Almanya'da görülen Deniz Feneri davasını kampanyaya dönüştüren Doğan Medyasının daha önce manşetlerinden Deniz Feneri Derneği'nin çalışmalarına övgüler düzdüğü ortaya çıktı. Yazarımız Burak Orhan yaşanan büyük çelişkiye dikkat çekti.
VATAN MANŞETTEN VERMİŞ
Almanya’da Deniz Feneri’yle ilgili sürdürülen dava, Hilton arazisinde istediğini yapamayan Aydın Doğan medyası tarafından gündemde sürekli canlı tutuluyor.
AK Parti’yle, Deniz Feneri arasında, Başbakan Erdoğan’la Mehmet Gürhan’ın birlikte çekilmiş fotoğrafı Doğan Medyasının en büyük delili.
Bu fotoğraflarla ilgili en güzel cevabı AK Parti Grup Başkan Vekili Bekir Bozdağ verdi: “O zaman siyasiler her resim çektirdiklerinden ikametgâh ilmühaberi, sabıka kaydı istesin.”
Gerçekten de öyle. Örneğin Hasan Celal Güzel, siyasi parti lideriyken, yakaladığına sarılır
Peki bu mantıkla haberler üreten Doğan Medyasının bir yayın organının da; Deniz Feneri Derneği’nin suç ortağı olduğunu biliyor musunuz?
Nasıl bir suç ortaklığı dersek; Vatan Gazetesi bundan sadece 3 sene önce, Deniz Feneri Derneği’nin yardım faaliyetlerini manşetine taşımış ve derneğin telefonlarını, adresini günlerce yayınlayarak reklamını yapmış.
16 Nisan 2005 tarihli Vatan Gazetesi’nin manşeti, “Öteki Türkiye’nin çocukları.” Deniz Feneri Derneği’nin internet sitesinde yer alan, “1001 çocuk 1001 dilek” kampanyasında yer alan çocukların dileklerine yer veren gazete derneğin iletişim bilgilerini de günlerce duyuruyor.
Şu ifadeler yer alıyor haberde:
Derneğin tanıtımı gazetede yer aldıktan sonra aynı gün derneği çok sayıda bağış yapılmış. Bu durum da Vatan Gazetesi tarafından övgüyle anlatılıyor: İlgili haberin başlığı şöyle:
“Vatan yazdı, bağış yağdı” Haberde yine isteyenlerin nasıl bağış yapacakları anlatılıyor.
Aynı Mengi, 7 Eylül 2008 tarihli “Saptırma sanatı” başlıklı yazısında ise, Başbakan Erdoğan’ı Deniz Feneri Almanya soruşturmasını saptırmakla suçluyor.
CHP’nin ve Doğan Medyasının bugün yaptığını yapalım. Deniz Feneri’yle, Vatan Gazetesi arasında ne gibi ilişki vardır? Açıklasınlar bakalım.
Çamur atmak bu kadar kolay işte.
Burak Orhan / 8 sütun