Selkililer kendi yağını kendi üretiyor

Selkililer kendi yağını kendi üretiyor

Hüyük’e bağlı Selki beldesinde çiftçiler ayçiçek yağını kendileri üretiyor.

Tarladan toplanan ayçiçeklerinin 'kelle' adını verdikleri kısmını önce sopalarla döverek çekirdeklerini çıkaran aileler, birkaç işlemden sonra ürünü makinelerde çektirerek yağ elde ediyorlar. Selki beldesinde evlerin önünde, bahçelerde çocuklarıyla birlikte ellerinde sopalarla ayçiçeği kellesi döven ailelere çok sık rastlanıyor.

 

Selkili çiftçi Halil Üstündağ, belde halkının uzun yıllardır ayçiçek yağına para vermediğini söyledi. Beldede yaşayan çiftçilerin büyük bölümünün evlerinde kullanacakları ayçiçek yağını kendi imkanlarıyla ürettiğini belirten Üstündağ, kendisinin de bu yıl 8 dekarlık alanda yağlık hibrit ayçiçeği ekimi yaptığını anlattı. Yörede yaşayan tüm çiftçilerin kendi ihtiyaçları için tarlalarının belli bölümlerine ayçiçeği ektiğini belirten Üstündağ, “Beldede çoluk çocuk sopalarla ayçiçeği dövüyor. Bunlar hasat sonrası ektiğimiz ayçiçeklerinin kelle kısımlarını sopalarla dövüp çekirdek danelerini ayırıyor.

 

Dövme işlemi ile daneleri çok daha rahat bulunduğu kelle kısmından ayırabiliyoruz. El emeği gerektiren oldukça zahmetli bir iş. Çeşitli işlemlerden geçen bu iş için yaklaşık 10 günlük bir mesai harcıyoruz. Ancak, yağa para vermemek için bu zahmetine katlanmak zorundayız. Dekarından ürünün verimine bağlı olarak yaklaşık 8-10 teneke yağ elde ediyoruz. 4-5 dekarlık alanda ekim yaptığımız takdirde yıllık yağ ihtiyacımızı karşılıyor. Ayçiçeğinin ayrıca sap kısmını da kurutup yakarak ısınma gereksiniminde kullanıyoruz. Ayçiçeğinin kelle kısmı dövülerek taneleri ayrıldıktan sonra savurma ve kabasından ayırma gibi işlemleri yapılıyor. En son taneleri komşu beldemiz olan Köşk'teki dükkanlara götürerek orada makinelerde çektirip yağ haline dönüştürüyoruz. Çevre yerleşim birimlerinden kendi ürettiğimiz ayçiçek yağına hayli ilgi oluyor, 'satın alalım' diyen çok ama biz kendi ihtiyacımız kadar yetiştirdiğimiz için böyle bir imkan sunamıyoruz” dedi.

 

Beyşehir ve Hüyük ilçeleri çevresinde geçtiğimiz yıllarda çiftçiler tarafından çok ekilen ancak kuş zararının önüne geçilemediğinden yaygın olarak ekiminden vazgeçilen ayçiçeğini yıllardan beri yöre çiftçisi olarak tarlalarında az da olsa yetiştirdiklerini belirten Hüseyin Üstündağ, şunları kaydetti: “Ayçiçeği eken çiftçinin en büyük korkusu kuş zararıdır. Kuş zararı nedeniyle biz de tarlalarımızda daha bir hafta beklemesi gerekirken erken toplamak zorunda kaldık. Bu yıl verimde üçte bir oranında kaybımız var. Serçeler çekirdeğine musallat olup yiyor. Bunun önüne geçemiyoruz. Ürünün tarlada tamamen elden çıkmaması için erken toplamak zorunda kalıyoruz. Kuş zararının büyük boyutta olması halinde ürün hayvanlara yem olmak durumunda kalabiliyor. Çiftçi olarak tek sıkıntımız bu. Ayçiçeğini genelde kurak, su imkanı olmayan alanlarda yetiştiriyoruz. Buna rağmen kendi yağ ihtiyacımızı karşıladığımız için memnunuz. Çünkü, piyasadan temin etmeye kalksak, yağ fiyatları çok pahalıya geliyor. Böyle bir imkanımız varken yağa da para vermeyip, aile bütçemize küçük de olsa bir katkı yapmış oluyoruz.”iha