2007 nasıl bir yıl oldu?

Kimimiz için karanlık bir yıldı 2007, kimimiz için feraha çıktığımız güzel bir yıl...

Gülay Göktürk-Bugün

 

Güzel bir yıl

 

Hepimiz için farklı farklı "iyi yıllar" ve "kötü yıllar" vardır mutlaka... Esasında ardımızda kalan yıllara şöyle kuşbakışı baktığımızda belirleyici olan da bu olur; bireysel bilançonun nasıl çıktığı yani...

 

Ama bir de hepimiz için; aynı ülkede yaşayan insanlar olarak ortak hayatımız için iyi ya da kötü, şanslı ya da şanssız yıllar vardır. Her yıl yılbaşı yaklaşırken bireysel bilançolarımızı kendimize saklar, geride bıraktığımız yılın ortak çıkarımız açısından değerlendirmesini yaparız.

 

2007 için böyle bir değerlendirme üzerinde anlaşmanın epey zor olacağı besbelli. 2007'nin öneminde anlaşıyoruz. Tıpkı 1950 gibi bir dönüm noktası olduğunun farkındayız hepimiz.

 

Ama nereden nereye döndüğümüz konusunda fikirler birbirine hiç uymuyor.

 

2007 kimimiz için ülkenin karanlık bir geleceğe doğru koşar adımla gitmeye başladığı bir felaket yılı; kimimiz içinse zorlu bir dönemin ardından feraha çıktığımız güzel bir yıl...

 

Toplumun çeşitli kesimlerinin yaşanan süreçleri birbirinden bir ölçüde farklı değerlendirmesi normaldir. Ama değerlendirmeler arasında bu kadar büyük bir uçurum olması ciddi bir problem ve sanırım bu, 2007'den 2008'e devrettiğimiz en ciddi sorunu oluşturuyor. Bu yüzden de ben en başta 2008'in, bu değerlendirme farkının biraz olsun azaldığı bir yıl olmasını diliyorum.

 

Adım attığımız yılın birbirimizi biraz daha iyi dinlediğimiz; olgulara kafalarımızdaki niyetlerden biraz daha bağımsız bir şekilde bakabildiğimiz; önyargılarımızı bir parça olsun törpüleyebildiğimiz bir yıl olması umuduyla; kendimce 2007'ye bakışımı özetlemeye çalışacağım.

 

* * *

 

Türkiye'nin 2000'li yılların başında büyük ekonomik krizle birlikte girdiği büyük dönüşüm süreci geçen dönem Ak Parti iktidarı boyunca - özellikle dönemin ilk yarısında - büyük adımlarla devam etti. Büyük reformlara imza atıldı, büyük zinhiyet değişiklikleri gerçekleşti. Dönüşüm süreci başlangıçtan itibaren çeşitli dirençlerle karşılaştı ve bu dirençlere rağmen ilerlemek zorunda kaldı.

 

2007'nin farkı, statükoyu savunanların bu yılı bir "hesaplaşma yılı" ya da "bilek güreşi yılı" haline getirmeleri oldu. Statüko, biraz daha gecikirse geri dönüş için vaktin çok geç olacağını düşünmüş olmalı ki, 2007'de "bütün silahları" ile - hukukuyla, paramiliter örgütleriyle, güdümündeki partilerle ve sivilaskeri bürokrasisi ile- hücuma geçti. Cumhurbaşkanlığı seçimlerini, 28 Nisan Muhtırasını ve genel seçimleri içine alan bir alanda sıkı bir hesaplaşma yaşandı 2007'de.

 

İşin sevindirici tarafı yanı bu hesaplaşmada toplumun oynadığı kilit roldü.

 

Ali Bayramoğlu'nun dünkü yazısındaki ifadesiyle, "2007, 2000'li yıllarda başlayan değişim ve dönüşüm hamlesinin toplum tarafından tescil edildiği, "toplumsallaştığı" bir yıl oldu."

 

28 Nisan Muhtırası'na verdiği güçlü tepkiyle askeri vesayet rejimini gerileten de, cumhurbaşkanlığı krizini çözen de, seçim sonuçlarıyla reformlara devam mesajını veren de esas olarak toplumdu. Toplumun ağırlıklı çoğunluğu bu kritik süreçte reform sürecinin ana taşıyıcığını yapabilecek olgunluğa ve demokrasi bilincine eriştiğini ortaya koydu.

 

İşte 2007'yi güzel bir yıl yapan esas unsur da buydu.

 

 

Medya Haberleri

Sosyal medya fenomeni Murat Övüç hakkında hapis talebi
Megastar Tarkan’dan 9 günde 50 bin kişilik konser rekoru
Barış Murat Yağcı, Survivor dönüşü gözaltına alındı
Sosyal medya fenomeni Mika Raun gözaltına alındı
Acun Medya yöneticisi Esat Yontunç havalimanında gözaltına alındı