“Selâhaddîn büyük bir  İslâm kahramanıdır”

“Selâhaddîn büyük bir İslâm kahramanıdır”

Konya Aydınlar Ocağı’nda Kudüs Fâtihi Selâhaddîn’i anlatan Prof. Dr. Ahmet Özdemir, “‘Hadimül Haremeyn’ sözünü ilk kullanan kişi olan Selâhaddîn, bizim için büyük bir İslâm kahramanıdır” dedi.

Konya Aydınlar Ocağı’nın bu haftaki Salı Sohbetleri’nde, İslâm’n çok büyük kahrmanlarından olan Kudüs Fâtihi Selâhaddîn Eyyubî’nin şahsiyeti, askerî ve siyasî özellikleri dile geldi.

Konuşmacı Prof. Dr. Hacı Ahmet Özdemir, milletlerin kahramanlarıyla ancak büyük bir millet olacağını belirterek “Selâhaddîn Eyyûbî, en büyük kahramanlarımızdan biridir. Kendisi için ‘sarayı olmayan Sultan’ denmiştir. Ömrü at üzerinde geçen ve daha 11 yaşında iken Arapça, Farsça şiir yazabilen bir insan olan Selahaddîn, muazzam bir eğitim aldığı için sıradan birisi değil” dedi.

HADİMÜL HARAMEYNİ İLK O KULLANDI

Kendisine, yabancı kaynaklarda  “İslâm’ın saf kahramanı” ve “Barış Kahramanı” denildiğini belirten Prof. Dr. H.Ahmet Özdemir, “Türkçe’si, Arapça’sı, Farsça’sı ve Kürtçe’si çok güzel bir insan olarak Selahaddîn, bizim için büyük bir İslâm kahramanıdır” şeklinde konuşarak dönemin Kadısı Şehauddin İbn-i Şeddâd’ın, “O ordunun sağ tarafından sol tarafına doğru giderken askerlerini hem savaşa hazırlardı hem de hadisleri okuyarak askere büyük moral verirdi. Şaka yapmasını sever ve atlardan iyi anladığı için onların soy kütüklerini tuttuğundan yanındakiler, atlar hakkında şimdiye kadar işitmedikleri şeyleri işitirlerdi” diye yazdığını dile getirdi. Meclisi’nin çok temiz olduğunu ve hiçbir zaman ağzından kötü söz çıkmadığını belirten Prof. Özdemir, “Hadimül Haremeyn” sözünü ilk kullananın Selâhaddîn olduğunu, daha sonra da Yavuz Sultan Selim’in kullandığını hatırlattı.

“YÂ RABBİ! KUDÜS’Ü FETHETMEYİ BANA NASİP EYLE”

Babasının Necmeddîn, asıl adının “Yusuf” olduğunu ve babası kendisine Eyyüb ismini verdiğini kaydeden Özdemir, lakabının da “Selâhaddîn” olan Kudüs Fâtihi Selâhaddîn Eyyûbî’nin, gençliğinde hedefini “Yeryüzünde Allah’ı tanımayan kimseyi bırakmadan Dünya’yı fethedeceğim” şeklinde dile getirdiğini ve bunun için küçük yaşlardan itibaren askerî eğitimin yanında iyi bir ilim, sanat ve dini eğitim alarak yetiştirildiğini söyledi. Şam'daki Dar’ul-Hadis’den mezun olan Selahaddin’in astronomi, aritmetik, mantık, felsefe, sosyoloji ve fıkıh konularında uzman olduğunu hatırlatan Özdemir, Selâhaddîn’in Kudüs’ü almasının destansı bir şey olduğunu belirterek “Selahaddin, Hıttin Savaşı’nda Haçlı ordularını yenerek 1187’de Kudüs’ü fethederek 88 yıllık hıristiyan egemenliğine son verdi. Kudüs’ü almayı daha çocukken aklına koyan Selâhaddîn, “Marangozhanede ustasının yanında “Yâ Rabbi! Kudüs’ü fethetmeyi bana nasip eyle. Ustamın yaptığı şu rahleyi de oraya hediye olarak koymayı nasip et” diye dua etmiş. Mescid-i Aksâ’ya ayağı değer değmez gül suyuyla bizzat kendisi temizlemiş. Haçlılar tarafından Aksâ’nın üzerine konulan Haç’ın oradan indirilmesine de kendisi yardım ettmiş” diye anlattı.

Öldüğünde üzerinden 1 dinar 35 dirhem çıkan Kudüs Fâtihi Selâhaddîn’in merhametli ve affedici özelliğinin de olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özdemir, Müslümanların sadece dünyada değil uzayda da hedefleri olması gerektiğini belirterek konuşmasına; “1917’de Kudüs’e giren İslâm düşmanı İngiliz Generali Allenby, Selahaddin’in türbesinin başına gelerek ve sandukaya ayağıyla vurup “Kalk Selâhaddin, biz yine geldik. Haçlı ruhu ve seferleri daha ölmedi” diyerek Selâhaddin Eyyubi’ye büyük bir saygısızlık ve edepsizlik yapılmıştı. Tarihi ve geçmişi unutmadan Şarkın Kahraman Sultanı Selahaddin’e yapılan bu saygısızlığa cevap vermek de bizlere düşüyor” şeklinde son verdi.