Çağlayan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen, Otomotiv Sektöründe Ar-Ge Proje Pazarı ve Tasarım Yarışması etkinliğinde, Ekonomi Bakanlığı'nın otomotiv sektörünü çok önemli ve öncelikli sektörler arasında değerlendirdiklerini kaydetti.
Otomotiv sektörünü daha yüksek katma değerli ve daha yüksek teknolojili yapacak bir yapıya dönüştürmek istediklerini dile getiren Çağlayan, sektörde yerli üretimi artıracak bir yapı arzu ettiklerini belirtti.
Çağlayan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yapmış olduğu yerli otomobil çağrısını, bundan 10 yıl önce kendisi dahil herkesin tuhaf karşılayabileceğini belirterek, artık Türkiye'nin ekonomisinin gelmiş olduğu noktada Başbakan Erdoğan'ın çağrısının bir zorunluluk olduğunu ifade etti.
Yerli otomobilden kastlarının, yerli otomobilin isminin, “Ali, Ahmet, Mehmet” konulması olmadığına işaret eden Çağlayan, geçmişte Türkiye'nin bunu “Doğan, Kartal, Serçe” ismiyle yaptığını, ancak gelinen noktada Türkiye'nin tasarımını, dizaynını Türk mühendisinin yaptığı, yerlilik oranının yüksek olduğu bir otomobil yapması gerektiğini anlattı.
Türkiye'nin otomotiv sektöründe çok önemli ve olumlu gelişmeler gösterdiğine değinen Çağlayan, dünyada 170 fabrikası olan FIAT'ın, Türkiye'deki TOFAŞ Fabrikasının gümüş ödüle layık görüldüğünü, Türk mühendisinin ve Türk işçisinin bir araya gelince yapamayacağı hiçbir şeyin olmadığını ifade etti.
Bakan Çağlayan, Türk otomotiv sanayisinin kendi dizaynını ve tasarımını yapması gerektiğine işaret ederek, “Fevkalade iyi bir yan sanayimiz var. Bugüne kadar geldiğimiz seviye iyi. Ama bugün otomotivi dış ticaret açığı veren konumdan uzaklaştıralım. Geçen sene 2 milyar dolar açık verdik. Bu bize yakışmıyor. Kamu borçları, ihracat büyümesi, turizm başta, her alanda ve yaptığı demokratik reformlarda örnek gösterilen Türkiye'nin tek kusuru cari açık. Bu suratta bir sivilce zaman zaman çıban olan bir şeydir. Biz bunu düzeltmeliyiz” diye konuştu.
Açıklanan teşvik sistemine de değinen Bakan Çağlayan, açıklanan teşvik sisteminin özel sektörün talepleri ve görüşlerinin alınarak oluşturulduğunu kaydetti.
“Bizden kimse fabrikayı kurup kucaklarına vermeyi beklemesin”
Zafer Çağlayan, şunları kaydetti:
“Aslan gibi teşvik sistemi getirdik. Yatırım indirimini geri getirdik. Otomotiv sektörünü büyük ölçekli ve stratejik yatırım başlığına aldık. Türkiye aktarma organı ve motora 6,7 milyar dolar ödeyerek istediğimiz noktaya gelemez. Bir yere gelemeyiz, bunları yapmadan. Biri bana 'yüzde 100 yapalım mı?' diye sordu. Benim güçlü yan sanayim var yüzde 85'ini yapabilir. Yüzde 85'ini yap, ama Türkiye de yap.Stratejik yatırımda yüzde 50 yatırım indirimi verilecek. Yatırım anında kullanılabilecek. 'Yatırımı bitirin sonra gelin' demiyoruz. Geçen günlerde okuyorum ki son derece talihsiz açıklamalar, son derece yanlış değerlendirmeler, dersini çalışmamış birkaç arkadaşımız çıkıp, haksız bir şekilde teşvik sistemini eleştiriyor. Kimse kusura bakmasın biz kimsenin kucağına fabrikayı kurup da vermeyiz. Bunu sanayici yapacak. Biz size destekler vereceğiz. 'Fabrikayı yap kucağıma koy' derseniz, bunlar geçmişte kaldı. Özel sektör ve kamunun bir arada çalıştığı ortam içindeyiz.”
Çağlayan, Türkiye'nin geçen yıl ihracatının yüzde 46'sını ekonomik krizle boğuşan Avrupa'ya yaptığını dile getirerek, Avrupa'da birçok ülkenin yoğun bakım çadırında olduğunu, buna rağmen, 2011 yılında Cumhuriyet tarihinin ihracat rekorunun kırıldığını anlattı.
“Kiribati Cumhuriyetine de ihracat başladı”
“Artık hamallık değil teknik dönüşüm yapmalıyız” diyen Çağlayan, bunu da marka ve inovasyonla yapacaklarını vurguladı.
Geçenlerde, Türkiye'nin dünyada sadece Kiribati Cumhuriyeti'ne ihracat yapmadığını söylediğini anımsatan Çağlayan, Kiribati Cumhuriyetine de ihracat yapılmaya başlandığı, böylelikle Türkiye'nin dünyada ihracat yapmadığı hiçbir ülke kalmadığını anlattı.
Bakan Çağlayan, dünyada ve Avrupa'da yaşanan ekonomik krize rağmen Türkiye'nin ihracatının her geçen gün arttığını dile getirerek, bu yılın mart ayı ihracatının, Cumhuriyet tarihinin en yüksek mart ayı ihracatı olduğunu hatırlattı.
Türkiye'nin 2023 yılında 500 milyar dolarlık ihracat ve kişi başına geliri 25 bin dolara çıkarma hedefinin bulunduğunu anımsatan Çağlayan, Türkiye'nin yakaladığı her alandaki büyüme ile bu hedeflere kolayca ulaşabileceğini belirtti.
Türkiye'nin potansiyelinin farkında olduklarına değinen Çağlayan, 1-16 Mayıs döneminde Türkiye'nin ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5 artışla 6 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini, bunun da sevindirici olduğunu kaydetti.
Eximbank'tan yeni kredi...
Ekonomi Bakanı Çağlayan, Eximbank'ın yeni bir sistem geliştirdiğini belirterek, “Diyoruz ki şirketlerimize; yurt dışında alacağınız, ortak olacağınız şirketlerle ilgili finansmana ihtiyaç varsa Eximbank size iki tür vadeli kredi verecek. Birincisi 2 yıl ödemesiz, 7 yıl vadeli bir kredi olacak. Diğeri de 3 yıl ödemesiz 10 yıl vadeli bir kredi... Bu kredilerin faizleri de piyasanın çok altında olacak. 10 milyon avroya kadar bu krediler Eximbank'ın genel müdürü yetkisinde. 10 milyon avronun üzerindeki kredilerde yönetim kurulunun alacağı kararla olacak” diye konuştu.