Başbakan Erdoğan'ın Doğan Grubu gazetecilerinin kendisi hakkında asılsız iddialarda bulunduğunu söylediği konuşmada 'yandaş medya' olarak tabir edilen gazetelerde de bazı isimlerin de bu furyaya kapıldığını söyleyerek sitemde bulunmuştu. Bu sitemin ardından, Başbakan'a 'yandaş medya' yazarından bir uyarı geldi.
Mehmet Barlas / Sabah
Hep söylenir ya...
- Bozulup havada kalmış uçak yoktur. Bütün uçaklar şu ya da bu şekilde yere inerler!
Bu söylemin siyasete uyarlanması da şöyledir:
- Demokrasilerde sonsuza kadar iktidarda kalmış bir parti yoktur. Bütün siyasi iktidarlar yıpranırlar ve bir gün muhalefete düşerler.
İnançlı siyasetçilerin bu söylemleri değerlendirme biçimi de herhalde şöyle olmalıdır:
- Nasıl hiç ölmeyecekmiş gibi çalışıyor ve yarın ölecekmiş gibi davranıyorsan, iktidarın sorumluluğunu taşırken de kaderinde bir gün muhalefet olmanın bulunduğunu hiç unutma.
DERVİŞ TÜRKİYE'YE DÖNEBİLİR..
Bugünkü Türkiye'nin siyasi ortamına gelirsek...
İktidardaki AK Parti'nin "alternatifsiz" olduğunu yazıp söylemeyen yok.
Ancak hiç unutmayalım ki "Alternatifsizlik", aynı zamanda "Tek Parti" olmak anlamına gelmiyor çoğulcu demokrasilerde.
Bir partinin belirli bir zaman diliminde çok güçlü ve hatta alternatifsiz olması, geçicidir.
Her şey değişebilir
Bir dış olay, ekonomideki bir kriz, bir büyük skandal tüm tabloyu değiştirebilir.
Burada Türkiye'nin siyasetine özgü önemli soru, şu olabilir:
- Diyelim ki bir dramatik gelişme AK Parti'yi zayıflattı. Peki ama zayıflayan AK Parti'nin bırakacağı iktidar boşluğunu hangi siyasi parti doldurabilecek konumdadır? Neticede kamuoyu yoklamalarında muhalefet partilerinden hiçbiri hatırı sayılır varlık gösteremiyorlar.
Bu tablonun da geçici olabileceğini söylemeliyiz.
Bir varsayım yapalım hayalimizde.
Diyelim ki, global ekonomik kriz Türk ekonomisini de öyle vurdu ki, yaygın iflaslar ve işsizlik had safhaya vardı. İktidardaki AK Parti Hükümeti, bu krizle baş etmenin yöntemlerini bulamadı ve seçmen katındaki tutulma oranı yüzde 20'lere düştü.
Böyle bir durum gerçekleşirse ve mesela Birleşmiş Milletler'de yöneticilik yapan Kemal Derviş Türkiye'ye davet edilip bir partinin başına geçerse, acaba bu parti iktidar alternatifi olur mu?
Başta da söyledik.
Bu bir hayali varsayım.
İKTİDARIN CİCİM AYLARI SONA ERDİ
Açık söyleyelim.
İktidarın "cicim dönemi" sona ermiştir.
Şimdi her sorunun büyütülerek tartışılacağı günler gelmektedir.
Hiç unutmayalım. Nasıl sermaye ürkekse, seçmen de oynaktır.
Demokrasinin sağlığını ve değişim ile yenilenmeyi de, zaten bu yüzen ve gezen oylar sağlar.
Mehmet Barlas / Sabah
Hep söylenir ya...
- Bozulup havada kalmış uçak yoktur. Bütün uçaklar şu ya da bu şekilde yere inerler!
Bu söylemin siyasete uyarlanması da şöyledir:
- Demokrasilerde sonsuza kadar iktidarda kalmış bir parti yoktur. Bütün siyasi iktidarlar yıpranırlar ve bir gün muhalefete düşerler.
İnançlı siyasetçilerin bu söylemleri değerlendirme biçimi de herhalde şöyle olmalıdır:
- Nasıl hiç ölmeyecekmiş gibi çalışıyor ve yarın ölecekmiş gibi davranıyorsan, iktidarın sorumluluğunu taşırken de kaderinde bir gün muhalefet olmanın bulunduğunu hiç unutma.
DERVİŞ TÜRKİYE'YE DÖNEBİLİR..
Bugünkü Türkiye'nin siyasi ortamına gelirsek...
İktidardaki AK Parti'nin "alternatifsiz" olduğunu yazıp söylemeyen yok.
Ancak hiç unutmayalım ki "Alternatifsizlik", aynı zamanda "Tek Parti" olmak anlamına gelmiyor çoğulcu demokrasilerde.
Bir partinin belirli bir zaman diliminde çok güçlü ve hatta alternatifsiz olması, geçicidir.
Her şey değişebilir
Bir dış olay, ekonomideki bir kriz, bir büyük skandal tüm tabloyu değiştirebilir.
Burada Türkiye'nin siyasetine özgü önemli soru, şu olabilir:
- Diyelim ki bir dramatik gelişme AK Parti'yi zayıflattı. Peki ama zayıflayan AK Parti'nin bırakacağı iktidar boşluğunu hangi siyasi parti doldurabilecek konumdadır? Neticede kamuoyu yoklamalarında muhalefet partilerinden hiçbiri hatırı sayılır varlık gösteremiyorlar.
Bu tablonun da geçici olabileceğini söylemeliyiz.
Bir varsayım yapalım hayalimizde.
Diyelim ki, global ekonomik kriz Türk ekonomisini de öyle vurdu ki, yaygın iflaslar ve işsizlik had safhaya vardı. İktidardaki AK Parti Hükümeti, bu krizle baş etmenin yöntemlerini bulamadı ve seçmen katındaki tutulma oranı yüzde 20'lere düştü.
Böyle bir durum gerçekleşirse ve mesela Birleşmiş Milletler'de yöneticilik yapan Kemal Derviş Türkiye'ye davet edilip bir partinin başına geçerse, acaba bu parti iktidar alternatifi olur mu?
Başta da söyledik.
Bu bir hayali varsayım.
İKTİDARIN CİCİM AYLARI SONA ERDİ
Açık söyleyelim.
İktidarın "cicim dönemi" sona ermiştir.
Şimdi her sorunun büyütülerek tartışılacağı günler gelmektedir.
Hiç unutmayalım. Nasıl sermaye ürkekse, seçmen de oynaktır.
Demokrasinin sağlığını ve değişim ile yenilenmeyi de, zaten bu yüzen ve gezen oylar sağlar.