12 Eylül'de neredeydiler?

Üzerinden 25 yıl geçti. Çok tartışıldı, çok yazıldı, çok çizildi... 12 Eylül 1980'de kim neredeydi? Darbeyi nasıl haber aldılar? Ne düşündüler? Ne yaptılar? Yazarlar, sanatçılar, gazeteciler ne dediler?

Cengiz Çandar (Yazar-Bugün)

İstanbul, Erenköy'de evimdeydim. Akşam üstü karım bana bir arkadaşının subay eşinin -sanırım yüzbaşıydı- izinler kaldırıldığı için evine gelmediğini söylemişti. "Ne yani, bundan siyasi sonuç mu çıkaracağız?" deyip takıldım eşime.Sonra sabaha karşı karım beni "darbe oldu!" diye kaldırdı, "ben uyuyorum, Allah aşkına" dedim, "dün geceden beri darbeye takıldı senin kafan, bir de sabahın bu saatinde uyandırma" dedim. Radyoyu dayadı kulağıma, Kenan Evreni duyunca, birden fırladım ayağa!

Ertuğrul Günay (Siyasetçi-CHP)

CHP'nin Trabzon bölge toplantısına gidiyordum, yoldaydım. Sabaha karşı yoldayken haber aldım. En ilginç olay bence şuydu: 11 Eylül akşamı Meclisin bahçesinde oturuyorduk, ben o dönem meclisin en genç üyesiydim, Kızılay tarafından bomba sesleri geliyordu, ülkede 2 yıla yakın süredir sıkı yönetim vardı ama Kızılay'ın göbeğinde patlayan bombaları bile önleyemiyordu, 12 Eylül'den itibaren aynı güvenlik güçleri, aynı yetkilerle bitirdi bunları.

Daha ilginç ne olabilir?

Fehmi Koru (Yazar-Yeni Şafak)

Şu anda hatırlayamıyorum. Maalesef.

Reha Çamuroğlu (Romancı)

O zaman bir yazar değildim. Devrimci militandım. Boğaziçi üniversitesinde öğrenciydim. Darbe gibi bir şey bekliyorduk. Fakat zannederim kendimizi olduğumuzdan biraz daha

güçlü görüyorduk. Ya da toplum tarafından daha çok kabul edildiğimizi, dolayısıyla darbe gibi bir girişimin çok sert ve yaygın bir direnişle karşılaşacağını düşünüyorduk. Sabah erken bir saatte tuhaf sesler duyarak uyandım. Doğruca televizyonu açtım, Kenan amcayı gördüm. Yalnız ilk günlerde herkes darbeyi "karşı taraf"ın yapmış olmasında korkuyordu. Devrimciler ülkücülerin, ülkücüler de solcu subayların darbe yapmasından korkuyordu. Halbuki klasik Türk Silahlı Kuvvetlerinin "ontolojisi"ydi, organik yapısıydı darbeyi yapan. Dolayısıyla, zaman zaman "ölçü" tartışması yapıldıysa da, iki tarafta neredeyse eşit dayak yedi.

Mehmet Barlas (Yazar-Sabah)

12 Eylülde İstanbul İstinye'de, evdeydim. Sabaha karşı haber verdiler. İlk yaptığım, Süleyman Demirel'i göz altında bulunduğu yerden aramak oldu. Sabah saat 8de ulaştım. "Sizi göz altına almışlar, bir ihtiyacınız var mı?" dedim. "Her şeyimiz var" dedi, "merak etmeyin, Nazmiye hanım da iyi", dedi. "Ecevit'le görüşüyor musunuz?" diye sordum. "Valla aynı denize bakıyoruz, hala görüşmüyoruz" dedi.

