Değiştim demek yeterli mi?
Yeterli olmaz. AKP değişti mi? Değişmedi mi? Onun kararını seçmen verecek. AKP'nin eksik bıraktığı; değiştim deyip de değişmiş olmasının gerekçelerini paylaşmamasıdır. Sen dün neydin? Cevap yok. Bugün ne oldun? Cevap yok. Niye değiştin? Cevap yok. Tek cevap 'efendim biz değiştik, bunu böyle kabul edin' Bu bir kere dayatmadır. Eğer değiştiysen değişmiş olmanın gerekçelerini halk ile paylaşacaksın. Paylaşmazsan sen gölge altında bir parti olarak kalırsın. Ayın karanlık yüzü gibi. Her zaman karanlık yüzün olur. Herkes senin o karanlık yüzünü başka türlü tarif edebilir. Herkes, 'bunlar bana karşı takiyye yapıyor' diyebilir. Ayın karanlık yüzü daima kalır. Bunu paylaştığı an AKP rahatlar ilk seçimde oyu biraz azalır çoğalır bunu ben bilmem ama AKP meşrulaşır ve kendisi de rahatlar.
İktidar tükenmiştir
AKP'yi nasıl bir gelecek bekliyor?
Ben geçen sene, 'giden belli oldu gelecek ortada yok' dedim. İkincisi son grup toplantısında türban konusu dile getirilmiş. Tayip Erdoğan'da buna cevap verirken diyor ki; Bu konuda ısrarlı olursak AB ile ilişkilerimiz bozulur.' Ama aynı Erdoğan ve tüm AKP'liler kendi tabanlarına, 'biz AB'ye türbanı serbest bıraktırmak için gireceğiz 'diyorlardı. Bu kadar büyük bir tezatı hiçbir parti kaldırmaz. AKP bana göre tükenmiştir. Muhalefet boşluğu var ama bu AKP'nin sigortası değildir. Böyle giderse AKP bölünür.
Partiler muhtemel bir seçim öncesi bir sınavdan mı geçiyor?
Bir dize var; Denizler durulmaz dalgalanmadan' diye. Bu siyaset daha çok dalgalanacak. Ben bu dönemi 1990-1996 arasına benzetiyorum. O zaman da çok arayış vardı. Yine insanlar bir araya geliyor, yine konuşmacılar çağrılıyor, yine düşünülüyor yine görüşülüyor. Şimdiden tam bir tahmin yapmak zor ama siyasi partilerin bünyelerinde değişiklik olabilir. Yenileri için girişimler olabilir. AKP'nin içinde çok önemli bölünme, kırılma olabilir bütün bunlara açık Türkiye. Bunu görüyorum. Sonuçları hep beraber göreceğiz ama bizim hareketimiz DYP içi ile sınırlıdır
NOKTA