ANKARA (AA) - Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, "17 Aralık süreci yaşadık. Bu süreç, Türkiye'yi içeriden yıkmanın bir girişimidir, bir nevi 'darbe hazırlığıdır' dedi.
Babacan, cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Etlik Mahallesi'nde düzenlenen mitingindeki konuşmasında 10 Ağustos seçimlerine 2 gün kaldığını, söz konusu seçimlerin Türkiye, millet ve demokrasi için çok önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi.
İlk defa milletin doğrudan kendi oyuyla devletin başkanını seçeceğini vurgulayan Babacan, bunun Türkiye'nin demokrasi tarihinde bir ilk olduğunu ve ilk defa millet ile devletin buluşacağını dile getirdi.
Babacan, Türkiye'nin AK Parti öncesinde zor dönemler geçirdiğini, AK Parti'den sonra ise problemlerin düzeldiğini anlattı.
Türkiye'nin şu anda borç veren bir ülke konumuna geldiğini aktaran Babacan, bugün Merkez Bankasının 130 milyar doların üzerinde rezervi olduğunu kaydetti.
Babacan, Türkiye'nin dünyada sadece insani yardımlarda dünyada 5. sırada olduğunu bildirerek, "Çünkü bizim kültürümüz, 'komşusu açken kendisi tok yatan bizden değildir' diyor. Bugün artık dünyada komşuluk kavramı değişti. Eğer dünyada kardeşlerimiz sıkıntı çekiyorsa Sudan'da, Somali'de, Suriye'de, Irak'ta, Gazze'de kardeşlerimiz acı çekiyorsa 'onlar bizim komşumuzdur' diyoruz. Bugün TİKA kanalıyla dünyada 100'ün üzerinde ülkesinde yardımlarda bulunuyoruz" ifadelerini kullandı.
Türkiye ile uğraşanların olduğuna işaret eden Babacan, şunları söyledi:
"Bizi düşman belleyenler var bunun farkında olmanız lazım. İçeriden bizi çekemeyenler var, dışarıdan yıpratamayanlar 'acaba bunları içeriden nasıl yıpratırız' diye uğraşıyorlar. 17 Aralık süreci yaşadık, bu süreç, Türkiye'yi içeriden yıkmanın bir girişimidir. Bir nevi darbe hazırlığıdır. Başbakanımızı, ailesini, hükümetimizi, AK Parti'yi, milletimizi hedeflediler ama dimdik durunca, doğruyu yapınca ve sağlam iradeyi ortaya koyunca Türkiye'nin önü açıktır."
2023 hedefleri olduğuna değinen Babacan, "Geçen sene yaşadığımız içeriden ve dışarıdan bunca saldırıya rağmen, bunca olumsuz gelişmeye rağmen yüzde 4 gibi Avrupa'nın en yüksek oranlarından birisini yaşadı" dedi.
Babacan, Türkiye'de sadece son 12 ayda çalışanların sayısının 1 milyon 400 bin kişi arttığına dikkati çekerek, Türkiye'de işsizliğin azaldığını ifade etti.
Ekonominin çok iyi durumlara geldiğine dikkati çeken Babacan, bu durumun daha da iyi seviyeye geleceğini sözlerine ekledi.
-İşler: "10 Ağustos'ta milletimiz bir tarih yazacak"
"10 Ağustos'ta milletimiz bir tarih yazacak" ifadesini kullanan Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler de mitingde yaptığı konuşmada, AK Parti olarak cumhurbaşkanının, siyasetin içinden gelmesi gerektiğini söylediklerini ve bu doğrultuda istişareler, kamuoyu yoklamaları yaparak Başbakan Erdoğan’ı aday olarak açıkladıklarını hatırlattı.
İşler, Erdoğan’ın bir dünya markası olduğunu ve 12 yıldır başbakanlık yaparak Türkiye’ye çağ atlattığını belirterek, bu yüzden de vatandaşların Erdoğan’ı girdiği her seçimde daha güçlü desteklediğini söyledi.
