Ömer Çelik'in açıklamalarının satırbaşları...
ABD'NİN YAPTIĞI KINANACAK BİR AÇIKLAMA
ABD Dışişleri Sözcüsü'nün Türkiye'deki seçim süreciyle ilgili yaptığı açıklama kınanacak bir açıklamadır. Başkan Trump'ın seçildiği seçim süreci halen Rusya'nın müdahalesi var mı yok mu gibi halen sıcak gündem olan yargı süreçlerinin parçasıdır. Bir başka ülkenin adli süreçlerle ilgili yargıda bulunurken hukuk mevzuatını göz önünde tutması, kendi ülkelerinde gerçekleşen hususlarla değerlendirmelerinde fayda vardır.
Her konuda konuşan CHP sözcülerin dışarıdan yöneltilen Türkiye'nin seçim kapasitesine ilişkin açıklamaları göz önünde bulundurmasını istiyoruz. Avrupa Konseyi'nin kendi görev alanlarına girmeyen konularda birtakım açıklamalar eleştirilere tabi olmuştu. Avrupa Konseyi yetkililerine şunu söylemek isterim, bizim dışarıdan gelen gözlemcilere gösterdiğimiz yardımı dünyanın hiçbir yerinde göremezsiniz. Ayrıca iktidar partisi olarak bizlere başvurulduğunda her türlü bilgiyi veriyoruz. YSK görevini yerine getirilmelidir şeklinde otoritelere çağrıda bulunuyorlar. Ya çok çalıştıklarını göstermek için ya da tipik alışkanlıkları kendilerinin kafasında Avrupa'nı dışına çıkınca standart açıklamaları yapıyorlar.
İLK DEFA BİRİSİ MAZBATA ALMADAN UNVAN KULLANIYOR
Türkiye'de vatandaşın sandığa oyunun yansıması konusunda mekanizmalarına sahiptir. İtiraza süreci demokratik bir müessesedir. Seçim sürecinin tanımı içinde hukuka bağlı bir süreçtir. Bunu iyi bilmeleri gerekiyor. Gururlu bir demokrasimiz var, buna saygı bekliyoruz. Bunu bütün gözlemciler gayet iyi bilmektedirler. Türkiye'de seçimi yönetmekle görevli olan YSK'ya saygı gösterilmesine hem ABD Sözcüsü'ne hem de Avrupa Konseyi temsilcilerine davet ediyoruz. Gözlemcilere bizim kadar dünyada yabancı olan başka bir ülke yoktur. CHP'nin İstanbul'daki adayının bir aktivitesi var. Yurtdışında yapılan açıklamalarla ilgili çeşitli değerlendirmelerimizi paylaşıyoruz. Türkiye'de ilk defa bir kişi mazbata almadan program düzenliyor. Resmi bir unvan kullanmaya kalkıyor. Bir kişi göreve talip olduğu zaman bu göreve talip olmanın ağırlığını taşımalıdır.
YAKIŞIKSIZ İDDİALAR
Bir sürü iddialar ifade ediyor CHP adayı.Büyükşehir belediyesinden dosya kaçırıldığını söylüyor. Bir deliliniz var mı diye sorulduğunda 'Hayır bize gelen duyumlar' diyor. Bu yakışıksız bir durumdur. Yapılacak şey memlekette her şey normaldir, bir anormallik varmış algısı yapmaya çalışmak, vatandaşlarımız üzerinde baskı oluşturmaya çalışmak doğru bir tavır değildir. Hukuki süreç devam etmektedir. Bu seçimler hem neticeyi ortaya koyacaktır, arkasından kim ne kadar oy aldığı net bir şekilde görülecektir. Bu mekanizmaya saygı göstermek gerekirken sonuç değişmez denilerek hukuki sürecin devam etmesinden rahatsızlık ortaya koymak, hukuki süreci vatandaşın iradesine karşıymış gibi göstermeye çalışmak doğru bir şey değil.
CHP'li aday konuşurken hoşgörüden, empatiden bahsediyor. Bunların retorikten ibaret olup, olmadığını gösteren şey hukuka saygıdır. Bu sempatik cümleler hukuki sürecin alternatifi değildir. Vatandaşın oyunun heba olmamasından, milli iradenin tecelli etmesinden bahsediliyorsa bunun karşılığı hukuka saygılıdır. Aksi takdirde bu siyasi makyaj olarak değerlendirilir. Çıkıp da sürekli sempatik cümleler kurup, sonra katkı versinler diye sayın Cumhurbaşkanımızı ve sayın Devlet Bahçeli'yi hukuki sürece katkı sunmaya davet etmek yanlıştır. Hiçbir siyasetçi sürecin karar vericisi değildir. Sürecin patronu Yüksek Seçim Kurumu'dur. Vatandaşımızın iradesi net olarak gözüktükten sonra hepimiz diyeceğiz ki, 'başımızın üstünde yeri' var, kazananı tebrik edeceğiz.
TWİTTER'E İSTEDİNİZ UNVANI YAZABİLİRSİN
Bu hassas bir durumdur. Devlet geleneği olarak Anıtkabir'in siyasiler tarafından ziyaretinden memnuniyet duyarız. Anıtkabir ziyaretinin mazbatanı almamış bir kimse tarafından istismar edilmesini protesto ediyoruz. Twitter'e istediğiniz unvanını yazabilirsin. Aday kendisi de gelişigüzel bir ziyaret olmadığını ifade ediyor. Oradaki komutaya yalan bilgi vererek, sahip olmadığınız bir unvanı kullanarak bu şekilde Anıtkabir defterini, Atatürk'ün hatırasını siyaseten istismar etmek hiç kimsenin aklına gelmeyen yakışıksız bir tavır olmuştur. Bu telaş herkesin gözü önünde gerçekleşiyor. Kişisel hırslara Anıtkabir defterinin alet edilmesi maalesef siyasi tarihimizde bir ilk olarak yerini almıştır.