım da.

Militan Kürtlerin sayısı artarken, gücü siyaset yapmaya yetecek Kürtler aranıyor şimdi.

 

Dağa yaslanmış statükocu güçlerle işbirliği yapmayacak, sorun çözme iradesi olan, demokrasiye inanmış, kafasını etnisiteye gömmemiş, çağını idrak eden, insan onuru ve insan hakkı nerede ihlal ediliyorsa “orada mücadeleye hazırım” diyen Kürt aranıyor.

Hayata dağdan bakanlarla olmuyor bu iş.

Sorunu dağda görenlerle de olmadı.

 

Milliyet Gazetesi'nin yayınladığı “Paşalar Geçidi”nde eski Genelkurmay başkanlarının; Kürt sorununa nasıl baktıkları, Güneydoğu gerçeğinden ne anladıkları, terörle mücadelede neden başarılı olamadıkları yönündeki çoğu itiraf gibi açıklamaları da gösterdi ki statükocu yaklaşımlar sorun çözemiyorlar, aksine sorunu derinleştiriyorlar.

 

Statüko her yerde sorundur, çözüm değil.

Tam, Güneydoğu ve Kürt sorunu statükocu yaklaşımlardan kurtuluyor derken, DTP, “Kürt sorunu eşittir Öcalan sorunu” olarak gören ve kendi halkını hiçe sayan Kürt statükosuna takıldı ve çözümsüzlük siyasetinde karar kıldı.

DTP siyasi parti vasfını yitirmiş, PKK'nın uzantılığına soyunmuştur.

Bağımsızlar topluluğu olarak Meclis'e giren DTP, ne yazık ki ne kadar da bağımlı olduğunu ortaya koydu, rotayı değiştirerek. Soru şu; DTP çözümü artık dağda mı arayacak?

 

Kürtler ve Türkler, yani Türkiye bir büyük fırsatı kaçırmıştır.

Kürt sorununda bir oyuncu kendini saf dışı ederken görevini de siyaset dışı kim aktörlere ihale etmek istedi.

Bizi aldatan Kürtlerin yerine bizi aldatmayan Kürtleri arıyoruz.

Kürt sorunu, Kürtlerin sonun değil, Türkiye'nin, demokrasinin sonunudur, hepimizin sorunudur.

Kürtlük tek başına sorun değil ve Türklük de tek başına çözüm değil. Sorun ve çözüm zihinlerde...

 

Kürt sorunu ve Güneydoğu gerçeği; hem DTP'lilere hem de paşalara bırakılmayacak kadar önemli ve derindir.

 

Zaten DTP Kürt sorununu çözecek iradeye sahip olmadığını, hatta çözmek istemediğini ilan etmiştir 8 Kasım da yediği İmralı darbesiyle.

DTP artık çözümün yanında değil, sorunun yanındadır ve potansiyeli yüksek bir soruna dönüşme yolundadır.

 

Ey DTP'liler, dönün bu tarihi yanlıştan.

Unutmayın ki, derin sorunlara, sığ kurnazlıklar yetmiyor. Gelin ve kimsenin gölgesinde kalmadan, onurluca sahici siyaset yapın…

Ödeyeceğiniz bir bedel varsa, gölgede kaldığınız için değil, sahici bir varlık olduğunuz için ödeyin de, o bedeller insanlığa onur katsın.

Ama şimdiki halinizle kandırdınız bizi.

Bu bir umutsuzluk, sitem ve hayal kırıklığı yazısıdır.

Ve sizin adınıza utanmak da şimdilik bizlere düştü.

Mehmet Gündem - Yeni Şafak

Medya Haberleri

Sosyal medya fenomeni Murat Övüç hakkında hapis talebi
Megastar Tarkan’dan 9 günde 50 bin kişilik konser rekoru
Barış Murat Yağcı, Survivor dönüşü gözaltına alındı
Sosyal medya fenomeni Mika Raun gözaltına alındı
Acun Medya yöneticisi Esat Yontunç havalimanında gözaltına alındı