Bir yanda milletin adayının bulunduğunu diğer yanda da aday gösterme cesareti gösteremeyen muhalefet partilerinin bulunduğunu belirten İşler, "Cumhuriyet Halk Partisi gibi cumhuriyetle yaşıt bir parti böyle tarihi bir seçimde aday dahi gösterme cesaretinde bulunamadı. Keza diğer muhalefet partisi Milliyetçi Hareket Partisi aynı şekilde aday dahi gösteremedi. Peki biz buradan soruyoruz, 'Ey Kılıçdaroğlu neden aday olamadın, neden cesaret gösteremedin, ey Bahçeli meydanlarda ahkam kesiyorsun, elini kolunu sallıyorsun, neden aday olma cesaretinde bulunamadın?" diye konuştu.
Muhalefetin ortaya çatı formülünü attığını ancak çatının çatırdadığını ve 2 gün sonra yıkılacağını söyleyen İşler, "Bunlar kamuoyunu meşgul ettiler 'çatı aday' dediler ve neticede hiç ismi akla gelmeyen, konuşulmayan, gündeme gelmeyen birisini ve hala ismini öğrenemedikleri bir zatı aday olarak açıkladılar" dedi.
Muhalefetin adayı hem kendi partilerine hem de millete dayatmaya kalktığını anlatan İşler, milletin buna pabuç bırakmayacağını 10 Ağustos'ta çatının altına girenleri sandığın altına gömeceklerini ifade etti.
-"Babasının davasına ihanet etti"
Ekmeleddin İhsanoğlu'nu İslam İşbirliği Teşkilatı'na genel sekreter seçtirdiklerini ve 9 yıl bu görevde kaldığını hatırlatan İşler, "Bu zat bakarsanız 70 küsur yaşına gelmiş bir zat. Babası gerçekten alim, fazıl, muhterem bir insan, ne gariptir ki şu kaderin cilvesine bir bakın babası CHP zulmünden kaçarak Kahire'ye gidiyor orada 61 yılında hakkın rahmetine kavuşuyor oğlu ise önce babasına ihanet etti, babasının davasına ihanet etti ve tuttu Cumhuriyet Halk Partisi'nin adayı olmayı kabul etti. Bundan büyük bir zul olabilir mi?" diye konuştu.
Çatı aday dayatmasının ardında iki muhalefet partisinin bulunduğunu bunun haricinde de 11 irili ufaklı partinin de çatı adaya destek verdiğini anımsatan İşler, "Şimdi bu çatı aday '13 tane parti beni destekliyor' diyor. 13 tane değil de 113 tane olsa ne yazar, bu partilerin toplumda bir karşılığı var mı?" dedi.
Çatının altında Pensilvanya'nın da bulunduğunu söyleyen ve Fethullah Gülen’in yeni bir beddua yaptığını anımsatan İşler, "Fakat bu zat beddua yaparken Gazze'de binlerce masum insanı öldüren İsrail aleyhinde herhangi bir beddua yaptığını gördünüz mü? Acaba neden yapmıyor" diye sordu.
Gülen'in daha önce, "Siyasetle bizim ilişkimiz yok, Cebrail gelse parti kursa ona da destek vermem' dediğini hatırlatan İşler, Gülen'in konuşmasında "iman-ı ekmel", "ihsan-ı ekmel", "rıza-ı ekmel" ifadelerini kullandığını hatırlatarak, vatandaşlara bu cümleleri duyup duymadıklarını ve Türkçe'de böyle şeylerin olup olmadığını sordu.
Seçim sonrası muhalefetin yaşayacağı hezimetin bir bedelinin olacağını, Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’nin bu bedeli seçim sonrası ödeyeceğini belirten İşler, "10 Ağustos'un bir takım faturaları olacak, hep birlikte bu faturaların ödendiğini de Allah nasip ederse göreceğiz" ifadesini kullandı.
Ankara Büyükşehir Belediyesi Melih Gökçek de cumhurbaşkanı seçimiyle ilgili başkentlilere Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı kampanyasında göstermiş oldukları ilgiden dolayı teşekkürlerini iletti.
Bu seçimlerde cumhurbaşkanı adaylarına vatandaşların direkt yardımda bulunabildiklerini anımsatan Gökçek, "Ankara olarak, 131 bin kişi cumhurbaşkanımıza yardım yaparak 81 vilayet içerisinde birinci oldu" dedi.