Çarşamba akşamı Sheraton Oteli’nde çok önemli bir resepsiyon var. Bu belki de cumhurbaşkanı adayının açıklanmasından hemen sonra devletin zirvesinin, kameralar karşısına çıkacağı ilk resepsiyon olacak.
Çünkü, o gün Anayasa Mahkemesi’nin kuruluş günü resepsiyonu var. Ve aynı gün Başbakan Erdoğan Cumhurbaşkanı adayını açıklayacak. Eğer, resepsiyondan önce açıklarsa, devletin zirvesindeki ilk tepkiler, ilk bakışlar, el sıkışmalar gazetecilerin filtresinden geçecek.
Ve tabii yorumlar yapılacak. Çünkü, o resepsiyona Cumhurbaşkanı Sezer’in, Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt’ın, Baykal’ın ve üniversite rektörlerin gelmesi bekleniyor.
Eğer resepsiyondan önce isim açıklanmadıysa bu çok daha ilginç bir "merak manzarası"na dönüşecek...
Sorular, soru dolu bakışlar. Ve tabii zirvede esen rüzgarlar. Sezer geldiyse kimle yan yana duracak? Basına açıklama yapacak mı? Rektörler, muhalefet nerede olacak? Başbakan, Sezer’le bir araya gelecek mi? Çarşamba akşamı saat 20.00’de belli ki herkes "Anayasa Mahkemesi’nin resepsiyonunda olacak"...
ADAY OLMAZSA
Başbakan Erdoğan’ın önünde çok önemli bir soru duruyor. O da şu:
- Cumhurbaşkanlığı bir icraat ve hizmet makamı mıdır? Yoksa yalnızca bir temsili güç makamı mıdır? İşte, papatya falının sonuna geldiğimiz günlerde Erdoğan’ın önünde giderek netleşen soru bu...
Dün Başbakan’a çok yakın bir isimle konuşurken şöyle diyor:
- Evet, adaylık kararı bu sorunun cevabına bağlı olarak verilecektir.
Ve eğer Erdoğan, aday olmazsa yapacağı açıklamanın en temel mesajı şu olacak:
- Bizim daha yapacak çok işimiz var. İcraatın başında Türkiye sevdamızı sürdüreceğiz. O sevda da hizmet sevdasıdır...
Bugün pazartesi. Çarşambaya az kaldı... Kim ne derse desin henüz karar verilmiş değildir... Fatih Çekirge-Hürriyet