Çumra Ziraat Odası Başkanı Süleyman Akbaş, mazotun 1 litresinin 2.4 YTL olduğu gübre fiyatlarının geçen yıla göre yüzde 40 zamlandığı Türkiye’de, çiftçinin 1 litre mazot alabilmek için hükümetin verdiği fiyattan buğday satılsa bile 6 kg buğday satmak zorunda olduğunu söyledi. Bu durumda çiftçinin hiçbir şey kazanmayacağını belirten Akbaş “Çiftçi sadece kendisini meşgul edecektir” dedi.
Hükümet iç göçün kentlere kaymasına seyirci
Gazetemizi ziyaret ederek Genel Yayın Müdürümüz Hakkı Biçer’le görüşen Çumra Ziraat Odası Başkanı Süleyman Akbaş, Türkiye’nin milli gelirinin yüzde 11.3’ünü ve ihracatın yüzde 10.2’sini tarım sektörünün oluşturduğunu istihdamdaki tarımın ise yüzde 34 paya sahip olarak önemli bir seviyede seyrettiğini hatırlattıktan sonra “Bu büyüklükteki bir istihdam yükü ile tarım sektörümüz, bir taraftan sosyal sigorta görevi üstlenirken, diğer taraftan ülkemizde önemli bir sorun olan kırdan kente göç sorununun daha da ağırlaşmasını engelleyen başlıca sektör durumundadır. Ancak Hükümetimiz bu olguyu Avrupa Birliği’nin tarım politikaları gereği tarımdaki destekleri keserek iç göçün kentlere doğru kaymasını isteyen politikalar takip ediyor. İşsizliğin yüzde 12’lere dayandığı ülkemizde, kente göç eden ve vasıfsız işçi niteliğinde olan tarımdan kopmuş vatandaşımızın ne şekilde istihdam edileceğinin hesabı yapılmamaktadır ve kentlerde sosyal patlamalara zemin hazırlanmaktadır” dedi.
AB bütçenin yarısını tarıma ayırıyor
Ülkelerin en önemli hayati sektörünün tarım olduğuna işaret eden Akbaş, Avrupa Birliği Katılım Protokolünün 27 bin sayfasının tarımla ilgili olduğunu ve Avrupa Birliğinde tarıma aktarılan desteğin her yıl yaklaşık 45 milyar Euro civarında seyrettiğini belirterek “AB’nin yıllık bütcesi 110 milyar Euro olarak açıklanmıştır. Görüldüğü gibi AB’de bütçenin neredeyse yarısı tarıma aktarılıyor. Ancak Başbakan, tarım sektörüne gereken önemi vermemektedir. Tarım sektörü küçülmüş, çiftçimiz üretimi bırakmış ve toprağa küstürülmüştür. Pancar, buğday, mısır ve arpada ekim alanları daralmıştır. Tarımsal üretimin temel girdilerinden olan gübre ve mazot fiyatlarındaki aşırı artışlar, çiftçiyi gübre kullanamaz ve toprağı işleyemez duruma getirmiştir” şeklinde konuştu.
Akbaş şunları söyledi: 3 Kasım 2002 genel seçimlerinde çiftçiye ucuz mazot sözü veren ve bunu zaman zaman dillendiren hükümetimiz maalesef AB’nin baskılarına boyun eğerek bunu gerçekleştiremedi veya gerçekleştirmek istemedi. Akaryakıt fiyatlarındaki zamlar hasat döneminde neredeyse haftalık otomatiğe bağlandı.
2006 bütcesinde, Tarımsal Destekleme Ödemeleri kapsamında tarıma ayrılan pay yaklaşık 4 milyar YTL’dir. Bu da bütçenin binde 8’ine tekabül etmektedir. Hükümet söylemlerinde tarıma ayrılan payın genel bütçeye oranının yüzde 1’in üstünde tutulacağını söylemesine rağmen bu gerçekleşmemiştir.
Buğday fiyatları üretimin maliyeti değil
Açıklanan buğday taban fiyatları çiftçimize, köylümüze yoksulluk, açlık fiyatıdır. Geçen yıl 36 Ykr olan taban fiyat ve 3 YKr pirim ile 39 YKr olan buğday, maalesef 2006 yılında pirim dahil 41 YKr olarak belirlenmiştir. Yapılan zam sadece 2 YKr’dir. Verilen taban fiyat, üretiminin maliyeti bile değildir. Hükümetin açıkladığı buğday taban fiyatı makarnalık buğday fiyatıdır.
Mazotun 1 litresinin 2.4 YTL olduğu (Dünyanın en pahalı mazotu) gübre fiyatlarının geçen yıla göre yüzde 40 zamlandığı bir ülkede, tarım ne kadar verimli olabilir. 1 litre mazot alabilmek için hükümetin verdiği fiyattan buğday satılsa bile 6 kg buğday satmak durumundasınız. Bu durumda çiftçi hiçbir şey kazanmayacak sadece kendisini meşgul edecektir. Memleket