Barışa özlem Allah’a özlemdir

Prof. Dr. Ramazan Altıntaş

İslâm, isminin de gereği olarak barış dinidir ve kelime olarak İslâm barış, güven, huzur, mutluluk gibi anlamlara gelmektedir. Dolayısıyla, İslâm’ı din olarak kabul eden kişi, yeryüzünde barış, huzur, güven ve esenlik isteyen, Allah’ın bu amaç için koyduğu ilke ve kuralların gereğini yerine getirmeyi kabul eden insan demektir.

 

Diğer yandan Allah’ın en güzel isimlerinden birisi es-Selâm’dır. Böylece bir müslüman Allah’ın barış olduğunu ve barışa özlemimizin Allah’a özlemden başka bir şey olmadığını bilmesi gerekir. İslam’ın adı barış, Müslüman Müslüman kardeşine  “es-Selamü Aleyküm” derken, barış sinyalleri gönderir.

 

 Namazda sağımıza solumuza “es-Selamü aleyküm  verahmetullah”/Allah’ın rahmeti ve barışı üzerinize olsun” derken, aynı şekilde çevremizdeki varlıklara merhametle muamele edilecekleri ve güvende olmaları gerektiğini  istediğimiz mesajı verilmiş olmuyor mu?

 

 Gayr-i müslimlere  bile: “Es-Selâmü alâ meni’t-Tebea’l-Hüdâ?Selam hidâyete tabi olanlara” (Taha 20/47) derken, hiçbir dil, din ayrımı yapmadan bulunduğumuz ortamlara barışı ve güveni taşımış olmuyor muyuz?

Yine namazda “tahiyyat duası okurken:

“Es-Selâmü Aleyke Eyyühe’n-Nebiyyü verahmetullahi Ve Berakâtüh” derken, ne dediğimizin bilincinde miyiz?

Aynı şekilde “Es-Selâmü Aleynâ ve Ala İbâdillâhi’s-Sâlihîn” derken, ne dediğimizin bilincinde miyiz?

 

Bu duâlardan öğrendiğimiz kadarı ile, Müslüman’ın dilinde selam/barış, rahmet, bereket kelimeleri, soyut anlam alanından somut alanlara  inmesi, yankılanması ve anlam bulması gerekir. Yani, Müslüman bulunduğu yerde barışın temsilcisi, barışın sözcüsüdür. Aynı zamanda selam, çevremizdeki insanlara güven telkin etmenin de adıdır.

 

 Müslümanlar için “din” sadece yaşadığımız dünyâda barışı, kardeşliği, hoşgörüyü, acıma ve affetmeyi hayatımızın temel ilkesi haline getirmeyi ahlâkî prensip edinmemizi istemekle kalmamakta, öteki dünyanın adının da barış yurdu olduğuna dikkatlerimiz çekilmektedir. (Bkz. el-Maide 5/16.)

İslâm’a göre insan hayatı kutsaldır ve bu hayatın korunması için emniyet, huzur, güven, özgürlük ve barış ortamının sağlanması gerekir. İslâm’ın en önemli hedeflerinden biri, güvenilen bireyler yetiştirmektir. Bu hedefe ulaşmak, dinin ahlâkî boyutunun temel alınmasıyla mümkündür. İnsan hayatına büyük değer veren İslâm dini, haksız yere bir kişiyi öldürmeyi tüm insanlığı öldürmekle eşit tutmuş; bir insanın canını kurtarmayı da, bütün insanların hayatlarını kurtarmaya denk saymıştır. (Bkz. el-Maide 5/32). İşte İslam’ın insana bakışı budur.

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.