Aydın DOĞAN'ın borazanı mısın?

Emre Aköz: Bunun yüzü kızarmıyor. Hiçbir şey olmamış gibi devam ediyor..

SABAH YAZARLARI ARASINDA KAVGA
Sık sık Sabah gazetesinin yayın politikası hakkında rahatsızlıklarını dile getiren Hıncal Uluç'un bu tavrı, gazete yönetiminden tepki görmese de, aynı gazetenin köşe yazarı Emre Aköz'ün tepkisini çekiyor. Uluç'un aynı zamanda Doğan Grubu gazetesi Hürriyet'in spor ekinde her hafta düzenli olarak yazı yazmasına, Aköz daha önce de tepki göstermişti.

"AYDIN DOĞAN'IN BORAZANI"

Emre Aköz, bugünkü yazısında Hıncal Uluç'un Sabah hakkındaki eleştirilere gazete yönetimide tepki göstermemesine de sitem ederken, Uluç'u da 'Aydın Doğan'ın borazanı' olmakla suçladı. 

Dün sizinki yine sayfanın tepesinden sırıtıyordu. Onun yerinde başkası olsa, sırıtmakla kalmaz, " Demediğimi bırakmadım, yapmadığımı koymadım; yine de el üstün tutuyorlar " diyerek kahkahalarla güler.

Ne mi yaptı?
Tam 30 (otuz) hafta boyunca, Sabah'ın bir numaralı rakibi Hürriyet gazetesinin salı günleri verdiği Spor ilavesinde, " söyleşi " kisvesi altında hiç sektirmeden yorum yaptı. Yani maaşını buradan aldı ama gitti Hürriyet'in daha çok satması için destek verdi.

Bu davranışı tazminatsız olarak kapının önüne konulmasını gerektiriyordu.

Peki, şimdi kalkmış ne diyor biliyor musunuz: " Doğan Grubu, Sabah'ı bitirmek, yok etmek istiyor. "
Evet, aynen böyle diyor.

Ne kadar doğru bir laf değil mi?
Madem Aydın Doğan'ın gerçek niyetini biliyorsun, ne diye ona katkıda bulunuyorsun? Hem de bunu çalıştığın gazetenin bir numaralı rakibiyle yapıyorsun.

Demek ki sen, 30 hafta boyunca çalıştığın yeri batırmak, yok etmek istedin. Bunun için uğraştın.
Başkası yapsa, " Atın bunu " der. " Hain " ilan eder. (Ben buna boşuna " AD Borazanı " demedim.)

"BUNUN YÜZÜ KIZARMIYOR"
Başka şeyler de var.

Mesela " yarım sayfa " yazı döşeniyor: Neymiş; gazetecilik bitmiş. Nasıl bitmiş, efendim?
Sizinkinin iddiasına göre, spor medyası G.Saray'ın teknik direktörü Skibbe'nin eşinin Türk olduğunu, ancak ağustos sonlarında öğrenmiş.

Bizim Spor Müdürü Serdar Ali Çelikler, ertesi gün kupürüyle cevabı yapıştırıyor suratına: "Taa 15 Haziran günü yazdık bunu. Kocaman haber yaptık."

Suçlamışsın, yerden yere vurmuşsun, küçümsemişsin. Düpedüz uydurduğun, kendi gazeteni dahi okumadığın, kanıtıyla ortaya çıkınca insan biraz utanır değil mi?
" Pardon, o haberi atlamışım " filan der. Hiç olmazsa bu konuda iki satır yazar.

Ama yok. Bunun yüzü kızarmıyor. Hiçbir şey olmamış gibi devam ediyor.

Genel ahlakı, meslek etiği bu düzeydeki bir insana neler yapılabilir?
Benim ölçütlerime göre haddi bildirilir, olmadı güle güle. Başkasının ölçütü farklıdır elbette: Kimi baş tacı eder, kimi tepesine çıkarır.

Ölçüt filan diyorum ama çok da emin değilim; belki de bu bir zevk meselesidir.

Medya Haberleri

Sosyal medya fenomeni Murat Övüç hakkında hapis talebi
Megastar Tarkan’dan 9 günde 50 bin kişilik konser rekoru
Barış Murat Yağcı, Survivor dönüşü gözaltına alındı
Sosyal medya fenomeni Mika Raun gözaltına alındı
Acun Medya yöneticisi Esat Yontunç havalimanında gözaltına alındı