Kuşaklar değişti, İzmir’in silueti ve kıyı çizgisi yeniden şekillendi; ancak İzmir Saat Kulesi ilk günkü görkemini korumaya devam ediyor. Temeli 1 Eylül 1900'de atılan ve Fransız mimar Raymond Charles Péré imzası taşıyan yapı, Kuzey Afrika ve Endülüs mimarisi izlerini barındırıyor. Denizli Sarayköy’den getirilen ana taşlar ve Marsilya’dan ithal edilen koyu yeşil ile bordo mermerlerle inşa edilen kule, 21 metre 12 santimetre yüksekliğe sahip. İnşaat döneminde ayrılan bütçe yetmeyince İzmirlilerin topladığı bağışlarla tamamlanan bu eser, kentin en dayanıklı simgelerinden biri.
22 Dişli Çarkla Çalışan Asırlık Mekanizma
Çevresinde 1901'in İzmir'inden pek az iz kalmış olsa da kulenin dördüncü katında yer alan mekanizma zamanı doğru göstermeye devam ediyor. Dört ayrı yöne bakan 75 santimetre çapındaki saatleri, 22 dişli çarktan oluşan tek bir mekanizma yönetiyor. Ağırlık ve yer çekimi prensibiyle çalışan bu sistem, altı günde bir kuruluyor ve üç ayda bir bakımdan geçiyor. Konak Meydanı üzerindeki bu özel yapı, Türkiye'deki birçok tarihi saat kulesinin aksine hiçbir elektronik modifikasyon geçirmeden tamamen orijinal haliyle çalışıyor.
32 Yıldır Kulenin Nabzını Tutan Usta: Feti Pamukoğlu
1994 yılından bu yana saatin bakımını üstlenen 68 yaşındaki üçüncü kuşak saat ustası Feti Pamukoğlu, kuleyle aralarında güçlü bir bağ oluştuğunu ifade ediyor. Ailesinin saatçilik mesleğindeki 90 yıllık tecrübesini kuleye aktaran Pamukoğlu, mekanik aksamda oluşabilecek deformasyonları henüz arıza yaşanmadan tespit ediyor. Bakım sırasında saatin kısa süreli durması halinde bile vatandaşlardan ve valilikten telefonlar aldığını belirten usta, bu görevi büyük bir sevgi ve sorumlulukla yürütüyor. Yıllar içinde zor zamanlarında kulenin küçük penceresinden denizi izleyerek huzur bulduğunu söyleyen Pamukoğlu için kule, aynı zamanda bir sığınak niteliğinde.
Depremlere ve Yıllara Meydan Okuyan Yapı
İzmir Saat Kulesi'nin tarihi, kentin yaşadığı büyük felaketlerin de izlerini taşıyor. 1928 yılında gerçekleşen 6,5 büyüklüğündeki İzmir-Torbalı depreminde tepe katı çöken kule, 1929'da Hannover'den getirilen bir usta tarafından yeniden faal hale getirildi. 1974'teki 5,2 büyüklüğündeki depremde ise saat kadranlarının üst bölümü yıkılmasına rağmen ana gövde sağlam kaldı ve iki yıllık çalışmayla restore edildi. Yapı ayrıca mimari sembolleriyle de dönemsel değişimler yaşadı; 1927'deki yasal düzenlemeyle üzerindeki Osmanlı arması ve tuğralar kaldırılarak zamanla bugünkü kabartma Ay-Yıldız motifleri yerleştirildi. Bütün bu dönüşümlerin ortasında kule, kentin merkezinde zamanı göstermeyi sürdürüyor.