Selçuk Es Efsanesi, Hayatı, Eserleri ve Anıları… -13-

Bereket aşağıdaki cemaatin atikliği sayesinde kadın yere çakılmadan açılan kollar üstünde kalanmış idi.

İşte ruhları böylesine coşturabilen bir sesin aşınası idi ağabeyimiz.

Selçuk Es efsanesinin sahifelerini çevirdikçe aşırı merhamet ve duygusal karakterlerinden de bahsetmeden geçemeyeceğim. Üstadın bu tür hasleti sayılamayacak kadar çoktur.

Bu hasletlerinden bir tanesi var ki, dünyaya bedel. Okuyalım beraber.

 

Çumra ilçesine bağlı Büyük Aşılama Köyü’nün zengin ağası Hasan Ağa çam samimi ahbabımız. Hem de muhabbet adamı. Güzel sese saza aşına. Bize ne zaman selam yollasa ekibimizle birlikte gideriz. Dört başı mamur ağırlanırız, en az beş yüz koyunu bir o kadar da ekili arazisi var. Bu hikaye 1970’li yıllara ait. O yıllarda Konya Ovası’nı sular basmıştı. Tatlıcak, Sakyatan, Şatır köylerinden başlayarak; Hotamış Gölü’ne kadar Büyük Aşılama Köyü de dahil araziler su altında idi. Hatta bu su sekiz on sene çekilmediği için balıklar bile üredi. Büyük Aşılama Köyü’nün hudutları içinde YÜĞ tabir edilen bir tepe var. Bu tepe suların ortasında kalmış, adacık gibi güzel bir yer. İşte Hasan Ağa bizi köye her davet ettiğinde bu adacıkta ağırlar. Kayığı ile bizi götürür ve getirir. Dönelim hikayemize…

Davete icabet ettik. Tam kadro kanun, ud, saz ekipmanlarımızla köye vardık. Kayıklarla adaya çıktık. Düzen mükemmel. Her gidişte olduğu gibi Hasan Ağa’nın bizlere yine bir sürprizi var. Dansöz ayarlamış. Eli ayağı temiz güzelce bir hatun. Mangal yanıyor, sofra mükemmel, hanım kızımız hizmette kusur etmiyor.

Selçuk Bey ve ben hariç içimizde alkol alan var. Dansöz hanım da alıyor.

Gecenin ilerleyen saatlerinde sıra Hicaz makamındaki eserlere geldi. Hanım kızımız kafayı bulmuş geldi yanıma oturdu. Sevdiği bir türkü var o türküyü ister. Bu türkünün bir anısı var ona göre.

Onun sevdiği türküye girdik. Daha evvelki oturumlarda olduğu gibi başladı. Yürekten melül melül ağlamaya…

Türkünün bestesi de güftesi de güzel. Eğer dert gönül derdi ise her insanı ağlatan türden

Gelin isterseniz Selçuk Ağabeyin de çok sevdiği dertli gönülleri de ağlatan Hicaz makamındaki esrin metnini bir defada beraber okuyalım.

SEHERDE UĞRADIM BAĞA

GÜLLER SARILMIŞ YAPRAĞA

MURADINI ALMAYANLAR

NASIL GİRECEK TOPRAĞA

 

AMAN AMAN AMAN AMAN

ÖLÜRÜM DE DAYANAMAM

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.