Dinç Bilgin, günah çıkarttı!

Sabah, ATV ve Etibank'ın eski patronu Dinç Bilgin 'in işi zor. Kira evinde onunla konuşuyoruz. Sıkıntılı... Konuşurken arada bir gülüyor, ama bakışları kaygılı... Bir zamanlar Türkiye'nin iki medya patronundan birisiyken bugün önünü göremiyor.

Medya dünyasında sık sık tartışılan "Tetikçi Gazeteci" tabirine eski medya patronlarından Dinç Bilgin'den tarihi bir itiraf geldi: Canavarı yoğuranlardan biri de benim...

Sabah, ATV ve Etibank'ın eski patronu Dinç Bilgin 'in işi zor. Kira evinde onunla konuşuyoruz. Sıkıntılı... Konuşurken arada bir gülüyor, ama bakışları kaygılı... Bir zamanlar Türkiye'nin iki medya patronundan birisiyken bugün önünü göremiyor. 14 yıllık hapis cezasını bozdurmak için gerekirse evrensel hukuka başvuracağını söylüyor. Etibank macerası yüzünden malından mülkünden olan Bilgin, bütün varlıklarına el koyan TMSF'ye sınırsız yetki tanıyan 5020 sayılı kanuna göre kurulan özel mahkemenin uygulamalarını da eleştiriyor.

Etibank'ı satın aldığında zaten batık banka olduğunu başta o dönemin Devlet Bakanı Güneş Taner 'in çok iyi bildiğini, buna rağmen bankanın kendisine satıldığını belgesiyle anlatıyor… İşte konuştuklarımız…
*Siz bir gazeteci ailesinin oğlu ve gazeteci kökenlisiniz. Niye elinizin altında Yeni Asır, Sabah gazetesi, ATV ve öbür yayın organları dururken işadamlığına, daha doğrusu bankacılığa sıvandınız? Açıkça da sormam gerekirse sizi kim ya da kimler bu işe teşvik etti?

O tarihlerde Türkiye çok garip olaylar zinciri içinden geçti. Bir kere iki grup arasında kıran kırana büyük bir rekabet vardı. O rekabet çok sertleşti. Birbirini karalama, küçük düşürmeye dönüştü. O arada da yeni gazeteci tipleri ortaya çıktı.
*Tetikçi gazeteciler mi?

Evet, tetikçi gazeteciler ya da patron adına saldırı yapan gazeteciler, diyebiliriz. Sonuçta da basın kendi işlevinden uzaklaştı. Yine o tarihte bir seçim yapıldı. Bir kısmı, aynen siyasi parti gibi, Tansu Çiller , bir kısmı da Mesut Yılmaz yanlısı oldu. İki başbakan adayından daha çok, iki basın grubu birbiriyle kavga eder oldu. Onunla birlikte de yeni genel yayın müdürü, yazar türleri ortaya çıktı. Ben bunları sanki hiç sorumluluğum yokmuş gibi anlatıyorum. Büyük teknoloji, tiraj kavgaları, basının büyük sermaye, büyüme ihtiyacı.. bozulma demeyeyim de, büyük bir değişime götürdü.
*Peki, bu değişim sizce olumlu mu, olumsuz mu oldu?

Tabii ki olumsuz oldu. Mesleğinden uzaklaşan, ama kıdemli arkadaşlarına göre çok daha fazla para kazanan yeni gazeteci tipleri çıktı. Bu canavarı yoğuran ve ortaya çıkaranlardan birisi olarak benim de bu işte sorumluluğum var.
*İyi de, niye yaptınız bunu?

Bu, bilinçle filan yapılmış bir şey değil. Basın o tarihte öyle bir yola girdi. Belki hatırlarsınız.. Sabah o tarihlerde gazete sahiplerinin basın dışında işi olmaması gerektiğinin kavgasını verdi. Sabah'a karşı olan gazeteler de bunun çok aksini savundular. Hatta iş âlemi de onların yanında yer aldı. Örneğin, rahmetli Vehbi Koç 'un bana mektubu var. Yurtdışında işadamlarının da basın sektörüne girdiğini örnekleriyle yazıyordu. Bütün basın kuruluşlarının aynı zamanda bankaları oldu. Bankası olmayan basın kuruluşları da bankası olanların eline geçti. Ama o dönemde Sabah'ın bankası yoktu. Henüz bankacılık krizi yoktu, ama bir ekonomik krizin patlayacağının işaretleri vardı. Bu seziliyordu. Evet, çok büyük hata yaptım. Bankacılık işine girdim. Böylece de bankası olmayan hiçbir basın grubu kalmadı.
*Sizin, evde sürekli gazete ve kitap okuduğunuzu biliyoruz. Bundan sonra ne yapmayı planlıyorsunuz?

Bir kere önümde uzun bir yargı süreci var. Türkiye adaletine güveniyorum. Adalet çok yüce bir kavram ve beni mahkûm eden mahkemenin dört duvarı arasında değil. Daha başka yerler de var.
*Türkiye'de adalet süreci tıkandı diyelim. Ne yapacaksınız?

Ben oradaki yüce hâkimlere büyük güven duyuyorum. Ama burada hukuk yolları tıkanırsa Türkiye'nin anlaşmalarla kabul ettiği evrensel hukuk var. İnşallah böyle bir şey yapmak zorunda kalmam. Ama öyle olursa da gidip kavgamı oralarda yapacağım.
*Sizin banka sorunlarınız ortaya çıktığı anda Sabah'taki çok kadim dostlarınız toplu halde gazeteyi bırakıp gittiler, Vatan gazetesini kurdular. Siz bunu nasıl karşıladınız?

Ben o zaman bunu çok büyük bir tepkiyle karşıladım. İlk kez Cumhuriyet'e ve size verdiğim mülakatta da onlara karşı nasıl tepki duyduğumu anlatmıştım. Ama kendimi frenlemeye çalıştım. Şimdi görüyorum ki onlar stratejik bir sürecin parçası olmuşlar. Benimle devam etmek ve bir başka tarafa gitmek arasında kararsızlık geçirmişler. Kendi hesaplarına göre de doğru olanı yapmışlar.

Cumhuriyet -Leyla Tavşanoğlu

Medya Haberleri

Sosyal medya fenomeni Murat Övüç hakkında hapis talebi
Megastar Tarkan’dan 9 günde 50 bin kişilik konser rekoru
Barış Murat Yağcı, Survivor dönüşü gözaltına alındı
Sosyal medya fenomeni Mika Raun gözaltına alındı
Acun Medya yöneticisi Esat Yontunç havalimanında gözaltına alındı