Coca Cola diktatörlüğüne karşı...

Gazeteci Yazar Hakan Albayrak "Coca Cola diktatörlüğüne boyun eğmeyin" dedi. Siz siz olun, harekete geçmek için herkesin harekete geçmesini beklemeyin. "Bireysel çıkışlarla bir yere varılmaz" diyenlere de aldırmayın.



Hakan Albayrak

Coca Cola firması, meşrubat piyasasının neredeyse tamamını ele geçirdi. Bakkallarda, lokantalarda acımasız bir Coca Cola diktatörlüğü hüküm sürüyor. Siyah mı istiyorsun? Coca Cola içeceksin! Sarı mı istiyorsun? Coca Cola'nın Fanta'sını içeceksin! Gazoz mu istiyorsun? Coca Cola'nın Sprite veya Sen Sun'unu içeceksin! Uludağ'ı, Çamlıca'yı, Aroma'yı, Meysu'yu ara ki bulasın.

Gittiğim her bakkal ve lokantada "Yerli meşrubat var mı?" diye soruyor, "Hayır" cevabı aldığımda "Niye yok?" diye üsteliyor, sonra da Coca Cola diktatörlüğüne boyun eğmenin ne kadar yüz kızartıcı bir suç olduğunu anlatmaya çalışıyorum... ve bu arada gittikçe asabileşiyorum.

Geçenlerde Tunalı Hilmi Caddesi'nde bir tatlıcıya girdim. Buzdolabında Coca Cola, Fanta, Sprite, Sen Sun ve Cappy vardı; Coca Cola familyası... Her zamanki tepkimi gösterdikten sonra, "Bari su içeyim" dedim; ama su ("Turkuaz") da Coca Cola damgası taşıyordu. Kendimi tutamadım; "Bu ne kardeşim? Su bile Coca Cola'nın! Yerli malına gareziniz mi var?" diye bağırdım. Tatlıcı neye uğradığını şaşırdı. "Abi, müşterinin tercihi" gibi şeyler geveledi ağzında. Buna daha çok sinirlendim. "Ne yani," dedim, "Uludağ'a, Çamlıca'ya, Aroma'ya tavır mı koyuyor müşteri? Biz Turkuaz'dan başka su içmeyiz mi diyor?"

"Müşterinin tercihi" bahaneydi tabii. Kek olmadığımı anlayan tatlıcı, Coca Cola'ya boyun eğdiğini itiraf etti: "Buzdolabını Coca Cola veriyor." dedi; "Verirken, içine başka firmaların ürünlerini koymayacaksınız diyor. Biz de anlaşmaya uyuyoruz."

Üç-beş kasa beleş Coca Cola ve tatil çekilişleri filan da varmış galiba…

Adamın sabrını taşırmayı göze alarak "Yazıklar olsun," dedim, "üç kuruşluk promosyonlara yerli sanayii sattınız demek. Coca Cola size birkaç hediye veriyor ama karşılığında Amerikan emperyalizmine hizmet etmenizi sağlıyor. Yerli sermayeyi desteklemenizi yasaklıyorlar ve siz de bu yasağa paşa paşa uyuyorsunuz. Politikacılar memleketi satınca suç oluyor da siz satınca suç olmuyor mu? Onlar Amerikan çıkarlarına hizmet etmeleri karşılığında milyonlarca dolar alırken, siz üç kuruşa fit oluyorsunuz. Bence siz politikacılardan çok daha fenâsınız!"

Tatlıcı sustu, ben konuşmaya devam ettim: "Kardeşim, boyun eğmeyin bu adamlara. Amerika'nın menfaatlerine hizmet etmeyin. Yerli sermayeyi düşünmüyorsanız da Iraklı, Filistinli çocukları düşünün...."

Bir itiraz gelmeyince öfkem yatıştı. Ayrılırken tatlıcıya "Hakkını helal et, sesimi yükselttim, seni üzdüm" dedim. "Yok abi," dedi, "sen haklısın, ama elden bir şey gelmiyor işte."

Elden bir şey gelmiyor!!! Hep aynı mazeret. Elinden geleni yapmayanların mazereti. Siz de bu mazerete sığınarak Coca Cola diktatörlüğüne boyun eğiyor musunuz? Ben boyun eğmiyorum. "Yerli meşrubat var mı?" diye sormakta ısrar ediyorum. Yerli meşrubat hastası olduğum için değil; emperyalizmin çarkına çomak sokmak veya en azından kendimi bir anti emperyalist olarak gerçekleştirmek için yapıyorum bunu. Siz de yapın.

Roger Garaudy anlatıyor: "Epey zaman önce bir İslâm ülkesindeydim. Sudan'da idim. O zamanlar Hasan Turabi Sudan'ın ilham kaynağı idi. Bana soğuk içecekler ikram ediyordu ve arasında Coca Cola da vardı. Kendisine, 'Affedersiniz Turabi, bunun burada bulunması beni çok şaşırttı'dedim. Turabi bana, 'Ben de sizin gibi düşünüyorum. Fakat Coca Cola'yı yasaklatmak istediğimde -coca cola özel bir şirketin ürünü olmasına rağmen-, Amerikan hükümeti bana, "Bunun ithalatını yasaklarsanız, araçlarınızın yedek parçaları size verilmeyecektir" tehdidinde bulundu'dedi." (Amerikan Efsanesi - ABD'nin Dünyayı Yönetme Felsefesi, Roger Garaudy, Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları 2002)

Görünen o ki, Coca Cola 'bizatihî'Amerika Birleşik Devletleri'dir; Coca Cola zaafa düşerse Amerika Birleşik Devletleri zaafa düşer.

Sudan Hükümeti, Amerika'nın şantajına boyun eğmek zorunda kalmış olabilir; ama Sudanlılar Coca Cola diktatörlüğüne karşı çıkarak Amerika'nın bu şantajını boşa çıkarabilirler. Biz de, meşrubat olarak Coca Cola familyasından başka bir şey bulundurmayan bakkal ve lokantaları yerli meşrubat ısrarıyla yola getirerek ABD'ye zarar verebiliriz.

Eric Edelman, ortada ciddi manada bir boykot olmadığı halde "Amerikan mallarını boykot edenlerin başı ezilmeli" deme gereğini duyduğuna göre, boykotun sadece adı bile Amerikalıların ödünü koparmaya yetiyor. Gelin, korktuklarını başlarına getirelim!

NOT: Siz siz olun, harekete geçmek için herkesin harekete geçmesini beklemeyin. "Bireysel çıkışlarla bir yere varılmaz" diyenlere de aldırmayın. Ben aldırmıyorum. Amerikan kolonyalizmine kendi çapımda direnmek bana haz veriyor. Direnişimin hiçbir işe yaramayacağını düşünseydim bile (ki düşünmüyorum), bu hazzı Coca Cola'nın tadına değişmezdim. Milli Gazete


Medya Haberleri

Sosyal medya fenomeni Murat Övüç hakkında hapis talebi
Megastar Tarkan’dan 9 günde 50 bin kişilik konser rekoru
Barış Murat Yağcı, Survivor dönüşü gözaltına alındı
Sosyal medya fenomeni Mika Raun gözaltına alındı
Acun Medya yöneticisi Esat Yontunç havalimanında gözaltına alındı