Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun cenazesinde en dikkat çekici isim Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ'du...
Muhsin Yazıcıoğlu, 12 Eylül darbecileri tarafından 7.5 yıl hakkında iddianame bile hazırlanmadan hapse atılmış, sonra da suçlanmadan serbest bırakılmıştı.
Darbe ve darbecilerle savaşa ömrünü adayan Yazıcıoğlu'nun "Tankların önünde boyun eğmem" lafı dillere pelesenk olmuş ve Yazıcıoğlu, 28 Şubat'ta kendisine önerilen üst düzey makamlara rağmen, adeta tankların önünde durmuştu.
Yazıcıoğlu 27 Nisan E-Muhtırasına karşı durmuş ve Köşk seçimlerinde Meclis'e girmekte bir an bile tereddüt yaşamamıştı.
İşte böyle bir siyasi profil çizen ve ömrünün 7.5 yılı darbeciler tarafından çalınan Muhsin Yazıcıoğlu'nun cenazesine TSK'nın en üst düzeyde katılımı bu açıdan önemliydi.
Hayata erken veda eden Yazıcıoğlu'nun altın yılları için "resmi" özür gelmese de "fiili" özür cenaze töreninde yaşandı. Böylece; Org. İlker Başbuğ, 12 Eylül mağdurluğuyla simge olmuş ve darbe karşıtlığını ana profili haline getirmiş bir insanın cenazesine katılarak, fiili bir durum oluşturdu.
Konuylla ilgili Bugün Gazetesi Yayın Yönetmeni Erhan Başyurt'un yazısı şöyle:
Normalleşme sürecine önemli bir katkı da, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun cenaze töreninde yaşandı.
Her kesimden yüz binlerin katıldığı son yolculuğa uğurlama, adeta Türkiye'yi birleştirdi.
Sadece halk değil, siyaset ve devlet bürokrasisinin de bütün yelpazesini temsil eden isimler vardı cenazede.
En çok dikkatimi çeken isim ise Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ oldu.
Yazıcıoğlu, 1980 darbesi sırasında tutuklanmış, 7 yıl isnat edilen suçlar nedeniyle "suçsuz" yere yatmış ve sonunda tahliye edilmişti.
Mamak Askeri Cezaevi'nde iken yapılan işkencelerin izlerini halen ayaklarında taşıdığını bizzat kendisi anlatmıştı.
Başbuğ'un cenazeye katılımını bu sebeple fazlaca önemsedim.
Bir yönüyle özür anlamı taşıyordu.
Bir yönüyle darbelerle arasına mesafe koyuyordu.
Bir yönüyle de toplumsal barış adına güzel bir adım atıyordu.
Yazıcıoğlu veda ederken 'büyük birliği" sağlıyordu.