Oral Çalışlar (Yazar-Cumhuriyet)

Ben o gece Kumburgaz'daydım. Doğu Perinçek, Sadık Perinçek ve Şule Perinçek'le
birlikte, ertesi günkü Aydınlık gazetesini nasıl çıkarcağız, onu konuşuyorduk. Bu arada eski Adalet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sadık Perinçek bize askerlerin o zamanki Milli Savunma Bakanı'na gidip "Biz darbe yapacağız" dediklerini, onun da Demirel'e gidip "Bunlar darbe yağacağız diyorlar" dediğini, Demirel'in de ona "Sen onları idare et" dediğini anlatıyordu.

O gece sabaha kadar bunları konuştuk, o arada darbenin olduğundan hiç haberimiz olmadı. Sabah yola bir çıktım, baktım askerler tutmuş her yeri. Cağaloğlu'na kadar çeşitli barikatları aşarak zor geldim. Hattâ belimde de ruhsatlı tabancam vardı, o yüzden epey badire atlattım. Sonunda Cağaloğlu'na vardım ama dediler ki "Az önce askerler geldiler, gazetenin kapatıldığını tebliğ ettiler".

İpek Tuzcuoğlu (Aktris)

Gece, biz İzmir'de, Karşıyaka'daydık 1971 doğumluyum, demek ki 9 yaşındaydım.
Komik bir anım var bununla ilgili. Ciciannem bizde kalıyordu, sabah olduğunda
kalkıldı," ihtilal olmuş, ihtilal olmuş" denildi; o da yaşlı tabii, "kimishal olmuş, kim?" diye sormaya başladı. Apartmanda birinin ishal olduğunu zannetmiş 10 yaşındaydım ve bunu hiç unutmadım.

Ali Bulaç (Yazar-Zaman)

Fatih, İskenderpaşa'daydım. Evdeydim. Geç haberim oldu. Bir arkadaş geldi haber verdi, sabah 9 civarında. Bekliyordum böyle bir şeyi ama üzüldüm. Dayak yiyeceğimizi biliyordum. Nitekim öyle de oldu. 1 sene sonra bizi de içeri aldılar.

Attila İlhan (Şair-Yazar)

Ankara'daydım. Tunalı Hilmi'de. Evimde. Sabaha karşı bir arkadaş telefonla haber verdi. Uykudan uyandırdı. Çok heyecanlıydı. "Ama siz heyecanlanmadınız?" dedi. "E bu zaten beklenen bir şeydi" dedim.

Abdurrahman Dilipak (Yazar-Vakit)

Erbakan'ın danışmanıydım o zaman. Acilen Parti Genel Merkezi'ne ulaşmam gerekiyordu. Dışarı çıkmak yasak, kimse de yok dışarıda. Çıktım evden, aldım basın kartımı elime, tam gaz bir vaziyette Demetevler'den Genel Merkez binasına kadar hiç arkama bakmadan gittim. Yollar bomboş, bir ben varım. Zannediyorum beni askeri görevli zannettiler. Ben de hiç bozuntuya vermedim.

Selahattin Sadıkoğlu (Bugün)

11 Eylülde Tercüman'da çalışıyordum. Haber koordinatörümüz rahmetli Erol Dallı saat 14.00'da geldi ve "Bu gece darbe olacak" dedi. İnananlar oldu, inanmayanlar oldu. O dönemki Genel Yayın Yönetmenim Güneri Civaoğlu 17.00'da geldi "Sen burada kalacaksın bu gece" dedi. Gece darbe haberini orada aldık. Oturduk gazeteyi tamamen değiştirdik, yeni bir gazete yaptık.12 Eylül sabahı bir albay gelip gazeteyi teftiş etti. Biz de yeni haliyle

yayına başladık. 8sütun

Medya Haberleri

Sosyal medya fenomeni Murat Övüç hakkında hapis talebi
Megastar Tarkan’dan 9 günde 50 bin kişilik konser rekoru
Barış Murat Yağcı, Survivor dönüşü gözaltına alındı
Sosyal medya fenomeni Mika Raun gözaltına alındı
Acun Medya yöneticisi Esat Yontunç havalimanında gözaltına alındı