Konya Aydınlar Ocağı’nın düzenlediği Selçuklu Salı Sohbetleri programının bu haftaki konuğu, meslekte 40 yılı geride bırakan usta gazeteci Ali Sait Öge oldu. Doğumunun 65., meslek hayatının ise 40. yılını kutlayan Öge, Konevi Derneği Salonu’nda gerçekleşen söyleşide gazete kırımcılığından haber müdürlüğüne uzanan ilham verici basamakları ve mesleki tecrübelerini katılımcılarla paylaştı.
Programın açılış konuşmasını yapan Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, Öge’nin Konya basını için önemli bir isim olduğunu belirterek onun tecrübelerinin genç nesillere ışık tutacağını vurguladı.
Mürekkep Kokusuyla Başlayan 40 Yıllık Yolculuk
1961 yılında Ahırlı’da doğduğunu belirten Ali Sait Öge, hayatın zorlukları nedeniyle basım dünyasıyla çok erken yaşta tanıştığını dile getirdi. Yeni Konya gazetesinde kırım işiyle basına adım attığını belirten Öge, ardından Merhaba gazetesi bünyesinde temizlikten şoförlüğe kadar pek çok görev üstlendiğini söyledi.
Meslekteki kırılma noktasını bir kaza haberiyle yaşadığını ifade eden kıdemli gazeteci, “Gece kırım yapıyor, gündüz ayakkabı sanayiinde çalışıyordum. Bir gün istihbarat şefimiz acil bir kaza haberine gönderecek muhabir bulamayınca göreve ben talip oldum. O gün atıldığım saha beni kısa sürede tutkulu bir polis-adliye muhabiri haline getirdi” dedi.
Benzinsiz Motosikletten Zirvedeki Ödüllere
Gece gündüz telsiz sesini dinleyerek haber peşinde koştuğunu aktaran Öge, mesleğin getirdiği özveri ve zorlukları çarpıcı örneklerle anlattı. Boya yaparken aldığı bir kaza ihbarına üzerindeki iş kıyafetleriyle ve fotoğraf makinesi lensini rehin bırakarak benzin alıp gittiğini belirten Öge, muhabirlik mesleği için çekilen çilelerin karşılığında başarı plaketleri ve unutulmaz anılar biriktirdiğini söyledi.
Kariyeri boyunca Marmara depremi, Suriye’deki savaş bölgeleri, Bosna-Hersek ve Kenya gibi kritik coğrafyalarda görev yapan tecrübeli isim; teknolojik imkânların kısıtlı olduğu dönemde daktilo ve filmli makinelerle tarihe tanıklık ettiklerini vurguladı.
Hatıralar Kitaplaştı, Meslek Aşkı Miras Kaldı
Yaşadığı unutulmaz anıları “Önce İnsan Olmak, Sonrası mı? Gazetecilik” başlığıyla kitaplaştırdığını ifade eden Öge, bir muhabirin kaleme aldığı ilk hatıratlardan birine imza attığını söyledi. Günümüz gazeteciliğindeki kolaycılığa da değinen Öge, kendi dönemlerinde sıradan bir olaydan bile detay yakalayarak derinlikli haber üretebildiklerini hatırlattı.
Söyleşinin son bölümünde söz alan kızı Latife Akın ise babasının izinden giderek gazeteciliği seçtiğini belirtti. Yoğun çalışma temposu nedeniyle çocukluklarının özlemle geçtiğini ancak babasının başarılarıyla her zaman gurur duyduklarını ifade etti. Program, Dr. Mustafa Güçlü’nün plaket takdimi ve Öge’nin okurları için kitabını imzalamasıyla sona erdi.